Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/392 E. 2018/40 K. 13.02.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO :2016/392 Esas
KARAR NO :2018/40
DAVA :Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/09/2016
KARAR TARİHİ:13/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Çin ülkesinden satın aldığı 3 konteynır malların deniz yoluyla taşınarak Türkiye’ye getirilmesi için her bir konteynır için 1.400,00 USD olmak üzere toplam 4.200,00 USD bedelle davalı şirketle anlaşıldığını, davalı şirketle yapılan görüşmelerde yüklemeyle ilgili sıkıntı olmadığının söylenildiğini, ancak yurt dışı firmasıyla yapılan görüşmelerde ise problemlerin olduğunu belirttiklerini, davalı ile yapılan görüşmeler neticesinde malların yüklenemediğinin bildirildiğini, davalının oyalayıcı ve tutarsız davranışları üzerine müvekkili şirketin davalı şirketle çalışmayı iptal etmek zorunda kaldığını, bu durumda müvekkilinin malların taşınması için dava dışı başka şirketle anlaşıldığını, davalının oyalayan ve yanlış davranışları nedeniyle müvekkilinin zarara girdiğini belirterek davanın kabulü ile 4.350,00 USD fazladan ödenen navlun bedelinin fiili ödeme günündeki Türk parası karşılığının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, avukatlık ücreti ve mahkeme masrafların davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Çin’den satın aldığı 3 konteyner malın deniz yolu ile taşınarak Türkiye’ye getirilmesi adına konteyner başın 1.400,-USD olmak üzere toplamda 4.200,-USD’ye müvekkili şirketle anlaştığını, ancak istediği sürede yükleme yapılmadığını belirterek malı başka bir şirkete taşıttığını, bu sebeple ödemek zorunda kaldığı sözde 4.350,-USD fazladan navlun bedelinin fiili ödeme günündeki Türk Parası karşılığının avans faiziyle birlikte müvekkili şirketten talep ettiğini, müvekkili şirkete yöneltilen davanın dava dilekçesinde bulunması gereken hususları taşımadığından açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacının ilk olarak 16/12/2016 tarihinde müvekkili şirkete ulaştığını, Shunde – Haydarpaşa arası taşımacılığa ilişkin fiyat teklifinin talep edildiğini, yine aynı gün 17/12/2015,18/12/2015 tarihlerinde sırasıyla fiyat bilgileri, ulaşım süreleri, acente ve yükleyici bilgileri karşılıklı davacı şirketle paylaşıldığını, davacının rezervasyonunu 18 Aralık’ta verdiğini, yükleme tarihleri için de yükleyici malların hazır olduğunu belirtmesiyle yapılacağını bildirdiğini, bu sebeple malların Aralık ayında çıkış yapmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, ayrıca bu tarihlerde tüm Avrupa, Amerika ve Doğu Hattında yeni yıl ve noel tatilinin olduğunu, kontratların tamamlanma dönemleri olup deniz taşımalarında gemi bulmada gecikmelerin olduğunu bilinmesinin denizcilik sektörünün teamülünde olan bir husus olduğunu, tüm bunlara rağmen müvekkili şirketin davacının özel ricasıyla tüm imkanlarını seferber edip malı taşımak, davacının olağanüstü taleplerini mümkün olmadığını bildirmesine rağmen yerine getirmek için deneyimli ve basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken en yüksek özeni gösterdiğini, bu işlemler için müvekkili şirketin tüm imkanlarıyla emek ve masraf sarf ederken 30/12/2015 tarihinde haksız bir şekilde davacı şirketin ilgili işi çalışma şekliniz bize ters diyerek iptal ettiğini bildirdiğini, ardından gönderdiği e-posta yazışmasında durumu ikrar ettiğini, 18/12/2015 tarihinde rezervasyon yaptırdığını, taşıma işinin yükleyicinin malı hazır ettiği 28/12/2015 hazır olduklarını kabul ettiğini, yükleyici taraftan kaynaklanan gecikmenin bedelinin müvekkiline ödetilmek istenildiğini, davacı şirketin müvekkilinin 4.200,-USD olarak teklif ettiği ve piyasa rayiçlerinde olan taşımayı 2 katından fazla bir fiyata 8.550,-USD’ye ve müvekkili şirkete iptal bildiriminde bulunmasından 2 hafta sonra yaptığını, işbu tutarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili mahkememizin 13/02/2018 tarihli duruşmasındaki beyanında, davalarından feragat ettiklerini yargılama masrafı ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını belirtmiştir.
Davalı vekili 12/02/2018 tarihli beyanında davacı tarafın feragat etmesi halinde davacı taraftan yargılama masrafı ve vekalet ücreti talep etmediğini talep ettikleri görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelemesinden, davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davadan feragatin davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olması sebebi ile HMK‘nun 307. maddesi gereğince feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR:
1-Davanın HMK ‘nun 307.maddesi gereğince feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harç tarifesi ve Harçlar Kanunu gereğince tayin olunan 35,90 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 218,41 TL harçtan mahsubu ile bakiye 182,51 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekilinin vekalet ücreti talepleri olmadığı beyanları gereğince davalı vekili yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2018

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır