Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/274 E. 2018/409 K. 10.04.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/274 Esas
KARAR NO : 2018/409

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 10/04/2018

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkil şirketin TTK hükümlerine göre kurulmuş bir şirket olduğnu tacir sıfatında olduğunu, dilekçe ekindesundukları faturalardan anlaşılacağı üzere davalılar tarafından müvekkil şirketten haksız ve hukuka aykırı olarak kayıp kaçak bedeli tahsil edildiğini, perakendesatış hizmet bedeli sayaç okuma bedeli, iletim sistem kullanım bedeli, dağıtım bedeli , daha değişik adlar ile tahsil edilen fatura içerisine haksız olarak monte edilen ve müvekkil şirketin bilmesine imkan olmayan diğer bedellerin olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ……… …….. ‘den kayıp kaçak bedeli olarak 2.000 TL, perakende satış hizmet bedeli , iletim sistem kullanım bedeli, dağıtım bedeli, daha değişik adlar ile tahsil edilen ve fatura içerisine haksız olarak monte edilen müvekkil şirketin bilmesine imkan olmayan diğer bedeller için 500 TL elektrik fonu, elektrik tüketim vergisi, ……… ve KDV bedellerinin fazladan alınan kısımları için 400 TL olmak üzere şimdilik 2900 TL nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesine,………. , kayıp kaçak bedeli olarak 1,500 TL, Perakende satış hizmet bedeli, …., iletim sistem kullanım bedeli, dağıtım bedeli, daha değişik adlar ile tahsiledilen fatura içerisine haksız olarak monteedilen ve müvekkil şirketin bilmesine imkan olmayan diğer bedeller için 300 TL, Enerji fonu, elektrik tüketim vergisi (BTV) , …… ve KDV bedellerinin fazladan alınan kısımları için 300 TL olmak üzere şimdilik 2. 100 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alıraka müvekkil şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : ……. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davasının diğer davalıyla birlikte müvekkile karşı açmasının usule aykırı olduğunu, dava konusu talep edelin alacak kalemlerinin birbirinden farklı dönemlere ait ve birbiriyle bağlantısının olmadığını, davacının her bir davalı ile arasındaki ayrı sözleşmeden dolayı kaynaklandığından davacının iddia ettiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığından söz edilemeyeceğini, davacının tamamen yetki kuralını dolanarak, müvekkil şirket açısından yetkisiz yerde davanın açılmasınıve yürütülmesini amaçladığını, davanın yetkili … mahkemelerinde açılması gerektiğnii, müvekkilin şirket aleyhine açılan bu davada zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının haksız ve yersiz açmış olduğu davasının reddine ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
CEVAP : …vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirket aleyhinde mahkememizde ikame edilen davada davacını, dava konusu faturalaryansımış olan kayıp kaçak bedelleri ile perakende satış hizmet bedeli, dağıtım, iletim ve sayaç okuma bedellerinin iadesini talep ettiğini, mahkememizde görülmekde olan davaya yargı yolu nedeniyle görev itirazlarının bulunduğunu, müvekkil şirket gibi elektrik piyasasında faaliyet gösteren lisans sahibi şirketlerin kullanıcılarına yansıtabilecekleri tarifelerin ……. Düzenleme Kurulu tarafından belirlendiğini, davaya konu EPDK kararlarının iptali hususunda mahkememizin görevli olmadığını, İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla Danıştay’ıngörevli olması sebebiyle mahkememizin görevsizlik kararı vererek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde dava konusu bedelleri ait iade taleplerinin mali yükümlülüğü, ilgili dağıtım şirketine ait olduğundan husumetin…….. ye yöneltilmesi gerektiğini, davanını husumet yönünden reddine karar verilmesini, davacının talep ettiği faturalarda tahsil edilen dava konusu bedelleri tespit etmesininmümkün olduğundanbelirsiz alacakdavasının hukuki yarar yokluğu sebebiylereddine karar verilmesini, davacının davakonusu taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkil şirketin kanun, yönetmelik maddelerine istinaden ve dava konusu bedelleri tahsil etme yetkisine sahip olduğundan davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dava ; Dava, hukuki niteliği itibariyle; elektrik abonesi olan davacıdan kayıp -kaçak, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli, adı altında tahsil edilen bedellerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava yazılı yargılama usulüne tabii olup, usulünce taraf teşkili sağlanmış , dilekçeler aşaması tamamlanmış , HMK 140 maddesi uyarınca ön inceleme duruşmalı yapılıp uyuşmazlıklar tesbit edildikten tahkikat sonlandırılarak HMK 186 maddesi uyarınca sözlü yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır.
Kayıp kaçak, dağıtım ve iletim bedeli, sayaç okuma ve perakende satış hizmet bedeli ile ilgili olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay …………. Hukuk Dairesi’nce verilen kararlar ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında abonelerden tahsilinin hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Mahkememizde açılan davadan sonra 17/06/2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun’un 17. Maddesinin 1,3 ve 4. Fıkraları ile 6. Fıkrasının (a.ç.d.f) bentleri değiştirilmiş, aynı maddeye eklenen 10. bent ile “Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.” hükmü getirilmiştir.
6719 sayılı Kanun’un 26. Maddesi ile 6446 sayılı yasaya eklenen Geçici 20. Maddesinde ise “Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkisi sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedellerinin kurumun bu konuda düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır. Kanunun yürürlüğünden önce mahkememizde açılan işbu davada davacı yanın tahsilatların EPDK’nın düzenleyici işlemlerine aykırı olduğu yönünde bir iddiası bulunmayıp, yapılan tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğu iddiası ile davalıdan tahsili istenmiş, EPDK’nın düzenleyici işlemlerine aykırı şekilde işlem yapıldığı yönünde bir itizarız olmadığını bildirmiştir.
HMK 331 maddesi hükmü uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde Hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hüküm eder.
Bir davanın yargılaması sürerken yürürlüğe giren yeni bir Kanun yada Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile davanın konusuz kalması mümkündür. Bu durumda mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Mahkememizde açılan davanın yargılaması sırasında 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Yasa ile 6446 sayılı Yasa’ya getirilen yeni düzenlemeler uyarınca dava konusuz kalmıştır. Yürürlüğe giren yeni yasa nedeni ile konusuz kalan davada yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gereklidir. Mahkememizde açılan davanın tarihi itibariyle gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, gerekse Yargıtay 3 Hukuk Dairesi kararları ile davacının bu davayı açmakta haklı olduğu sabittir. Dava açıldığı anda haklı durumda olan tarafın yargılama sırasında oluşan yasa değişikliği sonucu haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden ve dolayısıyla karşı tarafın vekalet ücretinden sorumlu kılınması da mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18/11/2009 günlü ve 2009/18 – 421 Esas – 2009/526 Karar sayılı ilamı ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 05/05/2017 tarih, 2017/452 Esas- 394 Karar sayılı karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2017/2534 Esas 3956 Karar sayılı 28.03.2017 tarihli kararı ile onanan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 2016/21 Esas – 21 Karar sayılı 07/12/2016 tarihli kararı da nazara alınarak ) konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olan davacının yargılama sırasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı lehine maktu vekalet ücreti takdireni dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6719 sayılı kanunun 21. Maddesi ile 6446 Sayılı Elektirik Piyasası Kanunu’nun 17. Maddesine eklenen 10. Fıkra hükmü ve 6719 Kanunu’nun 26. Maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası KAnunu’na eklenen geçici 20. Maddesi hükümlerine istinaden davanın konusuz kalması nedeniyle DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu ‘na göre alınması gerekli 35,90 TL ilam harcının davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan …Ü.T.’ye göre 2,180,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya yada ahzu kabza yetkisi olan vekiline verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 162,50 TL tebligat zarf giderinin davalıdan alınarak davacıya yada ahzu kabza yetkisi olan vekiline verilmesine,
6-HMK 120 maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştikten sonra ve istem halinde HMK 333 maddesi gereğince davacıya ya da ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
Karar verildi.
Tarafların yokluğunda, HMK 345 Maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde İstanbul BAM’a İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.