Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/610 Esas
KARAR NO: 2019/561
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ: 09/01/2017
KARAR TARİHİ: 09/09/2019
İstanbul … Asliye Ticaret Mahkemesinin … esas 2017/12 karar 11/01/2017 tarihli kararı ile mahkememize tevdi edilen ve yukarıda tarafları, konusu, esas ve karar numarası yazılı mahkememiz dosyasının yapıp bitirilen açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : Davacı taraf dava dilekçesi ile; davalının keşidecisi … A.Ş. Olan 20.9.2016 keşide tarihli 124.000,00.-TL bedelli …bank A.Ş. … Şubesi tarafından … numaralı çekin hamili olduğunu ve bu çekin uhdesinde iken kaybettiğini/çalındığını iddia ederek çekin iptalini sağlamak amacıyla 23.11.2016 tarihinde İstanbul … Asliye Ticaret Mahkemesinin … E.sayılı dosyasından çek iptali davasının açıldığını, çek hakkında ödemeden men yasağı kararı verildiğini, davaya müdahil olduklarını ve çek hakkında verilen ödeme yasağı kararının 9.12.2016 tarihli karar ile kaldırıldığını, çek hakkında ödeme yasağı kararı olduğundan bahisle çekin tahsil edilemediğini ve müvekkili şirketin ödeme dengesinin bozulduğunu, bu nedenle banka kredisi çekmak zorunda kaldığını, manevi olarakda çekin ödemesini alamadığı için kendi borçlarını ötelemek zorunda kaldığını, kendi müşteri çevresinde ve piyasada itibar kaybına uğrayarak zarar gördüğünü belirterek İstanbul … Asliye Ticaret Mahkemesinin…E.sayılı dosyasına davalının yatırdığı teminat üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve teminatın davacı tarafa iade edilmemesine, haksız ve usulsüz çek iptali davası nedeniyle maddi ve manevi zarara uğramasına neden olan davalının 15.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa yapılan tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı taraf delil olarak; çek örneği, İstanbul … Asliye Ticaret Mahkemesinin … esas sayılı dosyası, İstanbul Anadolu… İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası, Bursa …İcra Hukuk Mahkemesinin … esas sayılı dosyası, İstanbul CBS … soruşturma nolu dosyası, ödeme dekontu, bilirkişi incelemesi, tanık, isticvap ve yemin ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davalı cevap vermeyip münkir olmakla, davacının hamili olduğunu iddia ettiği çeke, davalının hamil olmadan haksız yere çek iptal davası açarak, davacının maddi ve manevi olarak zarara uğramasına yol açacak şekilde tedbir kararı alıp almadığı, alınan tedbir kararı ile davacının maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise maddi zarar kalemleri ve miktarları ile hükmedilecek ise manevi zarardan kaynakla tazminat miktarı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle dosya SMMM bilirkişisi …’e tevdi edilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu raporunda; Davacının bildirdiği hususlarda davalının talebiyle mahkemece verilen tedbir kararı kapsamında davacının müdahil olması ile bu defa davalıya çek istirdat davası açmak için verilen sürede dava açmamış olduğu tespit edilmiş olup, bunun sonucunun mahkemece uygulanan ihtiyati tedbir kararının haksız olarak kabulü neticesine göre maddi tazminat talebine ilişkin tedbirin uygulandığı süre içerisinde davacının zararlarının tespitine yarar bilgi ve belgelerin davacı taraftan sunulması beklenmiş ancak en son sunulamayacağı hususunda verilen bilgi kapsamında kredi faizi ödemelerinin çek bedeline uygulanacak ticari faizin üstünde olduğu hususunun dosya kapsamında mevcut olmadığı ve diğer hususlarında rapor sunmuştur.
Dava; haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Haksız ihtiyati tedbirden dolayı maddi tazminat davası açılabilmesi için icra edilmiş bir tedbir kararının bulunması, bu tedbirin haksız olduğunun ortaya çıkması, tedbir sebebiyle zarar meydana gelmiş olması ve zarar ile haksız ihtiyati tedbir arasında uygun illiyet bağının bulunması şarttır.
İhtiyati tedbir kararı verilen dosyada davalı tarafından anılan mahkemede verilen süre içerisinde çek istirdatına ilişkin dava açılmadığı anlaşılmış, davalı tarafından gerek çek iptali dava dosyasına gerekse mahkememiz dosyasına bu yönde bilgi dayanak sunulmamış olup, her ne kadar çek keşidecisi tarafından menfi tespit davası açıldığı ve bu dosyada verilen tedbir kararı ile yatırılan teminat karşılığında icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulduğu belirlenmiş ise de bu dava mahkememize konu davadaki tedbirle alakalı olmadığı, dolayısıyla davalının çek iptali davasında verilen süre içerisinde çek istirdatına ilişkin dava açmamasının sonucu olarak ihtiyati tedbirin haksız olduğu ve haksız ihtiyati tedbirden dolayı davalının sorumluluğu bulunduğu anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir haksız ve bundan da bir zarar doğmuş ise, bu haksız ihtiyati tedbiri koydurtmuş olan taraf, (kusurlu olmasa bile) bundan zarar gören karşı tarafa veya üçüncü kişiye tazminat ödemekle yükümlüdür. Yine sorumluluğu aynı çerçevede incelendiğinde “Haksız ihtiyati tedbir koyduran tarafın (tazminat davalısının) ödemekte yükümlü olduğu zarar, İhtiyati tedbir kararının icra edildiği tarih ile ihtiyati tedbirin kalktığı ya da kalkmış sayıldığı tarih arasındaki dönemde meydana gelmiş olan zarar olup, haksız ihtiyati tedbirden dolayı tazminat davası açan davacının ödenmesini istediği zararı ile haksız ihtiyati tedbir arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı (sebep sonuç ilişkisi) bulunması da gerekir. (Prof Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı, İstanbul, 2001, s.4378 vd.) “Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle açılan tazminat davasında, davacının zararını ispat etmesi şart olup, burada talep edilebilecek zarar, malvarlığının azalmasından ileri gelebileceği gibi mahrum kalınan kârdan (kazançtan) ya da pasifin artmasından da ileri gelebilir. Zararı belirlerken, davacının ihtiyati tedbir kararının verilmesinden sonraki malvarlığı ile ihtiyati tedbir kararının verilmemiş olması halinde ki malvarlığının durumu karşılaştırılacaktır.” (Yargıtay 4HD 2016/13898 2018/8204K) davacı ihtiyati tedbir ile ödemeden men yasağı verilmesi sebebiyle ödenmeyen çek bedelinin müvekkilinin ödeme sorumluluğu olan borçlarını teminen kredi kullanmak zorunda kaldığı ve hukuki yardım almasından kaynaklı masraflar olarak bildirmiş, davacının mahkemeye gelen ayrıntılı gelir tablosunda gerçekten de banka kredisi kullandığı anlaşılmış ancak, banka kredisinin kullanılmış olması salt söz konusu ihtiyati tedbir sebebiyle uğradığı zarara ilişkin olacak şekilde değerlendirilmesine yarar verilerin dosyada bulunmadığı görülmüştür. Esasen kullanılan kredi ile haksız ihtiyati tedbir sebebiyle oluştuğu iddia edilen zarar arasında illiyet bağı oluşmamıştır. Yukarıda ayrıntılı belirtildiği üzere haksız ihtiyati tedbir nedeniyle zarara uğradığı hususunda ispat yükü davacının üzerine olup, tarafça talebine ilişkin deliller dosyaya sunulmadığından HMK 190 maddesi gereğince ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 44,40 TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 341,55 TL harçtan mahsubu ile 297,15 TL ‘nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Katip …
¸e-imzalı
Hakim …
¸e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.