Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/271
KARAR NO : 2021/32
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2015
KARAR TARİHİ : 15/01/2021
GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, taraflar arasında 2008 yılından beri ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin ön ödemeli olarak davalıdan alüminyum külçe alımı yaptığını, müvekkilinin davalıya ödenen 390.791,72 TL’ye karşılık davalının 358.385,89 TL’lik mal teslimi yaptığını, bu nedenle müvekkilinin 32.405,83 TL’lik malı alamadığını, müvekkilinin ayrıca bu tutarın dışında 31/12/2009 tarihi itibariyle 14.789,73 TL daha alacağı bulunduğunu, buna göre toplam alacağın 47.190,56 TL olup 28/12/2010 tarihli ihtarname ile bu tutarın ödenmesinin istendiğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı şirket aleyhine Bakırköy ……… Asiley Ticaret Mahkemesi’nin ……….. esas sayılı dosyasında alacak davası açtıklarını, yargılama sonunda müvekkiline 7.160,90 kg alüminyumun teslim edilmediği gerekçesiyle eksik mal bedeli 33.575,35 TL’nin davalıdan tahsiline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin ayrıca ticari defterlerinde kayıtlı bulunan 14.784,73 TL’lik cari hesap alacağının tahsilinin istenmesine rağmen davalının bu tutarı ödenmediğini, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacak talebinin 14/05/2009 ve öncesine dayandığından zamanaşımına uğradığını, ayrıca cari hesap alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olup daha uzun süre geçtiğini, davacının Bakırköy ……… ATM’de 13.810 kg alüminyum külçenin teslimi ya da bedelini talep ettiğini, bu davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, verilen kararın onandığını, dolayısıyla davanın reddi gerektiğini, bahse konu dava dosyasında taraf kayıtları arasındaki farklılıklara ilişkin tespitler kısmında her iki taraf kayıtlarında 47.190,56 TL davacı alacağının bulunduğunun belirtildiği, 2010 yılındaki farklılığın davalı kayıtlarında görülen kur değerlemelerinin davacı kayıtlarında mevcut olmaması nedeniyle oluştuğu görülmüştür yolunda görüş bildirildiğini, davacının cari hesapta kur değerlendirmesi yapması gerekirken bunları yapmadığını, kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmakla, İstanbul BAM …….. H.D.’nin ……. E.-……. K. Sayılı ilamı ile “… taraf defterleri üzerinde ayrıntılı incelemeyi içerir ve istinaf denetimine elverişli olacak şekilde konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden taraflar arasında kur farkı uygulaması bulunup bulunmadığı, davalının kur farkı değerlemesi yapma konusunda haklı olup olmadığı hususlarında rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış, BAM ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu alınmıştır.
11/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin 2008-2009 yılı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, 2010-2011-2012-2013-2014-2015 yıllarına ait ticari defterler ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davalı şirketin 2012 yılı kebir defterini incelemeye sunmadığı, 2018-2019-2010-2011 yıllarına ait ticari defterler ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın davacı tarafa 2008 yılındai iki adet, 2009 yılında 8 adet fatura düzenlediği ve faturaların tarafların ticari defterlerine işlendiği başkaca bir yıla ait fatura olmadığı, davalı tarafın faturalar üzerinde USD tutarları ve kurları belirtildiği, faturaların üzerindeki USD tutarlarının TL tutarına çevrildiği, TL tutarlarının her iki tarafta da aynı tutarlar üzerinden kayıt edildiği, fatura adet ve tutarları yönünden tarafların ticari defterleri arasında fark bulunmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı tarafın defterine kayıtlı 3.195,27 TL tutarlı işlemin olmadığı, tarafların 31/12/2009 tarih ve 01/01/2010 tarihleri itibari ile borç alacıak tutarlarının davacı lehine olan 47.190,56 TL tutarla birbirini teyit ettiği, neticeten taraflar arasında kur değerlemesi yapılabilmesi için bir teamül olmadığı kanatine varıldığı, davalı tarafın kur farkı değerlemesi veya uygulması yapılabilmesine dayanak teşkil edecek taraflar arasında yapılan herhangi bir sözleşmenin de olmadığı, davıacı tarafın davalı taraftan 14.784,73 TL alacaklı olduğu, 15/02/2011 – 31/12/2013 tarihleri arasında 6.347,00 TL faiz talep edilebileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Dava, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, tarafların iddia ve savunmaları, İstanbul BAM ………. H.D. İlamı, bilirkişi raporu dikkate alınarak; taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafından Bakırköy ……. Asliye Ticaret Mahkemesinin …….. esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine eksik mal teslimi nedeniyle mal bedeli yönünden dava açıldığı, bu dosyada yapılan yargılama neticesinde 33.575,35 TL’nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, bu kez davacının bakiye cari hesap alacağı nedeniyle yaptığı takibine davalının vaki itirazın iptalini talebinde bulunulduğu, taraflar arasında uyuşmazlığın kur farkı uygulaması bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, bilirkişi tarafından davacı ve davalının ticari defterlerinin incelendiği, yapılan incelemede taraflar arasında kur değerlendirmesi yapılabilmesi için bir teamül olmadığının tespit edildiği, kur farkı uygulanabileceğine dair dosyaya bir sözleşme sunulmadığı, davacının davalıdan 14.784,73 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın 6.261,84 TL faiz talep edebileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, davalının asıl alacağa ve 6.261,84 TL işlemiş faiz yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, kabul edilen asıl alacak bilinebilir olduğundan davacı yararına asıl alacak miktarının %20’si oranında belirlenen icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
2-Küçükçekmece …….. İcra Müdürlüğü’nün ……….. E. sayılı dosyasında, 14.784,73 TL asıl alacak, 6.261,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.046,57 TL alacağa yönelik davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Asıl alacağın %20’si oranında belirlenen 2.956,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gerekli 1.437,69 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 360,88 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.076,81 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 360,88 TL peşin harç olmak üzere toplam 388,58 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça posta/tebligat/bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 2.155,75 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2.147,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına
7-Davalı tarafça posta/tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 123,75 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 0,5 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına
8-AAÜT gereğince hesap edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 85,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,
11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK’nun 342 ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2021
Katip …….
e-imzalıdır
Hakim ………..
e-imzalıdır