Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2015/1147 Esas
KARAR NO:2020/550
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:23/06/2016
KARAR TARİHİ:12/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin … tarafından düzenlenen … lisans nolu akaryakıt ve …-… lisans no.lu … lisansları uyarınca akaryakıt ve … oto gaz satışı yapan davalı bayisi olarak faaliyetini sürdürdüğünü, davalı ile davacı arasındaki ilişki nedeniyle davalıya toplam 239.864,54-TL tutarında faturalar düzenlenerek gönderildiğini, davalı şirketin fatura tutarlarını ödemediğini, bunun üzerine ihtarname gönderildiğini, davalının cevap dahi vermediğini, davalının ödememe bahanesi olarak davacıya 19.10.2015 tarihli toplam 335.653,27 TL tutarında ticari fatura gönderdiğini, faturaların 21.10.2015 tarihinde davacıya kargoyla tebliğ edildiğini, aynı gün davacı tarafından faturanın reddedildiğini, … Noterliğinin 22.10.2015 tarih ve … yevmiye no.lu ihtarı ile faturanın kapsamına itiraz edildiğini, ihtarın 26.10.2015 tarihinde davalı yetkilisine tebliğ edildiğini, bu fatura ile davacıya teslim edilmiş mal ve hizmet bulunmadığını, ihtarnamelerine cevap verilmediğini, davalının ticari gücüne dayanarak davacıyı ticari bakımdan zor durumda bırakmak için rekabet hukukuna aykırı eylemlerde bulunduğunu, davacının, ihtarname ile 11.410,60 TL tutarlı istasyon söküm bedeline itiraz ettiğini ye davalı yeddinde bulunan, davalının lehtar olduğu 26.05.2009 düzenleme tarihli, 22.05.2015 tarihinde süresi uzatılmış … Bankasının 300.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun iadesini istediğini, davalının teminat mektubunu iade etmediğini, fatura bedellerinin ihtarlara rağmen ödenmemesi üzerine …. İcra Müdürlüğünün … E. Sayıl dosyasıyla davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek ,itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında 23.09.2005 tarihli İşleticilik Anlaşması ve eki niteliğindeki Protokol, sonrasında ise 18.09.2010 tarihli Bayilik Anlaşması, Satış Yeri Çerçeve protokolü ve Zeyilname aktedildiğini, davacının faaliyet gösterdiği akaryakıt ve … satış ve servis istasyonunda davalı tarafından birçok yatırım yapıldığını ve demirbaş malzeme sağlandığını, Satış Yeri çerçeve Protokolü’nde, taraflar arasındaki anlaşmanın sona ermesi halinde, …’nin istasyona gerçekleştirdiği mütemmim cüz niteliğindeki yatırımları ve kendisine iareten verilen taşınabilir nitelikteki teçhizat, alat ve edevatın anlaşmanın sona erdiği tarih itibariyle geçerli piyasa rayiç bedeli üzerinden satın almayı, iade edilenlerin söküm ve nakliye masraflarını karşılamayı kabul ettiğini, dava konusu taşınmaza davalı tarafından sağlanan ve hali hazırda davacı tarafından davalıya iade edilmemeiş yatırım ve demirbaş malzemelerin sözleşme ve teamüle uygun olarak davacıya fatura edildiğini, davalının bedeli ödenmeyen söz konusu fatura nedeniyle davacıdan 335.653,27 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasında aktedilen anlaşmalar uyarınca söküm masraflarının 11,410,60 TL bedelli fatura ile davacıya faturalandırıldığmı, davacı tarafndan bu hususun kabul edildiğini, davacının düzenlediği iade faturanın davalı tarafından kabul edilmediğini, davacının faturaları iade ettiği iddiasının, davalı şirketin bu faturalardan kaynaklanan alacaklarına tesir etmediğini, fatura bedelleri yönünden davalının, davacıdan alacaklı olduğunu, cari hesapta tarafların birbirlerine karşı düzenledikleri fatura bedelleri mahsuplaştırıldığında fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla davalının, davacıdan 107.090,00 TL alacaklı durumda olduğunu, takibe haklı nedenle itiraz edildiğini, davanın reddine, takip tutarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … Esas sayılı davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirektin … tarafından adına düzenlenen … lisans numaralı akaryakıt ve … lisans numaralı … lisansları uyarınca akaryakıt ve … otogaz satışı yapılan davalı bayisi olarak faaliyetini … İli, … İlçesi, … Köyü … mevkiinde kain ve tapuda … ada … parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde sürdürdüğünü, sözleşme süresinin 18/09/2015 tarihinde sona erdiğini, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığı gibi hali hazırda toplam 239.864, 54 TL alacaklı bulunduğunu, bu alacaklarının ödenmemesi nedeniyle … Asliye Ticaret Mahkemesinin … Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalı yedinde bulunan 26/05/2009 tarihinde düzenlenmiş, 22/05/2015 tarihinde süresi uzatılmış … Bankasının 300.000 TL tutarlı teminat mektubunun iadesinin istenildiğini, fakat davalı yanın teminat mektubunu iade etmediğini, davalı 24/05/2016 tarihinde teminat mektununun 107.090 TL’lik kısmını paraya çevirdiğini ve haksız olarak zimmetine geçirdiğini, müvekkili şirketin itibarlı bankalar nezdinde yüksek kredi kullanan ve kredi kullanımınıda sıkıntı yok iken davalının teminatı paraya çevirmesi ile kredi imkanlarının daraldığını ve şöhretinin olumsuz etkilendiğini bildirerek; davanın kabulü ile 107.090 TL’nin 24/05/2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 13.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … Esas sayılı davasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacı ile müvekkili arasında 23/09/2005 tarihli İşleticilik Anlaşması ve eki niteliğindeki prokotol, sonrasında ise 18/09/2010 tarihli bayilik anlaşması satış yeri çerçeve protokolü ve zeyilname akdedildiğini, davacının faaliyet gösterdiği taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt ve … satış ve servis istasyonunda müvekkili tarafından birçok yatırım yapıldığını ve demirbaş malzeme sağladığını, bu kapsamda davacı tarafından müvekkile iade edilmemiş yatırım ve demirbaş malzemeler sözleşme ve teamüle uygun olarak davacıya fatura edildiğini, müvekkilinin davacıdan 335.653.27 TL miktarında alacaklı olduğunu, yine taraflar arasında akdedilen anlaşmalar uyarınca söküm masrafları 11.410,60 TL bedeli fatura ile davacıya faturalandırıldığını, cari hesapta tarafların birbirlerine karşı düzenledikleri fatura bedelleri mahsuplaştırıldığında davacı tarafından 107.090 TL alacaklı olunduğundan banka teminat mektubunun nakde çevrildiğini bildirerek; dosyanın arasında hukuki ve fiili irtibat olması sebebiyle … Asliye Ticaret Mahkemesinin … Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Asıl dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali, birleşen dava ise teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle alacak ve manevi tazminat davasıdır.
Asıl davada davacı; davalı ile bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, davalıya keşide ettikleri faturaların ödenmediğini, bu amaçla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise davacıdan alacaklı olduğunu beyanla asıl davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı; davalının hiçbir alacağı olmadığı halde bayilik sözleşmesi çerçevesinde verdiği teminat mektubunun 107.090,00 TL’lik kısmını nakde çevirmesi nedeniyle bu bedelin tahsilini ve teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle itibarının zedelenmesinden ötürü manevi tazminat talep etmiş, davalı ise birleşen davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında, bayilik sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme çerçevesinde asıl davacı tarafından davalıya 300.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiği çekişmesizdir.
Uyumazlık, tarafların alacak miktarı sözleşmenin feshi halinde tesisteki malların davacı tarafından satın alınmasının gerekip gerekmediği, davalı tarafından keşide edilen 335.653,27 TL tutarlı fatura içeriğindeki malların davacıya teslim edilip edilmediği, malzeme söküm bedelinden kimin sorunlu olduğu noktalarındadır.
Taraflar arasında imzalanan bayilik anlaşmasının 3/c maddesinde sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi halinde davacının tesisteki malzemeyi satın alma hakkını haiz olduğu kararlaştırılmıştır. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere bu, davacı için bir yükümlülük olmayıp haktır. Davacının bu hakkı kullandığına dair bir delil bulunmadığından ve davalı taraf davacıya 335.653,27 TL tutarlı fatura içeriğindeki malları teslim ettiğini kanıtlayamadığından, bu fatura davacının defterlerinde kayıtlı olmadığından davalının bahse konu fatura nedeniyle alacaklı olduğu savunması yerinde görülmemiştir.
Bir diğer çekişme akdin feshi halinde söküm bedelinden kimin sorumlu olacağıdır.
Taraflar arasındaki bayilik anlaşmasının 3/c maddesinde sözleşmenin herhangi bir nedenle feshi halinde söküm bedelinin davacı yükleniciye ait olacağı kaleme alındığından 11.410,60 TL bedelli fatura yönünden davacının talebi yerinde görülmemiştir.
Tarafların alacak/borç durumlarının tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda birbirini teyit eden fatura tutarlarının toplam 239.864,54 TL olduğu belirlenmiştir. Az yukarıda değinilen 15/10/2015 tarih ve 11.410,60 TL ( söküm bedeli ) bedelli faturanın çıkarılmasıyla davacının asıl alacağının 228.453,94 TL olduğu anlaşılmıştır. Asıl alacak miktarındaki değişim icra takibindeki faiz miktarını da etkileyecek olmakla birlikte söz konusu husus basit bir oran-orantı işlemi ile çözümlenebileceğinden mahkememizce resen hesaplama yapılmıştır. ( 228.453,94 X 3.450,10 / 239.864,00 = 3.285,98 TL )
Birleşen dava açısından durum değerlendirildiğinde, alacaklı olmadığı halde davalının teminat mektubunun 107.090,00 TL lik kısmını nakde çevirmesi haksız bir zenginleşme teşkil ettiğinden bu bedelin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar teminat mektubunu nakde çevrilmesinin koşulları oluşmamış ise de bu husus davacının kişilik haklarını zedeler nitelikte olmadığından manevi tazminat istemi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ( Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2012/9267 – 16548 E.K. Sayılı kararı )
HÜKÜM: Gerekçesi açıklanan nedenlerle;
Asıl Davada;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davalının …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas ( Yenilenerek … Esas ) Sayılı dosyasında takibe yaptığı itirazın 228.453,94 TL’lik kısmı ile işlemiş faizin 3.285,98 TL’lik kısmı yönünden İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden talepnamedeki koşullarla devamına,
2-Alacak belirlenebilir olduğundan iptaline karar verilen kısmın %20’si oranındaki 46.347,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 15.830,15-TL karar ve ilam harcının 2.938,63-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 12.891,52-TL’nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 24.671,79-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 2.938,63-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 27,70-TL başvuru harcı, 4,10-TL vekalet harcı, 6,50 TL vekalet pulu, 253,80 TL keşif harcı, 350,00 TL keşif araç ücreti ve 3.285,00-TL tebligat/bilirkişi/posta gideri olmak üzere toplam 3.927,10-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 3.740,24-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 4,10 TL vekalet harcı, 7,25 TL vekalet pulu ve 110,00 TL tebligat/posta gideri olmak üzere toplam 121,35 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 5,77-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Birleşen …. Asliye Ticaret Mahkemesinin … E sayılı Dosyasında;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-107.090,00 TL’nin 24/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat isteminin reddine,
3-Alınması gerekli 7.315,32-TL karar ve ilam harcının 2.050,84-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 5.264,48-TL’nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 14.123,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 29,20-TL başvuru harcı, 2.050,84- TL karar harcı, 4,30-TL vekalet harcı, 6,80 TL vekalet pulu, 112,00-TL tebligat/posta gideri olmak üzere toplam 2.203,14-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 1.964,64-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/10/2020
Katip …
e-imzalı
Hakim …
e-imzalı