Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/900 E. 2021/96 K. 29.01.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/900 Esas
KARAR NO : 2021/96

DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2014
KARAR TARİHİ : 29/01/2021
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı …aleyhine 01/11/2013 tarihinde Büyükçekmece …. icra Müdürlüğü’ nün … esas sayıl dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine yaptığı itiraz sonucunda takibin durduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazda 18/07/2013 tarihinde …. fuarına katılmak için sözleşme imzaladıklarını, davacı şirket sözleşme ile üzerine yüklenen sözleşmenin sorumluluklarını kabul ettiğini, bu sözleşme imzalanmadan önce davacı şirket çalışanı ve ilgili sözleşmede imza sahibi olan … en az dört kez olmak üzere davalı yanı ziyaret ettiğini, ilgili fuar ve katılımları için pazarlamada bulunduğunu, bu süreç neticesinde sözleşme karşılıklı imza altına alındığını, davalı yanın iddia ettiği gibi …’ den yetkili olduğuna dair herhangi bir belge veya bilgi istenmediğini, itirazda bu husus öne sürüldüğünü, davalı yanı adına görüşmelere katılan kişi … isimli kişi olduğunu, … ile … arasında karşılıklı yazışmaların mevcut olduğunu, bu yazışmalarda … … e şifahi olarak ilgili fuara ilişkin sözleşme imzalarına rağmen katılamayacaklarını beyan etmelerinin yanında, ” … Bey mailinizi aldıktan sonra pasaport bilgisini almak için … Bey’in yanına geçtim fakat kendisi Irak’ ta tesis açılma işlerinin tarihinin değiştiğini ….’ya gidemeyeceğimizi bu senelik iptal etmemiz gerektiği yoğun iş programında ….’la çakışmasından dolayı katılamayacağımızı üzülerek size bildirmemi istedi.'” yazılı maili gönderdiklerini beyan ettiklerini, bu mailden de anlaşılacağı üzere davalı yanını fuara katılmama sebebi itiraz dilekçelerinde belirtilen hususlara dayanmadığını, bu bilgiler nezdinde davalı yan ciddi bir pazarlama süreci sonrası fuara katılım sözleşmesi imzaladığını, bu işlemin teamül haline gelmiş bir işlem ve süreç olduğunu, belirtildiği üzere ilgili fuara davalı yanın katılmaktan vazgeçtiğini, ve bu vazgeçme neticesinde sözleşme gereği kendisine fatura kesildiğini, davalı şirketin yapılan görüşmeler neticesinde şifahen kabul ettikleri fatura bedeline daha sonradan itiraz gerçekleştirdiğini beyanla, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline açılan davanın kabulüne, davalı yanın % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketi temsille yetkili olan kişilerin ticaret sicil kayıtlarından belli olduğu üzere …. ve …. olup, sözleşmeyi imza eden … davacı şirket temsilcisi olmadığını, bu sebeple ortada hukuken geçerli bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmeyi davacı adına imzalayan …’in akdin yapıldığı sırada davacı şirkete ait imza sirküsü, yetki belgesi ve fuar ile ilgili gerekli tüm belgeleri imzadan sonra temin edip göndereceğini davalıya taahhüt ve beyan ettiğini, ancak aradan geçen süre içerisinde gerekli evraklar davalı şirketçe defalarca sözlü olarak talep edildiğini, davacı tarafta belgeleri göndereceğini davalıya bildirerek davalıyı oyaladığını, davalının …’ ya ….’ ya gittiğinde, davacı şirketi bağlamayan bir sözleşmeyle kime, nasıl hangi şekilde rücu edeceğinden sözleşmenin kendisi için hüküm ifade etmediğini arayıp bildirdiğini, akabinde de ihtar keşide ettiğini, davalı şirketçe keşide edilen Büyükçekmece … Noterliği’ nin 05/08/2013 tarih ve … yevmiye nolu ihtar ile davacı şirket adına imza yetkisi bulunmayan …’ in imza ettiğini sözleşmenin kabul edilmediğini beyan edilip davacıya faturasının iade olunduğunu, davacı şirketi bağlamamakla, davacı ediminin yerine gelip gelmeyeceği belli olamayan ifa yeri …olan bir sözleşmeyle davalıdan alacak talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, aksi durum davalının hukuken sakat bir sözleşmeye rağmen fuarda sergilenmek üzere birçok ürün, malzeme ve çalışanını …’ ya gönderip sözleşme bedelinin kaç mislice zarara uğraması sonucunu doğuracağını, böyle bir sonuca hukuk düzeni ve ticari teamül cevaz vermediğini, davalının böyle bir zarara uğraması halinde davalının yasal muhatabı olmadığını, davacı yanın kendi kusurlu davranışına dayanarak davalıdan alacak talebinde bulunduğunu, hiç kimsenin kendi kusurlu davaranışıdan menfaat edip edemeyeceğinin hukuken temel ilke olduğunu, sözleşme geçersiz olduğundan sözleşmeye dayalı olan cezai şart hükmünün de resen geçersiz olduğunu, davacı yanın kendini bağlamak istemediğini, yetkili temsilcisine imza ettirmediği, hukuken geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanarak davalıdan cezai şart bedeli talep ettiğini beyanla, haksız davanın reddini, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini ve tüm mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 26/09/2014 tarih ve … Esas … Karar sayılı kararı ile davanın reddine dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay …. Hukuk Dairesinin 14/12/2015 tarih ve … Esas …Karar sayılı ilamı ile “…Bu durumda mahkemece, davacı delil listesinde belirtilen e-mail yazışmaları getirtilip, tarafların sözleşmeyi benimseyip benimsemedikleri, davalının fuara katılmaktan vazgeçme nedeni, davalının makul sürede davacıdan imza sirküleri ve yetki belgesini isteyip istemediği üzerinde durulması, davalının kendisine fatura gönderilinceye kadar davacı taraf adına sözleşmeyi imzalayan şahsın yetkisi bulunmadığını savunmamış olması durumunda iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceği gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tarafların sözleşmeyi imzalamakla oluşan iradeleri gözardı edilerek, yazılı şekilde eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır…” gerekçelerine istinaden Mahkememiz hükmünün bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyulmasından sonra yapılan yargılamada Mahkememizin 29/03/2017 tarih ve … Esas …. Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay …. Hukuk Dairesi’nin 16/09/2020 tarih ve .. Esas … Karar sayılı ilamı ile “…Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında 18.07.2013 tarihinde fuar katılım sözleşmesi imzalanmıştır. Bozma ilamından sonra incelenen maillerden anlaşılacağı üzere sözleşmeden dört gün sonra, 22.07.2013 tarihinde, davalı tarafça fuara katılamayacağı bildiriminde bulunulmuştur. Daha sonra 05.08.2013 tarihinde ihtar gönderilmek suretiyle sözleşmenin şirket adına imza yetkisi olmayan kişi tarafından imzalandığı, yetkiye dair ilgili belgelerin tamamlanmadığı, buna ilişkin olarak sözleşmenin geçerliliğinin olmadığı bildiriminde bulunulmuştur. Sözleşme ve fuar tarihleri de nazara alındığında bu süreler makul süreler olup davalının sözleşmeyi benimsediği söylenemez. Mahkemece yukarıda bahsedilen süreler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. …” gerekçelerine istinaden Mahkememiz hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı üzerine dosyanın Mahkememizin … Esas sırasına kaydı yapılmış olup, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra dosya kapsamında yer alan tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek yapılan yargılama neticesinde yargıtay bozma ilamında yer verilen gerekçelerde de belirtildiği üzere taraflar arasında 18.07.2013 tarihinde fuar katılım sözleşmesi imzalandığı, incelenen maillere göre sözleşmeden dört gün sonra 22.07.2013 tarihinde davalı tarafça fuara katılamayacağı bildiriminde bulunulduğu, daha sonra 05.08.2013 tarihinde ihtar gönderilmek suretiyle sözleşmenin şirket adına imza yetkisi olmayan kişi tarafından imzalandığı, yetkiye dair ilgili belgelerin tamamlanmadığı, buna ilişkin olarak sözleşmenin geçerliliğinin olmadığı bildiriminde bulunulduğu, sözleşme ve fuar tarihleri de nazara alındığında bu sürelerin makul süreler olduğu ve davalının sözleşmeyi benimsediğinin söylenemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde, davacının takip meblağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş olup, kısa kararda bu talep hakkında değerlendirme sehven yapılmamış ise de, 28/07/2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren değişiklik kapsamında HMK 305/A gereğince talep değerlendirilmiş olup buna göre davacının takipte haksız ve kötüniyetli olduğu hususu ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1- DAVANIN REDDİNE,
2- Davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3- Alınması gereken 59,30-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 81,10-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 21,80TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 60,30-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize müracaatla YARGITAY yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 29/01/2021

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır

İş bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümleri uyarınca imzalanmış olup HMK Yönt. 8/5 maddesi gereği fiziki olarak imzalanmayacaktır