Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1171 E. 2018/353 K. 05.04.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1171 Esas
KARAR NO : 2018/353
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2016
KARAR TARİHİ : 05/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA ve SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının davalı şirkete ambalaj ürünleri sattığını, yapılan satışlar üzerine fatura düzenlendiğini düzenlenen satış faturasının davalı tarafından ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü’nün ……… esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklı hizmeti hiçbir zaman almadığını, karşı taraf abildirdiğini böyle bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında sözleşme olmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, iki tacir arasında faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine İİK nun 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalıya, sipariş üzerine bioplast kutusu sattığını, malları,…………. imzasına teslim ettiğini, ancak davalının fatura bedelini ödemediğini ileri sürmüştür.
Davalı ise aralarında ticari bir ilişki olmadığını, Naci Yeter adında bir çalışanının olmadığını, ambalaj işi ile uğraştığını davacıdan kutu almasını gerektirir bir işinin olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Yargılama sırasında İstanbul Anadolu 16.İcra Müdürlüğü’nün…………… esas sayılı dosyası getirtilmiş yapılan incelemesinde, takibin 03/12/2015 tarihinde, 5.520,63 TL asıl alacak ve 340,31 TL işlemiş faiz üzerinden başlatıldığı ödeme emrinin davalı/borçluya 10/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe süresinde 17/12/2015 tarihinde itiraz ettiği ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, 5.520,63 TL bedelli , 23/03/2015 tarihli fatura nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığıdır.
Tarafların her ikisinin de tacir olması ve TTK.nun 64 vd maddeleri kapsamında defter tutma yükümlülüklerinin bulunması karşısında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi kök raporunda, faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının defterlerini ibraz etmediğini beyanla davacının defterlerine göre alacaklı olduğunu mütalaa etmiştir. Teslim hususunun denetime elverişli şekilde değerlendirilmemiş olması nedeniyle bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda teslimin ispatlanamaması halinde davacının alacaklı olmadığını mütalaa etmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı sabittir. Davalı taraf akdi ilişki olmadığını ileri sürdüğüne göre, davacının öncelikle davalı ile aralarında ticari bir ilişkinin olduğunu ispatlaması gerekir. Zira fatura, sözleşmenin kurulması ile ilgili değil, sözleşmenin ifası döneminde düzenlenen bir belgedir. Davacının dayandığı fatura ve ticari defterleri tek başına alacağın varlığını ispat için yeterli değildir. Arada temel borç ilişkisinin varlığı, faturaya konu malın teslim edildiği veya hizmetin verildiği hususu alacaklı tarafça ispatlanmalıdır. Teslim alan imzasını atan kişinin mutlaka SGK kaydında görünen bir işçi olması gerekmez, ancak bir şekilde davalı adına mal teslim almaya yetkili olması gerekir, aynı şekilde davacının da malı kime teslim ettiği konusunda gerekli araştırma ve özen yükümlülüğüne uyması beklenir. BA/BS formları celp edilmiş, davalının çalışanlarını gösterir SGK kayıtları celp edilmiştir. Davacının malları Naci Furkan Yeter’e teslim ettiğine ilişkin iddiası ve bu kişinin davalı adına mal teslim almaya açık veya örtülü şekilde yetkili kılındığına dair hiç bir somut bilgi, belge elde edilememiştir. Davacı, son celse siparişin dava dışı Bakanlar Medya üzerinden mail yoluyla verildiği ileri sürerek mali yazışmalarını sunmuştur. Ancak bu mail yazışmaları da davalı ile yapılmadığından delil niteliğinde sayılmamıştır. Davacı, yemin deliline dayanmamış, münhasıran davalının defterlerine dayanmamıştır. Netice olarak davacının davasının ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki davacının açıkça kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı da ortaya konmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatı hükmetmeye gerek görülmemiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı verilmesine yer olmadığına;
3-Alınması gerekli 35,90 TL harcın davacı tarafından yatırılan 94,28 TL peşin harçtan mahsubu ile 58,38 TL nin davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 2.180,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/04/2018