Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/612 E. 2020/538 K. 12.10.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2014/612 Esas
KARAR NO:2020/538

DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:11/03/2014
KARAR TARİHİ:12/10/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 07/06/2011 tarihinde …’nün ve sevk ve idaresinde bulunan, … otobüs işletmesine ait, davalı …Ş ( … AŞ ) ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı … ‘ye Koltuk Sigorta Poliçesi ile Sigortalı … plakalı aracın kaza yapması sonucu, otobüste yolcu olarak bulunan müvekkillerinin yaralanmasına sebep oldukları belirterek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maluliyet sebebi ile maddi tazminatın davalı …Ş ( … A.Ş )’den 1.000,00 TL maluliyet sebebi ile maddi tazminatın davalı …’den başvuru tarihini müteakip 8 iş gününün bitimi tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren başlayarak işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ve davacı … için 15.000,00 TL, davalı … için 15.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalı ….Şti ‘den kaza tarihi 07/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 20/03/2018 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve ıslah harcını da yatırmıştır.
Davalı …Ş (… A.Ş ) vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların maluliyet durumunun söz konusu olmadığını, maluliyet oranlarının tespiti gerektiğini, sigortacı tarafından tanzim edilecek ” gerçek ” zararın davacının vücut bütünlüğü kaybı oranı değil, ” meslekte kazanma gücünün daimi kaybı” oranındaki gerçek maddi zarar olduğunu, davacıların … dan herhangi bir ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, faiz talep edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı …’ya 10/09/2013 tarihinde 13.218,50 TL davacı …’e 19/03/2013 tarihinde 57.849,00 TL ödeme yapılarak müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı …’e 16.250,00 TL, davacı …’ya 6.205,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında ki tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olduğundan müvekkili sigorta şirketi yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
GEREKÇE;
Dava ; trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı; davalılardan …. Şti.’ye ait otobüste yolcu olarak seyahat ettiği sırada gerçekleşen kaza nedeniyle malul kaldıklarını beyanla maddi manevi tazminat isteminde bulunmuş, davalılar davanın reddini savunmuştur.
Görev hususu kamu düzeninden olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Olay tarihi itibari ile yürürlükte olan 4077 sayılı kanunun 3-h maddesine göre Tüketici işlemi, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan, gerçek yada tüzel kişiyi; aynı yasanın 3-g maddesine göre de Sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder.
Tüm bu açıklamalardan sonra, eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde, davacıların davalı seyahat firmasına ait otobüsle yolcu olarak bulunduklarının çekişmesiz olduğu, böylece işlemin 4077 sayılı kanunun 3-h maddesi uyarınca Tüketici işlemi olduğu, mezkur kanunun 23.maddesi uyarınca bu kanundan doğan ihtilafların Tüketici Mahkemelerinde görüleceği hususları gözetilerek görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesinin olduğunun tespiti ile mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacılar ile diğer davalılar arasında Tüketici işlemi bulunmamakta ise de tüketici mahkemesi, asliye ticaret mahkemesine nazaran daha özel nitelikte bir mahkeme olduğundan aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (aynı yönde Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2015/13985-11720 E.K. Sayılı kararı ile 2015/9096-9865 E.K. Sayılı kararı)
HÜKÜM: Gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemeleri olduğunun tespitine,
3-Karar kesinleştikten sonra HMK.nın 20.maddesi gereğince yasal sürede başvuru halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına mahkememizce karar verilmesine,
4-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı … ve davacılar vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/10/2020

Katip …
e-imzalı

Hakim …
e-imzalı