Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/884
KARAR NO : 2020/442
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2019
KARAR TARİHİ: 17/07/2020
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklanan ———– tutarlı alacağın aleyhine icra takibi başlatıldığını ,fakat davalının takibe kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen , herhangi bir cevap, delil listesi dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır.
DELİLLER:
————– sayılı dosyası, bilirkişi raporu ,
SMMM Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle ; Dava dosyasında davacı olan——-dava ait yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, TTK hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdiklerinin süresi içerisinde alındığı ve dolayısıyla ticari defterlerin lehe delil olarak ileri sürülebileceği, dava dosyasında davalı olan ——– dava dosyasına ibraz ettiği—– yılına ait yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, TTK hükümlerine uygun olarak noter açılış tastiklerinin süresi içerisinde alındığı, yevmiye defteri kapanış tasdikinin ibraz edilmediği, davacının davalı adına tanzim ettiği faturaların —–kısımlarında yer alan —— isimli şahısların davalı ile olan olan bağının dosya kapsamından tespit edilemediği, bu nedenle davalıdan —– Hizmetli listelerini ibraz etmesinin istendiği, buna karşın davalının taleple ilgili herhangi bir belge ibraz etmediği,davacının ticari defterlerinde yapılan İncelemeye göre, davacının tanzim ettiği faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı, dava konusu — tutarlı cari hesap bakiyesinin her iki taraf defterlerinde yer aldığı, dava konusu —- tutarlı uyuşmazlıkla ilgili taraf ticari defterlerinde mutabakat sağlandığının anlaşıldığı, mahkemenin davacı lehinde hüküm kurması halinde, —-tarihi itibariyle davalıdan istenebilecek tutarın —-olacağı,tarafların tacir olması, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme olmaması ve faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması nedeniyle 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi kapsamında avans faizinin istenebileceği, bu nedenle takiple istenen avans faizinin yerinde oldu|ğunun beyan edildiği görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, ——sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi davasıdır.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
———– sayılı kararında, “Davacı tarafından delil olarak dayanılan ticari defter ve kayıtlara ilişkin alınan bilirkişi raporu ve ek raporundan, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olmayıp usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mali müşavir bilirkişi raporu ve ek raporunda cari hesaplarındaki borç bakiyesinin davalı şirkete ait olduğunun davacı defterlerinden tespitinin mümkün olmadığı belirtmiştir. Bu durumda mahkemece davacı tarafça takip dayanağı faturalardaki işlerin yapılıp teslim edildiği kanıtlanamadığı, davacının ticari defterlerinin eksiksiz ve usulüne uygun tutulmamış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamamış olması sebebiyle, 6100 sayılı HMK’ nın 222/2-3 maddeleri gereğince davacının lehine delil olamayacağı gibi bu haliyle dahi alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine, kabul şekli itibariyle de —– bozulması uygun görülmüştür” şeklinde hüküm tesis ederek, birbirlerini doğrulamayan ticari defterlerin, sahibi lehine delil olması tek başına yeterli olmayacağı belirtilmiştir.
———– sayılı kararında, dayanak belgeleri olmaksızın davacının defter kayıtlarının esas alınmayacağını, “ Dava, cari hesaptan doğan alacağın tahsili istemine ilişkin alacak davası olup, ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı önce icra takibine, sonra iş bu davaya konu ettiği alacağın varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Tek yanlı olarak düzenlenen ve dayanakları bilirkişi raporundan anlaşılamayan davacının kendi ticari defter kayıtları esas alınarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” şeklinde belirtmiştir.
Somut olayda; davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ——– sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak değerlendirilebilmesi için defterlerin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması ve ayrıca dayanak belgeleri ile birlikte bir bütünlük teşkil etmesi ve faturaların yanında teslim belgelerinin de bulunması gerekmektedir. Bu haliyle; davacının faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin yerine getirildiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Taraf defter ve kayıtları incelendiğinde; Davacının verdiği ürün ve hizmetlerin konu olduğu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde; davacı taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarından yevmiye defterinin kapanış tasdikinin ibraz edilmediği ve bu haliyle davalı taraf defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmamış olduğu, iş bu defter ve kayıtlardaki yalnızca aleyhe olan hususların dikkate alınabileceği, dava konusu edilen alacağa dayanak faturaların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, bu haliyle davacı tarafın alacağa dayanak faturalara konu malları karine olarak teslim etmiş olduğunun kabulü gerekeceği, iş bu kabul karşısında, davalı tarafça herhangi bir ödeme savunmasında bulunulmadığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile davalı tarafından —– icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, dava konusu alacağının faturaya dayalı likit alacak olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan —– üzerinden % 20 oranında olmak üzere —– icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ——— icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 21.809,28 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere 4.361,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2- Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.489,79 TL harçtan peşin yatırılan 263,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 1.226,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvuru harcı ve 263,40 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 1254,45 TL’nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kalan gider avansının davacı tarafa İADESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; davacı tarafın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2020