Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/214
KARAR NO: 2019/636
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/03/2017
KARAR TARİHİ: 23/09/2019
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmeyle davalıya 709 56 06 abone numarası ile elektrik kullandırıldığını, davalının ödemeleri tam ve zamanında yapmaması sebebiyle borçlu olduğunu, davalının müvekkiline 12.08.2016 son ödeme tarihli, 25.661,80-TL ve 11.11.2016 son ödeme tarihli 10.658,70.-TL tutarındaki faturaları ödememesi sebebiyle İstanbul …İcra Müdürlüğü’nün… esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafından haksız bir şekilde alacağın 23.289,24 TL’lik kısmına itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usül yönünden mahkememizin ve icra müdürlüğünün yetkisi ile görevsizlik itirazlarında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; müvekkilinin tükettiği elektrikten daha fazla miktarda fatura tahakkuk ettirildiğini, herhangi bir hizmet karşılığı olmayan kayıp kaçak bedelinin bütün faturalarda alındığını, müvekkilinin bugüne kadar bütün faturaları süresinde ödediğini, takibe dayanak olan ve itiraz konusu faturanın 12.08.2016 son ödeme tarihli, 25.661,80 TL’lik hatalı ve yüksek olarak düzenlenen fatura olduğunu, faturalarda hizmet bedeli karşılığı olmayan ve EPDK kararları gereği alındığı bildirilen kayıp kaçak bedellerinin tahsilinin ve abonelere yansıtılmasının kabul edilemez olup, yasal hükümlere aykırı olduğunu, müvekkili tarafından takibe konu faturalardan 10.000.-TL’nin gerçeğe yakın kullanım olduğu için kabul edildiğini, dava konusu yapılan kabul edilen miktar dışında kalan 23.289,24 TL’nin yasal dayanağının olmadığını, sayaç üzerinde yapılacak inceleme ile bu hususun ortaya çıkacağını, davacının alacak iddiasının likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatının yasal dayanağının olmadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
G E R E K Ç E /
Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; fatura alacağı nedeni ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra-inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Tarafların Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca hasrettikleri delilleri toplanmıştır.
Davacı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden, 21/08/2019 tarihinde mahkememize gönderilen beyan dilekçesinde özetle, davalının dava açıldıktan sonraki tarihler olan, 10/03/2017, 04/07/2017 ve 03/08/2017 tarihlerinde takip konusu borcu ödediğinin, davalının borcunun kalmadığının ve bu sebeple de davanın konusuz kaldığının, ayrıca davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği için yargılama giderleri ve vekalet ücretine de mahkum edilmesinin talep edildiği, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelere ilişkin hususun mahkememizin 23/09/2019 tarihli celsesinde davalı vekili tarafından da kabul edildiği, ayrıca davalı vekili tarafından, davanın reddine, mahkememizin aksi kanaatte olması ve davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi halinde de davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden dolayı aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi, aksine lehlerine hükmedilmesinin talep edildiği bu haliyle de uyuşmazlığın davanın konusuz kalıp kalmadığı, konusu kalması halinde de, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden hangi tarafın sorumlu olacağı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323 ncü maddesinin 1. bendinde açıkça belirtildiği gibi vekalet ücreti bir yargılama gideridir. Bu nedenle, 29/5/1997 gün, 4/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında yazılı olduğu şekilde, yargılama giderlerinden olan avukatlık parası, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden hükme bağlanır.Davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise vekalet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir (HMK md. 330)
Yargılama harç ve giderleri, HMK.’nın 326. maddesi uyarınca kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Bu durumda yapan taraf haklı ise yaptığı gider karşı tarafa yükletilmeli, haksız ise yapılan yargılama gideri üzerinde bırakılmalıdır. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ilişkin 326. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır
Kural olarak bir davada asıl talebin konusuz hale gelmesi durumunda, bunun fer’i (yan) niteliğindeki diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilerek, bunlar hakkında da bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamaya devam ederek, davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum etmesi zorunludur. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt 3, Sayfa 3030 vd., 6. Baskı, 2001). Nitekim, 6100 Sayılı HMK’nın “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri”ni düzenleyen 331. maddesinin 1. bendinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği açıkça düzenlenmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde de;
Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, fatura alacağı nedeni ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra-inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, tarafların da kabulünde olduğu üzere yargılama sırasında davalı/borçlu tarafından icra dosyasındaki borcun ödenerek kapatıldığı, bu haliyle de icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasının takip konusu alacağın ödenmesi nedeniyle konusuz kaldığı, davanın konusuz kalması halinde bunun fer’i (yan) niteliğindeki diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesinin gerekli olduğunun anlaşıldığı, bu bağlamda yargılamaya devam olunduğu, davalı vekili tarafından her ne kadar davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri bu nedenden dolayı da aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi, aksine lehlerine hükmedilmesi talep edilmiş ise de, yapılan ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığının davalı tarafın da kabulünde olduğu, ayrıca yapılan bu ödemeye ilişkin herhangi bir ihtirazi kayıt konulup konulmadığının beyan edilmediği ve buna ilişkin herhangi bir delil de sunulmadığı, bu haliyle yapılan değerlendirmede de, takip konusu borcu dava açıldıktan sonra ödeyen davalı tarafın, dava açılmasına sebebiyet verdiği ve davanın açıldığı tarihte de haksız olduğu sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açılmasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle de yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına ve davacı tarafa verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine YER OLMADIINA,
2-Alınması gereken 1.590,88 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 263,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.327,18 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR YAZILMASINA,
-Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 263,70 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvuru harcı 31,40 TL, posta gideri 165,00 TL, bilirkişi ücreti 1.100,00 TL olmak üzere toplam: 1.296,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp, davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.794,71 TL nispi ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-HMK 120.maddesi gereğince; davacı tarafından yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK’nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip …
e-imzalıdır
Hakim …
e-imzalıdır