Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/192 Esas
KARAR NO : 2018/894
DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/02/2018
KARAR TARİHİ : 28/09/2018
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından….. kredi kullanıldığını, söz konusu krediler kapsamında müvekkili şirket yetkilisi …… hayat sigortası poliçeleri düzenlendiğini, söz konusu poliçelerin 15 yıllık olduğunu, daha önce iptalleri istemiyle başvurulmasına rağmen ilk yılın dolmasının gerektiğinin belirtildiği, 27/10/2016 başlangıç tarihli ……poliçe numaralı uzun süreli hayat sigortalarının ayrılma ve ödenen primlerinin iadesini talep ettiğini, bu hususta olumlu yanıt alınmaması sebebiyle davalı aleyhine ihtarname keşide ettiğini, ancak davalı yanın bu hususta kendilerine ulaşmış bir iptal talebinin bulunmadığını belirterek iade yapılmasının söz konusu olmadığını belirttiğini bu cevabı yazı üzerinde çağrı merkezi aranarak yeniden iptal talebinde bulunulduğu ve poliçelerin iptal edildiğini, iptal sebebiyle davalı tarafından iştira ödemesi açıklamasıyla …..numaralı poliçe için 3.007,84-TL,…… numaralı poliçe için 8.263,74-TL iade edildiğini, ancak ayrılma değerlerinin davalı tarafça TTK 1500. Maddesine aykırı olarak hesaplandığını, zira müvekkili tarafından 27/10/2016 başlangıç ve 27/10/2030 bitiş tarihli 14 yıl süreli poliçe için 5.267,15-TL diğer poliçe için ise 15.105,48-TL ödendiğini, yapılan kesintilerin yalnızca bir yıl geçmiş olmasına rağmen fahiş olduğunu, bu sebeple fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak şimdilik 500,00-TL ‘nin başvuru tarihi olan 03/01/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigortalının …… ve … numaralı poliçeler için müvekkili şirketine iletmiş olduğu her hangi bir iptal talebinin mevcut olmadığı, müvekkili şirkete ulaşan ihtarname ekinde ise yer alan vekaletnamenin sadece dava vekaletnamesi olduğunu, bu sebeple ihtarnameye ilişkin her hangi bir işlem yapılamadığı, davacının yalnızca bir kez 05/01/2008 tarihinde çağrı merkezi ile yaptığı görüşmede iptal talebinde bulunulduğu ve talep üzerine poliçelerin iptal edildiği ve davacıya iştira ödemelerinin yapıldığı, söz konusu tutarın sigorta ettirenin iptal talep ettiği tarihe göre hesaplandığını, bu süre zarfında yapılan idari masrafları, acente komisyon tutarları ve teminat maliyetlerinin düşülmesi sonrasında iştira anındaki aktüeryal matematik karşılık değerinin iştira tutarı olarak hesap ederek davacıya ödendiğini, söz konusu kesintilerinde mevzuat ve tarifeler ile ilgili tekniklere uygun olduğunu, bu işleminde hazine müsteşarlığı tarafından belirlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, genel kredi sözleşmesi nedeniyle davacı şirket yetkilisine yapılan hayat sigortasının iptal edilmesi sebebiyle ödenen ayrılma değerinin eksik ödendiği iddiasıyla açılan alacak davasıdır.
Davacı vekili 03/04/2018 ve 06/06/2018 tarihlerinde vermiş olduğu dilekçeler ile davanın sehven İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesinde açıldığını, HMK 15/2. Maddesi gereğince can sigortalarında sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh ve aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunun belirtilmesi sebebiyle dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HMK 15/2 maddesinde can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh ve aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Huzurdaki dava dosyası incelendiğinde, davacı sigorta ettiren ve sigortalı şirket yetkilisi……. adresinin …. olduğu, ancak davanın, davalının ikametgahı gözetilerek İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın sigorta poliçesinin iptal edilmesinin sebebiyle ödenen ayrılma değerinin eksik ödendiği iddiasına dayalı olarak açıldığı, davaya konu sigorta poliçelerinin davacı tarafından kullanılan kredi kapsamında davacı şirket yetkilisine yapılan uzun süreli hayat sigorta poliçelerinden ibaret olduğu, hayat sigortalarının can sigortalarının bir türü olduğu, HMK. m. 15/2 hükmü gereğince can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh ve aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğununu hükme bağlandığı, sunulan dilekçeler ve delilerden anlaşıldığı üzere davacı sigorta ettiren ile sigortalısının adresinin İzmir ilinde olduğu, bu sebeple davanın kesin yetki düzenlenmesine bağlı olarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememiz yetkisiz olup uyuşmazlığın mahkememizde çözümünün mümkün olmadığı, kesin yetki halinin dava şartlarından olduğu ve HMK’nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin yetkisizliği nedeniyle HMK’nun 114(1)/ç maddesinin yolması ile HMK’nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, kesin yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Uyuşmazlığı çözmede kesin yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olması ve Mahkememizin YETKİZLİĞİ nedeniyle HMK.nun 15(2) maddesinin ve HMK nun 114(1)/ç maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2- HMK’nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın kesin yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine,
3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK’nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.