Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/133 Esas
KARAR NO : 2018/515
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2015
KARAR TARİHİ : 08/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkilinin … nolu abone olarak davalıdan elektrik enerjisi aldığını, davalı müvekkiline yansıttığı faturalarda hakları olmadığı halde kayıp kaçak bedeli adı altında haksız tahsilat yaptığını, müvekkilinin elektrik hizmetinden mahrum kalmamak için bu bedelleri ödemek zorunda kaldığını, davalı kayıp kaçak bedelini faturalara ayrı bir kalem olarak ekleyerek aldığını, haksız alınan kalemlerin yanında aktif tüketim içine gizlenen kayıp kaçak bedeli için TRT payı, enerji fon bedeli ve belediye tüketim vergisi de alındığını, ayrıca haksız alınan bu paralar için KDV de alındığını, müvekkilinden alınan bu paraların tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, tüketici ve elektrik kullanıcılarının faturaya yansıtılması sebebiyle hizmetten mahrum kalmamak için zorunlu olarak ödemek zorunda kıldırlarını, müvekkilinden alınan söz konusu tahsilatların haksız olduğunu, kayıp kaçak bedelinin haksız bir şekilde ödediğinin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin ve Yargıtay Hukuk Genel Kararı ile ortada olduğundan bahisle, davalı şirketin, müvekkilinden geriye dönük olarak 10 yıl boyunca her ne ad altında olursa olsun faturalandırarak gizliden veya açıktan haksız olarak tahsil ettiği tüm miktarların bu anlamda aldığı kayıp kaçak bedeli ve bu bedel üzerinden alınan BTV, Fon Bedeli, TRT payı bedeli ve KDV’nin şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek ticari fazileri ile birlikte tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan aleyhine hükmedilecek miktar yönünden infazda tereddüte mahal vermeyecek şekilde talmini talep etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; müvekkili ile davacı arasında yapılan yetki sözleşmesi uyarınca, uyuşmazlıkların çözümünde yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın yetkili mahkemede açılmadığından müvekkili yönünden davanın tefriki ile davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu tüm bedellerin belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu bedellerin bedelsiz alacak davası yoluyla talep edilmesinin usule aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak şekilde açılamayacağına yönelik itirazlarının saklı kalmak kaydı ile dava dilekçesinin HMK’nın 119.maddesine uygun olmadığını ve davacının taleplerini açıkça ortaya koyması gerektiğini, elektrik faturalarında yer alacak tüm gelir kalemleri ile ilgili düzenleme yapma yetkisinin EPDK’da olduğunu, EPDK’nın kararlarının düzenleyici işlemler olduğundan hem elektrik tedarikçilerini hem de aboneleri bağladığını, müvekkilinin söz konusu bedeli faturalara yansıtmakla yükümlü olduğunu, EPDK kararlarının yanı sıra dava konusu bedellerin davacıdan tahsil edeceğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşmede kabul edildiğini ve imza altına alındığını, bu sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi olduğunu, davacının iddiasının müvekkilinin sebepsiz zenginleştiğine dayandığını, sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin kayıp-kaçak bedellerini iade yükümlülüğünün bulunmadığını, söz konusu bedellerin tedarik şirketleri tarafından dağıtım şirketlerine aktarıldığını, davacının dava konusu faturalara TTK. 21/2. maddesinde belirlenen süre içerisinde itiraz etmediğinden fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağından bahisle, davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın İstanbul Mahkemelerine gönderilmesini, dava konusu bedellerin belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu bedellerin belirsiz alacak davasıyla talep edilmesinin mümkün olmadığından davanın usulden reddine, HMK. 119. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin taleplerinin açıkça ortaya konması bakımından açıklattırılmasını, eksiklik giderilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasını, usuli itirazları yerinde görülmediği taktirde davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacının elekrik kullanımı çerçevesinde kendisinden tahsil edilen kayıp kaçak, TRT payı, BTV, KDV, enerji fon bedellerinin haksız olarak tahsil edildiğinden bahisle iadesi istemine ilişkindir.
Dosyadaki kanıt ve belgelere göre; davalı … şirketi, davacıya satışını yaptığı Elektrik Enerjisi Bedeli üzerinden dava konusu döneme ait Kayıp Kaçak Bedeli vs tahsil etmiş ise de 17/06/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 17. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen, “…Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, kurumun(EPDK) düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır….” hükmü ile aynı kanunun Geçici 20. maddesinde yer alan “….kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, parekende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır…” hükümleri birlikte dikkate alındığında somut olayda tahsil edilen fatura bedelinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Yönetmelik Hükümleri ve EPDK’nın bu konudaki düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, mahkememizin yetkisinin tüketim bedelinin kurumun(EPDK) düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, sonradan yürürlüğe giren kanunla davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargılama Harç ve Giderleri Yönünden;Konuyla ilgili olarak emsal nitelikli Yargıtay kararı aşağıdadır:
“….Bir tarafın, dava açıldığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında veya savunmasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü veya yeni bir içtihadı birleştirme kararı gereğince davada haksız çıkmış olması halinde, yargılama giderlerine mahkum edilemeyeceği kuşkusuzdur.
Burada önemle vurgulanmalıdır ki, bir kimseye diğer tarafın dava giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin diğer tarafın gider yapmasına haksız olarak sebebiyet vermiş olmasıdır. İşte bu nedenledir ki, dava açıldığı anda haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği sonucu haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması olanaklı değildir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.11.2009 günlü ve 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında da aynı ilkeye yer verilmiştir.).
Somut olayda; davacı, davanın açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklıdır. Eş söyleyişle, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Davacı tarafından, davalıdan kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış hizmeti ve sayaç okuma bedellerinin tahsilinin talep edildiği davada, “karar verilmesine yer olmadığına” dair verilen karar, yargılama sırasında yürürlüge giren yasa değişikliğinin bir sonucudur. Bu itibarla, dava açıldığı tarihte, yapılan yasa değişikliği henüz ortada bulunmadığından, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.Bu durumda; dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle, davacının dava açmasında haksız sayılamayacağı cihetle; davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmelidir..”(Yargıtay 3. H.D. 2017/2534 -2017/3956 sayılı kararı)
Emsal kararda belirtildiği üzere dava açıldığında davacı haklı olduğundan harç ve yargılama giderlerinden davalı sorumludur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-6719 sayılı yasa ile dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6446 sayılı elektrik Piyasasa kanuna eklenen geçici 20.madde ve değişik 17.maddeler uyarınca dava konusuz kaldığından, DAVA KONUSU HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
2-Alınması gereken harç 35,90-TL olup, peşin alınan 2.423,89-TL’den mahsubu ile fazla alınan 2.387,99-TL’nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan ilk dava açma gideri 36,00-TL, posta ve tebligat masrafı 76,50-TL olmak üzere toplam 112,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 1.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından yatırılan delil avansından yargılama sırasında yapılan masraflardan geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda miktar itibariyle yasa yolları kapalı ve kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/05/2018
Katip …
¸(e-imzalıdır)
Hakim …
¸(e-imzalıdır)