Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/416 Esas
KARAR NO : 2020/439
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/12/2018
KARAR TARİHİ : 17/07/2020
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili ——- harç tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalının ticari faaliyette bulunduğunu, müvekkil taşıyan firmanın birçok kereler karayolu taşıma ile yurtdışına emtia gönderdiğini, sadece bir adet faturada kısmi ödeme yapıldığını, diğer navlun bedellerinin kabul edilmesine rağmen ücretinin ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını fakat davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, anılan nedenlerle ihtiyati tedbir istemi ile ——- tutarlı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin icra takibine konu borç kadar davacıya borcu bulunmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, takipte henüz ödeme vadesi gelmemiş fatura alacakları nedeniyle de faiz hesaplandığını, belirlenen yıllık %2,40 faiz oranının fahiş olduğunu, anılan nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
———- sayılı takip dosyasının dosyamızın arasına celp edildiği görüldü.
—- uzmanı bilirkişi ile — uzman bilirkişi tarafından düzenlenen — raporunda özetle ; Dava dosyasında davacı olan —-dava dosyasına ——süresi içerisinde alındığı, —- TTK hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdiklerinin süresi içerisinde alındığı ve dolayısıyla ticari defterlerin lehe delil olarak ileri sürülebileceğinin anlaşıldığı,
Dava dosyasında davalı olan —– yasal defterlerinden —- ayına ait yevmiye ve kebir defterlerine ait e-beratlarını —– olan yasal süresini aşarak ——-aldığı, ———yasal süresi içerisinde aldığı, envanter defterlerini ise TTK hükümlerine uygun olarak noter açılış kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde aldığı,
Davacının takipte dayandığı navlun faturalarının muhtevası olan hizmeti ifa ettiğine dair delil niteliğinde olan alıcı imzalı CMR belgelerini dosyaya sunmadığı için, davacının alacağının dayanağının denetlenemediği, bir diğer ifade ile davacının davasını ispat edemediği, bu yönüyle de davalının, davacı tarafından başlatılan takipteki asıl alacak ve ferileri yönünden itirazının yerinde olduğu,
Taraf defterlerinin incelenmesi neticesinde verilen navlun hizmetinden dolayı düzenlenen faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı,—- tarihi itibariyle navlun hizmetinden dolayı davacı nezdinde davalı firmanın ——-borçlu olduğu,
Takipte istenen ——tutarlı vade farkı faturasının hangi şartlarda düzenleneceği hususunda yazılı bir sözleşme ve taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde bu yönde bir teamül bulunmadığı, buna karşın davalı adına tanzim edilen ve davalının da kabulünde olan fatura üzerlerinde, “süresinde ödenmeyen faturalar için aylık %2 vade farkı uygulanacağı” ibaresinin belirtildiği, davacının tanzim ettiği faturaların süresinde ödenmemesi nedeniyle vade farkı uygulanması gerektiği, hesaplanan vade farkı tutarının ——– olduğu belirtilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dosya incelendiğinde davanın taraflar arasında görülmekte olan itirazın iptali davası olduğu görüldü.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
———–kararında, “Davacı tarafından delil olarak dayanılan ticari defter ve kayıtlara ilişkin alınan bilirkişi raporu ve ek raporundan, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olmayıp usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mali müşavir bilirkişi raporu ve ek raporunda cari hesaplarındaki borç bakiyesinin davalı şirkete ait olduğunun davacı defterlerinden tespitinin mümkün olmadığı belirtmiştir. Bu durumda mahkemece davacı tarafça takip dayanağı faturalardaki işlerin yapılıp teslim edildiği kanıtlanamadığı, davacının ticari defterlerinin eksiksiz ve usulüne uygun tutulmamış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamamış olması sebebiyle, 6100 sayılı HMK’ nın 222/2-3 maddeleri gereğince davacının lehine delil olamayacağı gibi bu haliyle dahi alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine, kabul şekli itibariyle de ……..kararın bozulması uygun görülmüştür” şeklinde hüküm tesis ederek, birbirlerini doğrulamayan ticari defterlerin, sahibi lehine delil olması tek başına yeterli olmayacağı belirtilmiştir.
————sayılı kararında, dayanak belgeleri olmaksızın davacının defter kayıtlarının esas alınmayacağını, “ Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili istemine ilişkin alacak davası olup, ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı önce icra takibine, sonra iş bu davaya konu ettiği alacağın varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Tek yanlı olarak düzenlenen ve dayanakları bilirkişi raporundan anlaşılamayan davacının kendi ticari defter kayıtları esas alınarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” şeklinde belirtmiştir.
Somut olayda; davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ———– icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak değerlendirilebilmesi için defterlerin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması ve ayrıca dayanak belgeleri ile birlikte bir bütünlük teşkil etmesi ve faturaların yanında teslim belgelerinin de bulunması gerekmektedir. Bu haliyle; davacının faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin yerine getirildiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Taraf defter ve kayıtları incelendiğinde; Davacının verdiği ürün ve hizmetlerin konu olduğu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde; davacı taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarından ———yılına ait yevmiye ve kebirdefterlerine ait e-beratlarını yasal süresini aşarak aldığı, bu haliyle davalı taraf defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmamış olduğu, iş bu defter ve kayıtlardaki yalnızca aleyhe olan hususların dikkate alınabileceği, dava konusu edilen alacağa dayanak faturaların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, buna göre davacı tarafın alacağa dayanak faturalara konu hizmeti karine olarak yerine getirdiğinin kabulünün gerekeceği, iş bu kabul karşısında, davalı tarafça herhangi bir ödeme savunmasında bulunulmadığı, icra takibine konu edilen faturalar arasında yer alan vade farkı faturasına ilişkin alacak talebinde bulunulabilmesi için taraflar arasındaki sözleşmede bu yönde hüküm bulunması ya da 2’den fazla vade farkı faturasının itirazsız ödenmiş olması gerektiği ancak somut olay bakımından her iki durum bakımından aranan şartların gerçekleşmediği, bununla birlikte her ne kadar davacı tarafça takip öncesi işlemiş faiz alacağı talebinde bulunulmuşsa da TTK 18/3 maddesine göre usulüne uygun olarak davalı tarafın ihtar ile temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada herhangi bir yazılı delil bulunmadığı anlaşılmakla; davacı tarafın —- vade farkı alacağı ve takip öncesi işlemiş faiz alacağı taleplerinin reddi ile davanın —–asıl alacak bakımından kabulüne, alacağın faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından———–icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın ———bakımından iptaline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya dair istemin reddine,
-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan ———icra takip tarihindeki ——- üzerinden % 20 oranında olmak üzere 40.635,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 203.175,76 TL lik kısım yönünden alınması gereken 13.878,93 TL harçtan peşin alınan 3.060,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.818,69 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 3.060,24 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.’ye göre alınması gereken 22.672,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.’ye göre alınması gereken 4.645,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan toplam 2.474,50 TL’nin kabul red oranına göre 2.147,22 TL’lik kısmının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye avansın davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; davacı tarafın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2020