Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/281 Esas
KARAR NO : 2018/318
DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/03/2016
BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2016/611 ESAS – 2016/512 KARAR
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 06/06/2016
KARAR TARİHİ : 05/04/2018
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine, davalı bankanın … Şubesinden … Noterliği … yevmiye numaralı 02/03/2016 tarihli hesap kat ihtarı gönderildiğini, müvekkili şirketin asıl borçlu, diğer müvekkillerinin kefil sıfatı ile tebliğ aldığını, aynı noterliğin … yevmiye numaralı hesap kat ihtarında müvekkili…’ın asıl borçlu diğer müvekkillerinin kefil olarak, … yevmiye numaları hesap kat ihtarında da müvekkili …’ın borçlu olarak gösterildiğini, müvekkillerinin davalı bankaya hiçbir borcu bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalının müvekkillerinden üç ayrı hesap kat ihtarı ile talep ettiği 39.067 TL nakdi, 30.000 TL gayri nakdi, 57.670 TL gayrinakdi, 2.630 TL gayri nakdi kredi bakımından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul … Asliye Ticaret Mahkemesinin … E sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Mahkememiz menfi tespit davasının iddia edilen ve ödenmeyen fazla kısım için devam ettiğini, müvekkili …’ın hesap kat ihtarı ile toplam 405.000 TL ödeme yaptığını ileri sürerek 27/11/2015 tarihinde 200.000-TL, 28/11/2014 tarihinde de 205.000-TL olmak üzere toplam 405.000-TL ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen dosyada cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın … Şubesi ile davacılar arasında kullandırılan kredilere ilişkin Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, kullandırılan krediler ve gayri nakdi risklerden doğan borçlarını ödememeleri üzerine davacılara ihtarname gönderildiğini, kalan bakiyenin ödenmediğini ve huzurdaki davanın açıldığını, kefillerin kefalet miktarıyla sınırlı olmak üzere oluşacak sorumlulukları kabul etikleri ve doğacak edimleri yerine getirmeyi taahhüt ettiklerini ileri sürerek davanın ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Aslı dava; kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine gönderilen hesap kat ihtarnameleri nedeniyle İİK 72/2. madde kapsamında menfi tespit istemine; birleşen dava; asıl davanın devamı niteliğinde hesap kesim-kat ihtarı ile davacı gerçek kişi tarafından ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
İİK’nın 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında kural olarak alacağın varlığını ve miktarını kanıtlamak yükümlülüğü alacaklıdadır. Alacak davasında ise; alacağın bulunup bulunmadığının, varsa miktarının kanıt yükümlülüğü iddiayı ileri süren taraftadır.
Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden esas ve birleşen dava açısından davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı yönünden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, davalı banka kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişi Mehmet Haznedar’a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 19/07/2017 havale tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan 19/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda; asıl dava yönünden; davalı alacaklı bankanın davacı kredi borçlusu şirketin ve müşterek borçlu müteselsil kefil …, … ve …’dan yeniden yapılandırılan 05/03/2013 tarihli kredi faiz borcundan kaynaklanan 39.067 TL nakit, 30.000 TL gayri nakit depo alacağı bulunduğu, davalı alacaklı bankanın, davacı kredi borçlusu … ve müşterek borçlu müteselsil kefiller davacı şirket ve diğer gerçek kişilerden 23.050,80 TL teminat mektubu depo ile 34.619,20 TL çek hamillerin banka sorumluluk tutarları toplamı 39.619,20 TL depo alacağı bulunduğu, davalı bankanın, davacı …’ın TL çek hamilleri banka sorumluluk tutarları toplamı 23.630 TL depo alacağı bulunduğu, birleşen dava yönünden; davacı şirketin 05/03/2013 tarihli 405.200 TL kullandığı krediyi vade tarihi 28/08/2013 tarihi itibariyle ödemediği, akabinde temdit edilen 205.000 TL ve 239.067 TL krediler kullandırıldığı, bu kredilere karşılık davacı tarafından 28/11/2014 tarihinde 205.000 TL, 27/11/2015 tarihinde 200.000 TL olmak üzere toplam 405.000 TL ödemede bulunduğu, bu ödemelerle temdit edilen kredilerin ödendiği, bu nedenle davacı alacak isteminin yerinde olmadığı bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, davaya dayanak yapılan Genel Nakdi ve Gayrınakdi Kredi Sözleşmeleri ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunda da hesap olunan davaya dayanak yapılan Genel Nakdi ve Gayrınakdi Kredi Sözleşmelerine göre ödenmeyen kredi borcundan kaynaklı davalı bankanın, davacılara kullandırdığı kredilerin yapılandırılmasına ilişkin 05/03/2013 tarihli kredi faiz borcundan kaynaklanan nakit ve gayrinakit alacağı ile gayrinakdi kredilerine ilişkin çek hamillerinin banka sorumluluk bedeli ile teminat mektubu depo alacağının bulunduğu, bu haliyle davalı bankanın talep ettiği kadar alacağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacıların borcu ödediklerine dair kanıt sunmadıkları ve bu nedenle davacıların borçlu olmadıklarından söz edilemeyeceği anlaşıldığından asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen İstanbul … Asliye Ticaret Mahkemesinin … E sayılı alacak davası yönünden ise; davacı şirkete kullandırılan 05/03/2013 tarihli 405.200 TL kredinin ödenmediği, devamında 205.000 TL ve 239.067 TL krediler kullandırıldığı, bu kredilere karşılık davacı … tarafından toplam 405.000 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin vadesi uzatılan kredilere karşılık davacı …’dan tahsil edildiği, davacı …’ın sözleşmenin ve borcun müşterek ve müteselsil kefili olması nedeniyle alacak isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı gerçek kişi hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Diğer davacı şirket tarafından davalı bankaya talep edilen ödemelerin yapılmadığı, ödemenin davacı gerçek kişi hesabından tahsil edildiği, bu nedenle kredi borçlarına karşılık davacı gerçek kişi hesabından tahsil edilen paranın iadesinin davacı şirket adına talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacı şirket yönündende aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-a-Asıl davanın REDDİNE,
b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 35,90 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 2.209,28 TL peşin harçdan mahsubu ile bakiye 2.173,38 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 13.099,42 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
d-Davalı tarafından yapılan 11,10 TL yargılama giderinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,
e-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
2-Birleşen İstanbul …ATM’nin … Esas sayılı dosyası yönünden,
a) Davacı … yönünden davanın REDDİNE,
b) Davacı … ŞTİ yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın REDDİNE,
c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 35,90 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 6.916,39 TL peşin harçdan mahsubu ile bakiye 6.880,49 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.150,00 TL vekalet ücretinin davacı …’dan alınıp davalıya, 2.180 TL vekalet ücretinin davacı şirketten alınıp davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
Başkan …
¸e-imzalı
Üye …
¸e-imzalı
Üye …
¸e-imzalı
Katip …
¸e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.