Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 09/04/2018
KARAR TARİHİ : 12/09/2018
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 09/04/2018 tarihli dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin 27/03/2000 tarihinde İstanbul Ticaret Siciline tescil edilerek ……. sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, birleştirme kararı ile aynı ortaklar tarafından 23/08/1982 tarihinde kurularak, kuruluşu 28/08/1982 tarih ve 577 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen …… bünyesine dahil edildiğini, 13.400.000-TL sermayeli şirketin sermayesinin tamamının ödendiğini, şirketin hisselerinin nama yazıldığını, müvekkili şirketin 36 yıldır kesintisiz olarak ticari faaliyet içerisinde olduğunu, şirketin 1994 yılında kurulan …….arasında roro seferlerini gerçekleştiren …..’nin kurucu ortakları arasında yer aldığını, 2014 yılındaki 40.234.458,54-TL olan net satışı, 2014 yılında %15 i aşan bir oranda artışla 2014 yılında 46.872.573,51-TL’ye ulaşmışsa da, karlılık, aynı oranda artmadığını, tam tersine … ile… arasındaki ithalat ve ihracat kapasitesinde 2014 yılından itibaren başlayan daralmaya ilave olarak, artan maliyetler, …ülkelerinin uyguladığı yol vergilerinin artışları, güzergah üzeri ülkelerin Türk araçlarına uyguladıkları yüksek cezaları ve nihayet sektördeki araç yığılmasının taşıma ücretlerinin aşağıya çekilmesine neden olduğunu, bu halin yılların emeği ile oluşturulan ticari itibarını kaybetmek istemeyen müvekkili şirketi, banka kredisi de kullanarak maliyetinin altında taşıma yapmaya icbar ettiğini, açıklanan ve müvekkili şirketin dışında gelişen olumsuzluklar nedeniyle taşıma stratejisini değiştirme kararı alan müvekkili şirketin kara yolu taşımacılığı yerine mevcut müşteri ve partner potansiyelinin ihracat taşımacılığını, konteyner ile karayolu denizyolu ve … demiryolu kullanarak gerçekleştirmeye başladığını, bu strateji değişikliğinin maliyetlerinin belirlenebilir, kontrol edilebilir hale getirildiği gibi, kara yolu taşımasına göre, mesafeyi ve süreyi kısaltması nedeniyle ihracat ve ithalatçılar tarafından tercih edilmesi nedeniyle şirketin karlılığını arttıracağını, değişikliğin karlılığı artması yanında, müvekkili şirketin yeni gelişmekte olan…-… demiryolu hattı üzerinden … ve … gerçekleşecek konteyner çtaşımaları için de gerekli temasları sağladığını, şirketin her ne kadar, taşıma stratejisini değiştirmiş, gerekli bağlantıları sağlanan yeni iş olanakları yaratmış ise de ekli bilançodan anlaşılacağı üzere, 16/02/2018 tarihi itibariyle dönen varlıkların rayiç değer toplamının 1.970.224,25-TL, duran varlıkların rayiç değer toplamının 10.756.172,24-TL, tüm varlıkların rayiç değer toplamının ise 12.860.293,58-TL’si olduğunu, buna karşılık 28.120.172,03-TL kısa vadeli, 13.016.530,85-TL uzun vadeli borcu bulunduğunu, bu bilgilere göre müvekkili şirketin baorca batık durumda olduğunun konkordato mühlet talepli olarak müracaat etmek gerektiğini, dilekçe tarihleri itibariyle mevcut varlıkları ile borçların ancak %31 oranındaki kısmının karşılanabilecek durumda olduğunu, konkordato teklifinin kabulü halinde şirketin borçlarının tamamını ödeme imkanına sahip olacağını, bunun için yapısal ve mali tüm tedbirlerin alınmaya başlandığını, dava dilekçesinde izah edilen tüm kaynakların toplamının şirketi borca batıklıktan kurtarmaya yeteceğini, tüm bu sebeplerle müvekkili şirketin borçlarını konkordatonun tasdikini takip eden yıldan başlamak üzere 5 yıl zarfında faizsiz olarak belirtildiği şekilde ödemeyi teklif ettiğini, ödeme güçlüğünde olan müvekkili şyirketin mal varlığının haciz yoluyla takipler sonucu paraya çevrilmesi halinde mal varlıkları aktifi piyasa şartlarına göre çok daha düşük değerlerde paraya çevrileceğini, bu durumda alacaklıların çoğunluğunun alacağa kavuşamayacağını, iflas halinde ise, iflas garamesi ile yetinmek zorunda kalacaklarını, müvekkili şirketin küçük işletme statüsünde olduğunu, müvekkili şirkete İİK 286-287 madde hükümlerine istinaden alacaklılarıyla konkordato akdetmek için üç aylık geçici mühlet kararı verilmesini, geçimci mühlet hükmünün infazında tereddüt oluşmaması için, mühlet hükmüne İİK 294/1 maddede yazılı hususların/tedbirlerin dercini talep ve dava etmiştir.
Davacının dava dilekçesi ve ekleri incelenmiş, İİK’nun 7101 sayılı kanunla değişik 286.maddesine göre istenen belgelerin dava dilekçesi ekinde mevcut olduğu anlaşılmakla davacı şirket lehine 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş, geçici mühlet süresi içerisinde İİK 294-295-296 ve 297.maddelerinin uygulanmasına, şirket aleyhine ihtiyati haciz ve muhafaza işlemlerinin yapılmasının tedbir yoluyla durdurulmasına, şirkete konkordato komiserlerinin atanmasına, atanan komiserlere şirketin defterlerini tutarak projenin incelenmesi, şirketin faaliyetlerine nezaret etmeleri ve kanundan kaynaklanan diğer görevleri yapmak suretiyle rapor düzenlemeleri görevi verilmiştir.
Verilen geçici mühlet kararı, tedbirler ve atanan komiserler ile ilgili gerekli ilanlar yapılmış ve ilgili kurumlara gerekli bilgiler verilmiştir.
Davacı tarafından gerekli iflas avansı ve konkordato gider avansı verilen süre içerisinde dosyaya yatırılmıştır.
Mahkememizce atanan konkordato geçici komiser heyeti raporunda; her ne kadar davacı şirketin borç ödeme gayreti ve kararlılığı bulunsa da, kyaratacağı karlılığın da buna destek olmasının şart olduğunu, aksi taktirde sermaye artışı, ortağın ve şirketin gayrimenkul satışı ve muhtemel diğer imkanların, karlılık olmadığı sürece projenin başarıya ulaşması için yeterli olmadığını, işlerin açılması ve karlılığın sağlanmasının isbe, Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durumun düzelmesine bağlı olduğunu, ekonominin düzelmesi halinde davacı şirketin iş ve karlılık potansiyelinin olduğunu, ekonomik durgunluğun ne zaman sona ereceği ve mevcut borçların faizsiz olarak beş yıl gibi uzun sayılabilecek bir vade içinde ödenmesinin talep edildiği dikkate alındığında konkordato oylamasının ne şekilde tecelli edeceği konusunda bir öngörüsü olmadığını, bugünkü ekonomik koşulların devamı halinde, projenin başarı şansının bulunmadığını, ekonomik şartlarda biraz iyileşme olması ve durgunluğun aşılması halinde ise, raporda belirtilen somut önlemler ile birlikte projenin başarıya ulaşabileceğinin düşünülebileceğini rapor edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve konkordato komiserleri raporları gereğince; davacı …….’nin cari dönem kayıtları, geçmiş yıl kayıtları, şirket envanteri, tüm muhasebe kayıtları konkordato komiserlerimiz aracılığı ile kaydi ile fiziki olarak incelenmiş, mahkemeye sunulan hesap ve belgelerin doğru bilgiler içerdiği ve gerçeği yansıttığı anlaşılmıştır.
Davacı şirketin malvarlığının rayiç değerleri komiserler tarafından uzman bilirkişilere tespit ettirilmiş ve raporlarda gösterilmiştir. Alınan tüm raporlar ve uzman görüşleri uyarınca davacı şirketin borca batık olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Konkordato komiserleri tarafından dosyaya sunulan 10/09/2018 tarihli son raporda çeşitli ihtimallere göre borca batıklık miktarı (21.399.163,43 ile 28.719.626,63-TL arasında) değişkenlik gösterse de sonuç olarak davacı şirketin borca batık olduğu sabit olmuştur.
Davacı tarafından dosyaya sunulan projede 3 somut önerinin olduğu görülmüş ancak bu projelerin getirilerinin de borca batıklığı ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki;
Birinci somut öneride; 3.000.000-TL’lik nakit sermaye arttırımı yapılması taahhüt edilmiştir.
İkinci somut öneride; Şirketin ana hissedarı …e ait 2 adet arsanın satılarak bedelinin borç ödemesinde kullanılacağı ileri sürülmüştür. Ancak taşınmazların hali hazırda üzerinde ipotekleri de olduğu gözetildiğinde, satılacak arsaların rayiç bedel olarak 6.593.000,00-TL olduğu ileri sürülmesine rağmen mevcut ekonomik ortamda ne kadarlık bir bedelle satılabileceği, ipoteklerden arındırıldığında geriye ne kadarlık bir bakiyenin kalacağı ve her şeyden önce arsaların hemen satılacağı konusunda mahkememize somut bir delil sunulmadığından, bu önerinin davacı şirkete ne kadarlık bir katkı sağlayabileceği tespit edilememiştir.
Üçüncü somut öneride; Davacı şirkete ait ….bulunan 4 adet arsanın satılarak bedelinin borç ödemesinde kullanılacağı ileri sürülmüştür. Arsaların rayiç bedelinin toplam 1.200.000,00-TL olduğu ileri sürülmesine rağmen mevcut ekonomik ortamda ne kadarlık bir bedelle satılabileceği, ipoteklerden arındırıldığında geriye ne kadarlık bir bakiyenin kalacağı ve her şeyden önce arsaların hemen satılacağı konusunda mahkememize somut bir delil sunulmadığından, bu önerinin davacı şirkete ne kadarlık bir katkı sağlayabileceği tespit edilememiştir.
Davacı Şirketin yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan her üç somut önerisinin planlandığı şekilde borcun azaltılmasına katkı sağlayabileceği bir an için kabul edilse bile, şirketin yukarıda açıklanan borca batıklık durumunu değiştirmeyecektir. Davacının tarafından dosyaya yansıyan borç ödeme gayreti ve kararlılığı gözlenmiş ise de, tüm bunların projenin başarıya ulaşması için yeterli olmadığı toplanan tüm deliller, beyanlar ve dosyaya sunulan raporlarla anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının kesin mühlet verilmesi talebinin REDDİNE,
2-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine,
3-Tedbirlerin kaldırılmasına ilişkin kararın ticaret sicil gazetesinde ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına,
4-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün …..sicil sırasında kayıtlı davacı …….Şirketi’nin İİK’nun 156/1 ve 158.maddeleri uyarınca bugün yani 12/09/2018 günü saat: 13:55’ten itibariyle İFLASINA,
5-İflas Müdürlüğüne derhal bildirilmesine,
6-İflas avansının iflas müdürlüğüne aktarılmasına,
7-Kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına,
8-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
9-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile, Yapı Kredi Vekili, Süleyman Bülent Karabağlı Vekili, Tırsan Vekili, Fiba Banka Vekilinin yüzlerine karşı , kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/09/2018