Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1262 E. 2018/1174 K. 09.11.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/1262
KARAR NO: 2018/1174

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2016
KARAR TARİHİ : 09/11/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında uzun yıllardan beri süregelen ticari ilişkinin olduğunu, işbu icra takibi ile fazlaya ilişkin hak ve alacakların bir kısmının tahsil edilmek istendiğini, Davalının böyle bir borcu olmadığını ileri sürerek haksız itirazda bulunması ile itiraz ile icra takibinin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takip tarihi ve de tarafların tacir olduğu dikkate alınarak ticari temerrüt faizi uygulanarak icra takibinin başlattıklarını, bu nedenlerle İtirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetkiye itirazlarının bulunduğu, müvekkili firmanın adresinin İzmir olması sebebiyle Mahkemenin yetkisiz olduğunu, taraflar arasında davacı tarafından düzenlenen ve ödenmesi talep edilen bazı kira faturalarına itiraz ettiklerini, bunların netleştirilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile düzenlenen fatura bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir.
Delil olarak; icra dosyası, fatura ve cari hesap kayıtları, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK’nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosyaya getirtilen … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 53.544,32-TL asıl alacacağın tahsili amacıyla 21/11/2016 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlunun borca itiraz ettiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Davalının adresinin İzmir olduğu anlaşılmakla davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere talimat yazıldığı, … Asliye Ticaret Mahkemesinin … talimat numarası ile alınan SMM … tarafından sunulan 18/09/2017 tarihli raporda; Taraflar arasında cari hesap çalışması yapıldığı, davalı kayıtlarına göre 320.001.00004 satıcılar hesabında Davacının, 2015 yılından devreden alacağının 1.242.012,00-TL olduğu, 2016 yılında da cari hesap çalışmasının devam ettiği, 2016 yılı sonu itibariyle davacı alacağının 888.631,58-TL yine davalı kayıtlarında, 120.001.00001 Alıcılar hesap kodunda, Davalı tarafından davacıya satılan malların olduğu, 2015 yılından devreden alacağının 193.448,21-TL olduğu, 2016 yılında da davacı adına 4 adet fatura daha tanzim edildiği, 2016 yılı sonu itibariyle davalı alacağının 259.028,78-TL olduğu tespit edildiği, Taraf alacaklarının bir birinden mahsup edilmesi halinde 629.602,80-TL bakiye davacı alacağının oluşacağı anlaşılmakla birlikte; davalıya ihtar çekilmediği, temerrüde düşürülmediği, temerrüdün takiple birlikte oluştuğu, ayrıca; takip öncesi davacının faiz talebinin olmadığı kanaati bildirilmiştir.
Davalının ticari defterlerinin incelemesi akabinde davacının ticari defterlerinin de incelenmesi için dosya bilirkişi …’ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 25/01/2018 tarihli raporda; yapılan inceleme ve değerlendirmeler ışığında 21.11.2016 Tarihinde başlatılan takipte 3 adet fatura bedeli nedeniyle 53.544,32 TL asıl alacağın talep edildiği, Davacı defter kayıtlarına göre; davalı şirketin takip tarihi itibariyle 6.779.459,09 TL borçlu olduğu, borç bakiyesine takip ve dava konusu edilen fatura bedellerinin de dahil olduğu, Davalı defter kayıtlarına göre; takip tarihindeki davacı şirket alacağının 676.908.82-TL olduğu, bu tutara takip ve dava konusu edilen fatura bedellerinin de dahil olduğu, Takibe konu edilen 18.01.2016 tarih, … no.lu ve 4.041,50 TL tutarlı davacı faturasının “… Kira Bedeli” açıklaması ile düzenlendiği, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmelerde ‘‘kira bedeli” ile ilgili hükme rastlanmadığı, anılan faturanın dayanağı olabilecek herhangi bir belgenin de sunulmadığı, Ürün bedeli olarak düzenlenmiş olan diğer iki fatura bedelleri toplamının 49.502.82-TL olduğu, faturalar içeriği ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğini gösterir sevk irsaliyesi veya başkaca bir belgenin ibraz edilmediği, davalının ise faturalar içeriği ürünlerin teslim edilmediği yönünde itirazının bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.
Dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ;
Davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesi ile ve icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile İzmir Mahkemesinin yetkili olduğu hususunda yetki itirazında bulunulmuş ise de davanın faturaya dayalı takip nedeniyle itirazın iptali istemi olup HMK 89 maddesi uyarınca götürülecek borçların alacaklı ikametgahında ödenmesi ve alacaklı ikametgahında mahkememiz yetki sınırları dahilinde olduğu görülmekle icra müdürlüğü ve mahkeme yetkisine yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
Taraf ticari defterlerinin incemenmesi ile 21.11.2016 Tarihinde başlatılan takipte 3 adet fatura bedeli nedeniyle 53.544,32 TL asıl alacağın talep edildiği, usulünce tutulmuş davacı defter kayıtlarına göre; davalı şirketin takip tarihi itibariyle 6.779.459,09 TL borçlu olduğu, borç bakiyesine takip ve dava konusu edilen fatura bedellerinin de dahil olduğu, davalı defter kayıtlarına göre; takip tarihindeki davacı şirket alacağının 676.908.82-TL olup bu tutara takip ve dava konusu edilen fatura bedellerinin de dahil olduğu, Takibe konu edilen 18.01.2016 tarih, … no.lu ve 4.041,50 TL tutarlı davacı faturasının “… Kira Bedeli” açıklaması ile düzenlendiği, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmelerde ‘‘kira bedeli” ile ilgili bir düzenlemeye rastlanmadığı,davacının delil listesi ile açıkça yemin deliline dayanmadığı, davalının diğer iki faturalar içeriği ürünlerin teslim edilmediği yönünde itirazının söz konusu olmadığı, bu itibarla Ürün bedeli olarak düzenlenen iki fatura bedelleri toplamının 49.502.82-TL üzerinden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK’nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile … İcra Müdürlüğünün … E ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 49.502,82-TL (53.544,32-4.041,50-TL kira bedeli faturası) asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasına,
2-Davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla alacağın %20 si olan 9.900,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.381,54-TL Harçtan peşin alınan 646,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.734,54-TL. harcın davalıdan tahisili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 5.795,31-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 675,89-TL ilk gider, 149-TL tebligat ve müzekkere gideri ile 1.400-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.224,89-TL. yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak takdiren 2.107,97-TL sinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Dair, davalının yokluğunda davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/11/2018

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır