Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/16 Esas
KARAR NO : 2020/443
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/12/2018
KARAR TARİHİ : 17/07/2020
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili —- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı özetle taraflar arasında —- tarihinde taşınmaz alım satım sözleşmesinin kurulduğunu, —- davacı adına tescil edildiğini, davacı tarafından—tarihinde davalıdan satın almış olduğu —– taşınmazın faturasının çok sonra —– tarihinde düzenlendiğini, davalının fatura düzenleme yükümlülüğünün taşınmazın satın alındığı tarih olan—- itibari ile doğmuş olduğunu, davalının iki yıl sonra düzenlediği faturayı davacının vergisel anlamda yine vergi mevzuatı gereği kullanmasını olanaksız kıldığını, fatura zamanında düzenlenmediğinden faturada yazılı —- kullanılamaması nedeni ile davacının—- miktarı kadar zarara uğradığını, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davasının açıldığını belirtmiş ve davalının fatura düzenleme yükümlülüğü taşınmazın satın alındığı tarih olan —- ayı itibari ile doğmuş olmakla —— tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilmesini, itirazın iptalini vc davalı aleyhine asıl alacağın % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmelini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı özetle satış sözleşmesine konu taşınmaz henüz teslim edilmediğinden ilgili mevzuatı gereği —-tahakkukunun gerçekleşmediğini vc dolayısıyla bir zararın doğmadığtnı, inşaat satışlarında konut tapusunun ne zaman verildiğinin —- açısından önem arz etmediğini, tapunun inşaat başlamadan önce dahi verilebildiğini veya tapunun konutun tesliminden yıllar sonra devredilebildiğini, konut teslimlerinin genelikle alıcının veya vekilinin imzaladığı teslim tutanağı ile belgelendirildiğini bu belgelendirmenin— zamanını tevsik açısından —-iadesi istenecek olan hallerde gerekli olduğunu, —-yılında düzenlenen faturanın kayıtlara alınmasında ve—- yapılmasında mali mevzuat açısından bir engel olmadığını, davacının— indiriminden faydalanabilmesi için teslim edilecek bağımsız bölüme ilişkin fiilen teslim tutanağının ibrazı ile——-indiriminden yararlanabileceğini, davacının davalının kusuru nedeniyle—– kadar zarara uğramadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kütüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
——— sayılı takip dosyasının dosyamızın arasına celp edildiği anlaşıldı.
—- tarihli ara karar ile dosyanın seçilen bir borçlar hukuku ve eşya hukuku kaynaklı ihtilafların çözümünde uzman bilirkişi ile bir —-bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve —– tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Borçlar hukuku ve eşya hukuku kaynaklı ihtilafların çözümünde uzman bilirkişi ile —– tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı —– envanter, yevmiye ve kebir defterlerini bilirkişiliğe ibraz ettiği, defterlerinin delil niteliğinde olduğu, Davalı ——yılları envanter, yevmiye ve kebir defterlerini bilirkişiliğe ibraz elliği, defterlerinin delil niteliğinde olup olmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu. Resmi senet —— tarihinde düzenlendiğinden ve davalının —- içinde, yani —– tarihine dek fatura vermesi, davacının da faturayı istemesi ve alması zorunlu olduğu, bunun vergi kanunlarının amir hükmü olduğu, davalının faturayı vermemesi ve davacının da faturayı almaması sebebiyle davacının raporun —–bölümünde gösterilen tarih ve miktarlarda yersiz —–zarara uğradığı, ancak yapılan inceleme neticesinde davacı alıcının davalı satıcıdan resmi senedin düzenlendiği —— tarihinden sonra faturayı istediği yönünde bir delile rastlanmadığından uyuşmadığa konu edilen ve davacının faturanın keşide edilmemesi/alınmaması sebebiyle —— zararda davacının da mOterafik kusuruna rastlandığı. TBK m. 114/11 “Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıvas voluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uveulanır” hükmü gerekince kıvaşen uygulama alanı bulacak TBK m. 52/1 hükmü uyarınca zarar gören davacı, resmi senedin düzenlenmesi ve satım ilişkisinin gerçekleşmesinden itibaren (Versi Usul Kanunu m. 232/11 hükmü gereğince mali bilirkişinin tespiti üeresincel davalıdan faturayı istediğini ispat edemediğinden TBK m. 52/1 “zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğundan “hâkim, tazminatı indirebilir veva tamamen kaldırabilir’ hükmü geregince bu yöndeki takdirin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Davanın itirazın iptali davası vasfında olduğu görüldü.,
Somut olayda ; Taraflar arasında —-tarihinde taşınmaz alım satım sözleşmesi akdedildiği, taşınmaza ilişkin satış faturasının —-tarihinde düzenlendiği, davacı tarafın davalının fatura düzenleme yükümlülüğünün taşınmazın satışının gerçekleştiği tarih olan —– ayında doğduğu, davalının — yıl sonra fatura düzenlemiş olması nedeniyle işbu faturayı vergi mevzuatı gereği kullanmasının olanıksız hale geldiği bu nedenle faturada yer alan —-satış fiyatının yanında belirtilen —– bedelinin taraflarına ödenmesi gerektiği iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalı tarafın icra takibine itirazı üzerine huzurdaki davanın ikame edildiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi kök ve ek raporları dikkate alındığında; Taraflar arasında taşınmaz satışının faturada belirtilen tutar üzerinden gerçekleştirildiği hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, VUK 232.maddesine göre “birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulle tespit edilenler ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin birinci ve ikinci sınıf tüccarlara sattıkları emtia ya da yaptıkları işler için fatura vermek ve bunların da fatura istemek ve almak mecburiyetinde olduklarının” belirtildiği, 213 sayılı KDVK’nın 229.maddesinin 3. Fıkrasında “vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartı ile ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceğinin” belirtilerek faturanın zamanında düzenlenmemesinin vergi kanunlarına göre faturanın hiç düzenlenmemiş sayılması hükmünü doğuracağı, TTK’nın 21/1 maddesine göre “ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış tacirden diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bununda faturada gösterilmesini isteyebileceğinin” belirtildiği, mezkur kanun maddeleri göz önünde bulundurulduğunda; satıcının fatura düzenlemek zorunda olduğu kadar alıcı tarafın da satışa konu faturayı alıcıdan istemekle yükümlü olduğu, bu nedenle dava konusu olayda taşınmazın satışına ilişkin faturanın düzenlememiş olmasından kaynaklanan zararların yalnızca davalı satıcıya yüklenemeyeceği, fatura istemekle yükümlü olan davacının ilgili satış işlemi sonrasında fatura düzenlenmesi talebinde bulunmayarak oluşan zarardan davalı ile birlikte sorumlu olduğu, davacı tarafın—-tarihli, süresinde düzenlenmeyen ve bu nedenle davacı tarafça —- indirimine konu edilemeyen faturada yer alan —- alacağına ilişkin davalıyı takip öncesinde temerrüde düşürmemiş olduğu, —- yararlanamamasında davalı ile birlikte %50 oranında müterafik kusurlu sayılmasının hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile alacağın likit olması nedeniyle —– oranın icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından —— sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın—-bakımından iptaline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 56.059,32 TL % 20 oranında olmak üzere 11.211,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 56.059,32 TL lik kısım yönünden alınması gereken 3.829,41 TL harçtan peşin alınan 1.757,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.071,98 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 1.757,43 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.’ye göre alınması gereken 8.087,71 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.’nin 13/3 maddesi gereği alınması gereken 8.087,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 421,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.421,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 932,69 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bakiye avansın davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2020
MADDİ HATA DÜZELTİMİ
Davacı vekilinin —- tarihli dilekçesi üzerine mahkememizin — sayılı —tarihli kararının hüküm kısmının 1. Bölümü aşağıdaki şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
“HÜKÜM
” 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından —– sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın —– bakımından iptaline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya dair istemin reddine, ” şeklinde düzeltilmiştir.