Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/481 E. 2018/875 K. 11.07.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/481 Esas
KARAR NO : 2018/875

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2017
KARAR TARİHİ : 11/07/2018
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili 22/05/2017 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde müvekkilinin satıp teslim ettiği emtia bedeline ilişkin cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine 286.939,22-TL’nin tahsili amacı ile Bakırköy …. İcra Müdürlüğü’nün …. esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptali takibin devamına, %20’i oranından az olmamak kaydı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin yetkisine vaki itirazın değerlendirilmeden itirazın iptali davası açılamayacağını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığı gibi alacaklı olduğunu, davalı şirketçe düzenlenen 30.12.2016 tarihli 21.838,54-EURO bedelli ve 17.12.2016 tarihli 102.600,00-EURO bedelli faturaların 21.01.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, fatura bedellerinin halen ödenmediğini, bu nedenle takibe itiraz edildiğini, buna ilişkin Bakırköy ….. Noterliği’nin 07.04.2017 tarih …. yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edilerek her iki fatura bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, takibin cari hesaba dayandırılmasına rağmen taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını savunarak davanın reddine, aksi halde müvekkilinin alacağına karşılık takasını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava, cevap dilekçeleri, Bakırköy ….. İcra Müdürlüğü’nün …. esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı… Vs.
Bakırköy ….. İcra Müdürlüğü’nün ….. Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 04/05/2017 tarihinde 286.939,22-TL fatura alacağının tahsili amacı ile takip başlatıldığı, ödeme emrinin 08.05.2017 tarihinde tebliği üzerine, 09.05.2017 tarihinde icra dairesinin yetkisi ile borcun esasına itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Takip talebi ve ödeme emrinde alacağın cari hesaptan kaynaklandığını belirtildiği, ödeme emrinde ayrıca 9 adet EURO cinsi faturanın ekli olduğu anlaşılmıştır. Faturaların ilki 03.04.2015 tarihli olup, son fatura ise 17.12.2015 tarihlidir.
Davalı tarafından keşide edilen Bakırköy …. Noterliği’nin 07.04.2017 tarih …. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya tebliğ edilen 21.838,54-EURO ve 102.600,00-EURO bedelli 2 adet fatura bedelinin tam olarak ödenmediği, keşide tarihi itibari ile davacının 31.026,10-EURO ile 1.821,39-TL borcunun bulunduğu, borcun derhal ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiş olup, ihtarname 10.04.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarnamede sözü edilen faturaların yurt dışı satış komisyonuna ve reklamasyon giderine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların muamele merkezlerine ilişkin sicil kayıtları elektronik ortamda alınmış davacı şirketin muamele merkezinin Bahçelievler-Yenibosna davalı şirketinin muamele merkezi ise … ilçesi olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından sunulan elektronik postaların incelenmesinde; emtianın geç teslimi nedeni ile işin biran önce tesliminin talep edildiği, geç teslimat nedeni ile indirim yapılacağından söz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 13.03.2018 tarihli raporun incelenmesinde; taraf defterlerinin usulüne uygun şekilde düzenlendiği, davalı tarafça, 2017 yılı defterlerinin ibraz edilmediği, davacı defterlerine göre takip tarihi itibari ile davacının 286.939,22-TL alacağı bulunduğu, davalının ise 2016 yılı hesap ekstrelerini sunduğu, 2015 ve 2017 yıllarına ilişkin hesap ekstrelerini sunmadığı bu nedenle hesap ekstrelerinin sunulmadığı , davalı cari hesap ekstresinin sunulmaması nedeni ile farkın nedeninin belirlenemediği, emtiadaki ayıp konusunda uzmanlığı bulunmadığı bildirdiği görülmüştür.
Davalı vekili, rapora itiraz etmiş olup, mahkememizce tekstil mühendisi bilirkişi görevlendirmek sureti ile bilirkişi kurulundan ek rapor alınmıştır. 06.06.2018 günlü ek raporun incelenmesinde; davalının davacı tarafından teslim edilen malların hatalı üretimi olduğu gerekçesi ile satış yaptığı İtalya merkezli firma nezdinde uğradığı zarar için 102.600,00-EURO ve 21.838,00-EURO olmak üzere toplam; 124.438,54-EURO fatura düzenlendiği, faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı 21.838,54-EURO tutarındaki faturaların yurt dışı satış komisyonu için düzenlendiğini, ancak faturaların dosyaya sunulmaması nedeni ile davacının faturalar konusu ürünleri yapıp yapmadığı, davalının yurt dışı satış komisyonunu hak edip etmediğinin anlaşılmadığını, 102.600,00-EURO tutarındaki faturanın ise bir kısım faturaların reklamasyon bedeli olarak düzenlenmesine rağmen dayanak yapılan bir kısım faturaların hangi ürünlere ilişkin olduğunun anlaşılmadığı, davacı tarafından davalıya sunulan ürünlerin davalı tarafından yurt dışına ihraç edildiğini, taraflarca sunulan yazışmalardan davacının üretmiş olduğu ürünlerin davalı tarafından kalite kontrolünün yapıldıktan sonra ihraç edildiğinin anlaşıldığını, kalite kontrol raporlarının incelenmesinde; bir kısım eksikliklerinin belirlendiğini, ancak raporların imzasız olduğunu, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını belirlemişlerdir. Mali inceleme kısmında ise davacının, davalı tarafından düzenlenen faturaları kabul edilmediği takdirde 286.939,22-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Rapora karşı itirazda bulunulmuş ise de süresinde delil sunulmaması nedeni ile mahkememizce raporun hükme esas alınabileceği değerlendirilerek yeniden rapor alınması yoluna gidilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, satım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki, satım sözleşmesi ilişkisi çerçevesinde davacı tarafından davalıya sözleşme konusu emtianın teslim edildiği sabittir. Uyuşmazlık, emtiada ayıp bulunup/ bulunmadığı bulunuyor ise usulüne uygun şekilde ve süresinde davalı tarafça ayıp bildiriminde bulunup bulunulmadığı, davalı tarafından düzenlenen 2 adet faturanın bu değerlendirme kapsamında dikkate alınıp alınmayacağı ve bu kapsamda davacının alacağının varlığı ile miktarına ilişkindir. Dosyaya yansıyan bilgilerden davalı, davacıdan satın almış olduğu emtiayı yurt dışındaki şirkete satmıştır. 22.12.2017 havale tarihli dilekçe ekinde davalı tarafından bir kısım belgeler sunulmuş ise de sunulu belgelerin hiçbirinde imza bulunmadığı, hangi tarihte ve ne şekilde ayıbın tespit edildiği konusunda hiçbir açıklama içermediği anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkememizce belirtilen dilekçe ekinde ibraz edilen ayıbın tespitine ilişkin belgelere itibar edilmemiştir. Diğer yandan, dava konusu alacağa ilişkin son fatura tarihi 17.12.2015 tarihi olup, davalı tarafça düzenlenen 102.000,00-EURO’luk reklamasyon faturası 30.12.2016 tarihlidir. Her ne kadar faturanın davalıya tebliğ edildiği savunulmuş ise de buna ilişkin tebliğ evrakı dosyada bulunmamaktadır. Fatura 07 Nisan 2017 tarihli Noter ihtarı ekinde davacıya tebliğ edilmiştir. Bu durumda, davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen ayıp ihbarı TTK.’nın 23. Maddesinde belirtilen sürelerde yapılmamıştır. Davalı tarafından savunulan 21.838,54-EURO’luk fatura ise ihracat komisyonu alacağına ilişkin olup, taraflar arasında buna ilişkin bir sözleşme bulunmamaktadır. Dosya kapsamındaki belgelere göre davacı, davalıya mal satmış; davalıda davacıdan satın aldığı malı kar payını eklemek sureti ile yurt dışına ihraç etmiştir. Bu durumda, davalının ayrı bir komisyon alacağının bulunduğu kanıtlanamamıştır. Yukarıda belirtildiği gibi ayıp ihbarı süresinde yapılmadığı gibi düzenlenen raporların imzasız olması ve kim tarafından düzenlendiğinin belli olmaması karşısında raporlar TTK.’nın 23. Maddesi anlamında ayıbın tespitine esas alınamaz. Yargılama sırasında da sözleşme konusu emtianın davalıda olduğu savunulmamış, emtianın yurt dışında olması nedeni ile, tamamı veya numuneleri üzerinde inceleme yapılarak bir sonuca varılamamıştır. Teknik bilirkişi raporunda (3-5 sayfalar) belirtilen ve davalı tarafından e-mail yazışmalarında sözü edilen, usulüne uygun tespit edilmeyen ayıpların da açık ayıp niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2 gün içerisinde açık ayıpların tespit edilerek satıcıya ihbarı gerekirken buna yönelik işlem yapılmaması;yargılama sırasında herhangi bir ayıp tespit edilmemiş olmasına rağmen, emtia ayıplı kabul edilse dahi alıcının emtiayı ayıplı şekli ile kabul ettiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeler ile davalının takas mahsup savunması yerinde olmayıp, bakiye sözleşme bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, satım sözleşmesinden kaynaklı alacağın likit olması nedeni ile davacı yararına %20’i oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile; davalının Bakırköy …. İcra Müdürlüğü’nün …. Esas sayılı dosyasına vaki itirazın takip konusu 286.939,22-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin takipteki koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20’i olan 57.387,84-TL icra inkarın tazminatının, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 19.600,81-TL harçtan peşin alınan 4.900,21-TL harcın mahsubu ile 14.700,60-TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 4.900,21-TL peşin harç ile 31,40-TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 1.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 95,50-TL posta masrafı toplamı olan 1.095,50-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Avukatlık ücret tarifesine göre, hesaplanan 23.166,35-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Dosya Kesinleştiğinde ve talep halinde gider avansların taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2018

Katip …
¸

Hakim …
¸