Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2020/185 Esas
KARAR NO : 2020/275
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ : 17/06/2020
KARAR TARİHİ : 18/06/2020
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle;—————— nolu ———değerinin tespiti ile adi ortaklığın tasfiyesine ve tarafların 1/2 hisse sahibi olduklarının tespit ve kabulüne, yargılama aşamasında oluşacak değerlere göre ıslah talep hakkı saklı tutularak verilecek oran üzerinden reeskont faiz oranı uygulanarak 1/2 hissenin müvekkile ödenmesi ———————hatta kayıtlı bulunan ——————-kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir karar verilmesi ve yargılama gideri, vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.
Dava, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar;
“(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki——-, rekabet yasağına ilişkin——- yayın sözleşmesine dair ———–, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen——————-, komisyon sözleşmesine ilişkin —- ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan ——havale hakkındaki ——, saklama sözleşmelerini düzenleyen —————– maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) ————————-, ———–, ————————— diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir.
Bunun yanında TTK’nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu’nun havale hakkındaki ———————————–. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir.
Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde, bu kanundan ————- ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan “davalara”, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Bir hukuki işlemin veya fiilin Türk Ticaret Kanun’u kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Tüm dosya kapsamının ve yukarıda anılan yasal düzenlemelerin değerlendirilmesinde, tarafların tacir olmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK’nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar kapsamında da bulunmadığı, bu itibarla davanın nispi ve mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle Mahkememizin görevli bulunmadığı, adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevinin genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu, görev hususunun dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınacağı gözetilerek davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
Dosyanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde görevli —————–Mahkemesine gönderilmesine,
Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair HMK 138. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın, tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.