Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/773 E. 2021/6 K. 04.01.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/773 Esas
KARAR NO : 2021/6

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2019
KARAR TARİHİ : 04/01/2021
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 02/02/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı taraf davalı taraf ile ticari ilişkisi kurulduğunu, davalı tarafa mal satıldığını, cari hesaba dayalı olarak 4.041,27 TL alacaklı olduklarını, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı taraf aleyhine Bakırköy …… İcra Müdürlüğünün ……. esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davacı taraf, izah olunan nedenlerle, itirazın iptali ile takibin devamını, %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Bakırköy ……. İcra Müdürlüğü’nün …… E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bakırköy ….. İcra Müdürlüğü’nün …….. E. sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı tarafından borçluya yönelik 4.041,27 TL toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.

Bilirkişi mali müşavir ……. tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm kısmında; yapılan inceleme ve tespitler sonucunda davacı tarafın 2017-2018-2019 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 15.09.2020 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinin olmadığı, bu sebeple davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılamadığı, davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği dosya muhteviyatına sunduğu takibe ve cari hesaba konu olan 2018 ve 2017 yıllarına ait 5 adet faturanın Davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği dosya muhteviyatına sunduğu, 22.11.2017 tarihli, ……. numaralı e-faturanın, KDV dâhil 1.505,08 TL olduğu, açıklama kısmına malzeme kodunun, malzeme açıklamasının, miktarının ve birim fiyatının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, fatura üzerine 22.11.2017 tarihinin ve …… irsaliye numarasının yazıldığı, 22.11.2017 tarihli, …… seri ve sıra numaralı sevk irsaliyesinin, teslim eden kısmının “…..” diye yazıldığı, teslim alan kısmına “……..” yazılmak suretiyle sevk irsaliyesinin imzalandığı, 27.01.2018 tarihli, ……. numaralı e-faturanın, KDV dâhil 643,83 TL olduğu, açıklama kısmına malzeme kodunun, malzeme açıklamasının, miktarının ve birim fiyatının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, fatura üzerine 24.01.2018 tarihinin ve ……. irsaliye numarasının yazıldığı, 24.01.2018 tarihli, ……. seri ve sıra numaralı sevk irsaliyesinin, teslim eden kısmına “…..” yazıldığı, teslim alan kısmına isim yazılmamak suretiyle imzalandığı, 09.02.2018 tarihli, ……. numaralı e-faturanın, KDV dâhil 362,60 TL olduğu, açıklama kısmına malzeme kodunun, malzeme açıklamasının, miktarının ve birim fiyatının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu faturanın alt kısmına “irsaliye yerine geçer” ibaresinin yazıldığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, 17.02.2018 tarihli, …….. numaralı e-faturanın, KDV dâhil 503,20 TL olduğu, açıklama kısmına malzeme kodunun, malzeme açıklamasının, miktarının ve birim fiyatının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, fatura üzerine 12.02.2018 tarihinin ve ……. irsaliye numarasının yazıldığı, 12.02.2018 tarihli, …… seri ve sıra numaralı sevk irsaliyesinin, teslim eden kısmına “…..” yazıldığı, teslim alan kısmına isim yazılmamak suretiyle imzalandığı, 28.03.2018 tarihli, …… numaralı e-faturanın, KDV dâhil 1.405,59 TL olduğu, açıklama kısmına malzeme kodunun, malzeme açıklamasının, miktarının ve birim fiyatının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, fatura üzerine 26.03.2018 tarihinin ve ……. irsaliye numarasının yazıldığı, 26.03.2018 tarihli, …… seri ve sıra numaralı sevk irsaliyesinin, teslim eden kısmına “C.Kumru” yazıldığı, teslim alan kısmına davalı şirketin kaşesi vurulmak suretiyle imzalandığı, faturalara davalı tarafın itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında herhangi bir ihtarname, evrak yada belgeye rastlanılmadığı, davacı şirketin Takibe konu cari hesaba ilişkin 2018 yılı faturalarının ve 2017 yılının eylül ve kasım ayı faturalarının ilgili oldukları aylarda BS-BA FORMU yasal beyan sınırının altında kaldığından beyan edilmediği/edilemediği, davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresinde, 2017 yılı: Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 05.05.2017 tarihli 2.067,69 TL (B) tutarlı açılış fişi kayıt işlemi ile başladığı, 22.09.2017 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 0,06 TL küsurat alacağı olduğu, 31.12.2017 tarihli kapanış işlemi ile davacı şirketin davalı şirketten 3.626,05 TL alacaklı olduğu, 2018 yılı: 01.01.2018 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 3.626,05 TL (B) alacaklı olduğu, 11.04.2018 tarihli 2.500,00 TL (A) tutarlı “kredi kartı fişi” açıklamalı kayıt işlemi ile davacı şirketin davalı şirketten 4.041,27 TL alacaklı olduğu, 31.12.2018 tarihinde davacı şirketin davalı şirketten 4.041,27 TL alacaklı olduğu, 2019 yılı: 01.01.2019 açılış ve 31.12.2019 kapanış kayıt işlemleri ile davacı şirketin davalı şirketten 4.041,27 TL TL alacaklı olduğu, davalı şirketin dosya muhteviyatında yasal defterlerini, kayıt ve belgelerini ibraz etmediği, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 4.041,27 TL alacağını talep edebileceği, takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ticari faizi talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmış raporunu hazırlayıp mahkememize ibraz etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine İİK’nun 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı tarafa dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma günü ile usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilerek hukuki dinlenilme hakkı tanınmış ancak davaya cevap vermedikleri gibi ticari defterlerini de ibrazdan imtina etmişlerdir.
Davacı tarafça dayanılan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli tüm deliller mahkememizce toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, defter inceleme günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı taraf ticari defterlerini sunmaktan imtina etmiştir. SMMM bilirkişinin sınırlı olarak davacı taraf defterleri üzerinde yaptığı inceleme sonucunda düzenlenen 23/09/2020 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 4.041,27 TL alacaklı göründüğü anlaşılmıştır.
Alacağa dayanak faturalardaki malların teslimine ilişkin dosyada mevcut sevk irsaliyeleri davalı tarafa tebliğe çıkartılarak sevk irsaliyeleri altındaki imzaların şirket yetkilisi veya çalışanına ait olup olmadığının bildirilmesi konusunda kesin süre verilerek bildirilmemesi durumunda imzaların davalıdan sadır olacağa şerh düşülmüş ancak tebligata rağmen davalı tarafça bildirimde bulunulmadığı görülmüştür.
Dava konusu alacağın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla taraflar arasında ticari mal alışverişi bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar tacir sıfatlarının bulunması gereği TTK hükümleri uyarınca ticari defter tutmakla mükelleftirler. Davacı taraf, yasal yükümlülüğü gereği tutmakla yükümlü bulunduğu ticari defterleri mahkememize ibraz etmiş, ancak davalı taraf kendi ticari defterlerinin ibrazdan kaçınmıştır. Mahkememizce bu konudaki ara kararda, defterlerin ibraz edilmemesi durumunda diğer tarafın beyanını kabul edebileceği de belirtilmiş olup bu husus davalıya yapılan tebligata da şerh düşülmüştür. Kendi yükümlülüğünü yerine getirerek ticari defterlerini usulüne uygun olarak tutup mahkememize ibraz eden davacı taraf ile kıyaslandığında, kendi ticari defterlerini ibrazdan kaçınarak davacının alacağını ispatlamasını zorlaştıran ve basiretli tacir gibi hareketle mükellef olan davalı tarafın hukuk düzeni tarafından korunmaması gerekmektedir. Bu konuda Yargıtay 15.HD.’nin 13/06/2017 tarih ve 2016/2310 E 2017/2537 K sayılı kararı da benzer nitelikte olup, bu kararda “Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK’nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK’nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK’daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır” denilmiştir.
Keza TTK’nun 7251 sayılı kanunla değişik 222.maddesinin 3.fıkrası “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz” şeklinde olup, kanunun bilmemek mazeret sayılamayacağından ve davalı taraf ticari defterlerini yapılan ihtarata rağmen ibraz etmediğinden davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabul edilmesi yasanın açık hükmü gereğidir.
Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller ve özellikle davacı tarafın ticari defter kayıtları ile davalı tarafın defter ibrazından kaçınması ve mal teslimini ispatlar nitelikteki sevk irsaliyelerindeki imzaların inkar edilmemesi göz önünde bulundurulduğunda; davacı alacağının ispat edildiği, davalının borca itirazının haksız olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, alacağın miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile
Davalının Bakırköy …… İcra Müdürlüğünün ……. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin takipteki şartlarla aynen devamına,
Asıl alacağa takipten itibaren avans faizi uygulanmasına,
Davalı itirazında haksız çıktığı ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, asıl alacağın %20 si oranında hesaplanacak İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 276,05.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 48,81.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 227,24.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 44,40.-TL başvurma harcı ve 48,81.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından dosyada yapılan 796,40.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.041,27.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,.
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/01/2021

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır