Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/278 Esas
KARAR NO : 2020/269
DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/04/2020
KARAR TARİHİ : 30/04/2020
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2020
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili …, …’nin %95 payına sahip ortağı ve münferiden temsil yetkili müdürü olduğunu, müvekkil, 14/03/2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirkete on yıl süreli olarak münferiden müdür olarak seçildiğini, müvekkili …’ün şirketin her hususta münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, bu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ne tescil edildiğini, şirket müdürlüğüne on seneliğine müvekkil … atanmış olup, şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili olmak üzere yetki verildiğini, fakat eski müdür ve ortak olan ….. ‘un müdürlük yetkisi sehven kaldırılmadığını, diğer ortak ….. ‘un müdürlük yetkisi sehven kaldırılmadığından ve müdürler kurulu başkanı seçilmemiş olduğundan; çağrı yapma yetkisi her iki müdür üzerinde olduğu yönünde ticaret sicil müdürlüğü beyan ve itirazda bulunarak toplantı çağrımızı reddettiğini, …’nin Genel Kurulunu belirlemiş olduğu gündem maddeleri ile toplamak üzere müvekkil …’e toplantıya çağrı izni verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Dava,TTK’nın 410′ nci maddesi uyarınca, genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.
Dava dilekçesine ekli belgelerden davacının 14/03/2011 tarihli 1 sayılı ortaklar kurulu kararı ile davalı şirkete on yıl süreli olarak münferiden müdür olarak seçildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, şirketin diğer ortağı olan ….. ‘un müdürlük yetkisinin sehven kaldırılmadığını, bu nedenle şirket adına işlem yapamadığını, tek başına şirket genel kurulunu toplantıya çağıramadığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
HMK gereğince öncelikle dava şartlarının incelenmesi gerekmektedir.
HMK nun Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115. maddesi; “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder….” hükmünü amirdir.
HMK’nun 114/1-h maddesinde “Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması” dava şartları arasında yer almaktadır.
Davacının şirkete müdür olarak atandığı ortaklar kurulu kararında davacıya şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verildiği anlaşılmaktadır. Yine davacının şirkette % 95 pay sahibi olduğu görülmektedir. Zaten davacı da diğer ortağın müdürlük yetkisinin “sehven” kaldırılmadığını belirtmiştir. İşbu nedenlerle şirkette müdür sıfatı da bulunan davacının tek başına şirket adına tüm işlemleri yapabileceği, bunun için sehven müdür olarak görünen diğer ortağın onay veya imzasına gerek bulunmadığı, kaldı ki şirkette % 95 pay sahibi olan davacının TTK’nun 617/2 maddesi yollaması ile 416.maddede yer alan çağrısız genel kurul hükümlerine göre tek başına karar alabileceği ve diğer ortağın müdürlük yetkisini de ortadan kaldırabileceği açık olduğundan (ki davacı diğer ortağı usulüne uygun olarak toplantıya davet etmiştir) davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varılarak davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Hukuki Yarar Yokluğu Nedeniyle REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Bakiye avansın yatırana iadesine,
Dair HMK.320/1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.30/04/2020
Başkan …
¸E-imzalı
Üye …
¸E-imzalı
Üye …
¸E-imzalı
Katip …
¸E-imzalı