Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/985 E. 2018/310 K. 18.04.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/985 Esas
KARAR NO : 2018/310 Karar

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/10/2015

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize verdiği 15.10.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilleri şirketin turizm otelcilik sektöründe uluslararası alanda faaliyet gösteren, ulusal ve uluslararası önemli kongre ve toplantıların düzenlendiği … Otel’inin işletmeciliğini yapan bir şirket olduğunu, borçlu olması halinde ise borçlarını aksatmadan ödeyebilecek ve alacaklıların mağduriyetine neden olmayacak mali ve finansal yeterliliğe sahip olduğunu, ancak işbu dava ile istirdatını talep ettikleri ve bakiye icra dosyası borcu olarak ödenen 25.000,00 -TL tutarındaki paranın davalılara hiç bir borcu olmadığı halde cebri İcra tehdidi altında müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalılardan … firması tarafından alacaklı sıfatıyla 04.09.2014 tarihinde İstanbul …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasından Borçlular …Şti. ve … aleyhine, ihtiyati haciz kararı da alınarak, 08.07.2015 tanzim tarihli 15.06.2014 vade tarihli 50.000,00 TL miktarlı bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine girişildiğini, üçüncü şahıs ve müvekkilli şirkete gönderilen 1, 2. ve 3. Haciz ihbarnamelerine eksik veya hatalı olsa da itiraz edilmiş ve icra dosyası borçlularına herhangi bir borçlarının olmadığının bildirildiğini, müvekkilleri şirketin, icra dosyası borçlularından ne tüzel kişi davalı … Şti. ile ne de gerçek kişi davalı … ile herhangi bir ticari ilişkisi, borç-alacak ilişkisi veya işçi-işveren ilişkisi olmadığını, bu husus hem müvekkili şirketin hem de davalıların ticari defter, belge ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, aynca müvekkil şirkete ait … Otelinin faaliyete başlangıç tarihi bile icra takibi dosyasının açılış tarihiyle neredeyse eş zamanlı olduğunu, bu süre zarfında müvekkillerin davalılarla herhangi bir iş yapması veya birlikte çalışması söz konusu olmadığını, müvekkilli şirketin banka hesabı üzerinde blokaj varken aynı alacak için fiili hacze gelinmesi üzerine ve müvekkillinin işlettiği … yıldızlı, dünya çapında hizmet veren İstanbul- … Oteli’nde müşterilerin önünde haciz baskısıyla müvekkili şirket, bakiye icra dosyası borcu 25.000,00-TL’yi ödemeye zorlandığı ve bu miktar para müvekkilleri şirket tarafından icra müdürlüğünün banka hesabına yatırıldığını beyan etmiş, dilekçesinde vs açıklamalarda bulunarak sonuç olarak, müvekkillinin uğradığı zararların tazmini bakımından; maddi zarar olarak müvekkilinin icra tehdidi ile ödemiş olduğu 25.000-TL nin istirdadına, takip konusu atacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere ve uğranılan ticari itibar kaybıyla birlikte müvekkili üzerinde sürdürülen borç baskı ve tehdit nedeniyle manevi zarar olarak 40.000,00-TL’nin davalılardan müteselsilen tahsili ile tazminine ve Davalı … firmasının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … Şti tarafından sunulan 16.11.2015 havale tarihli cevap dilekçesine özetle; “Huzurdaki dava üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren on beş gün içinde İİK m. 89/III C.3 gereği menfi tespit davası açmayan üçüncü kişinin ikame ettiği menfi tespit/İstirdat davası olduğunu, davacının müvekkillerin davalı aleyhinde ikame ettiği menfi tespit davasının iki gerekçe ile reddi gerektiğini, davacının müvekkillerin davalı aleyhine ikame ettiği istirdat davasının da reddi gerektiğini somut olayda müvekkilinin davalı borçludan maddi zarar ve manevi zarar tazmini talep edilmesinin yasal dayanağı bulunmadığım haksız ve yersiz bu taleplerin reddi gerektiğini” iddia etmiştir.
Davalılardan … tarafından sunulan 18.11.2015 havale tarihli cevap dilekçesine özelle: “Davacının aleyhinde ikame ettiği menfi tespit davasının iki gerekçe ile reddi gerektiğini davacının aleyhlerinde ikame ettiği istirdat davasının da reddi gerektiğini, maddi zarar ve manevi zarar tazmini talep edilmesinin yasal dayanağı bulunmadığım haksız ve yersiz bu taleplerinin reddi gerektiğini” iddia etmiştir.
Davalılardan …Şti. tarafından sunulan 01.06.2016 havale tarihli cevap dilekçesine özetle; “Davacı tarafın kendilerine tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamesine karşı itirazda bulunmadığını huzurdaki davayı üçüncü haciz ihbarnamesine karşı dava açma süresi olan 15 günlük süre geçtikten sonra ikame ettiklerini, İİK. 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri kesinleşmiş ve davacı tarafça dosyaya ödeme yapıldığını dolayısıyla, davacının, diğer davalılar … ve … Şti.’ne borcunun olup olmadığı hususu, davacının ancak diğer davalılara karşı ileri sürebileceği bir talep haline dönüştüğünü, İİK. 89. Maddesi uyarınca süresinde ve usulüne uygun olarak itiraz etmeyen ve yasal süresi içinde dava açma yoluna gitmeyen davacının müvekkili şirkete karşı istirdat davası açamayacağı izahtan varest olduğunu, davacının, şayet diğer davalılar … ve … Şti.’ne borcu bulunmadığı halde, haciz ihbarnamelerine itirazda bulunmadığı için, dosya borcuna mahsuben ödeme yapmak zorunda kalmışsa, bu vakıa artık … ve … Şti.’ne karşı ileri sürülebilecek bir sebepsiz zenginleşme davasına konu edilebildiğini müvekkilinin, davanın diğer tarafları arasındaki borç – alacak ilişkisine dahil edilmesi mümkün olmadığını, Nitekim, haciz ihbarnamelerine karşı usulüne uygun olarak itirazda bulunulmadığı, dava dilekçesinde de kabul edildiğini müvekkili şirketin, davacı ile diğer davalılar … ve … Şti. arasında ticari ilişki olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, bu nedenle, dava dilekçesinde müvekkili şirketin kötü niyetli olduğu iddiası da gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinde, 40.000,00-TL tutarında manevi tazminat talep edilmiş ise de, “Hiç kimse kendi kusurundan çıkar sağlayamaz.” İlkesi uyarınca, haciz İhbarnamelerine süresi içinde usulüne uygun olarak itirazda bulunmayan davacı şirketin, manevi tazminat talebinde bulunamayacağı da açık olduğunu” beyan etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul …. İcra Müdürlüğünün … Esaslı dosyası dosyamız içersine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde … şti alacaklı, … şti ile …’ın borçlu olduğu bu dosyanın 50.000.-Tl asıl alacağa % 11,75 temerrüt faizi tutarı 1.255,48 Tl ve diğer kalemlerle birlkte tqplam 51.718,55 Tl için takip yapıldığı, üçüncü şahıs ve şirketler ile davacı şirkete gönderilen İİY 89/ 1, 2. ve 3. Haciz ihbarnamelerine itiraz edilmiş ve icra dosyası borçlularına herhangi bir borçlarının olmadığının bildirildiği görüldü.
Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak icra dosyasından gönderilen 89/1 gönderilme tarihi itibarıyla davacının davalının borçlusuna borcu varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 09.12.2016 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; “Davacı … A.Ş. tarafından incelemeye sunulan 2013 – 2014 – 2015 yıllan ticari defterlerin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı şirkete ait incelenen 2013, 2014, 2015 yılları ticari defterlerinde davalı yanlarla ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı. İstanbul …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı İcra Doğasına Borçlu sıfatıyla eklenen davacı şirketin, İstanbul …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı icra dosyası Alacaklısı- Davalı …. Şti.’ne ve İcra dosyası Borçluları Davalı … Şti, ile 3. Davalı …’a herhangi bir borcu olmamasına rağmen cebri icra tehditi altında davacı şirket tarafından icra dosyasına 14.10.2015 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığı. İstanbul … İcra Müdürlüğünün 20.10.2015 tarihli Karar Tensip Tutanağı ile “Dosyaya yatmış olunan 14.10.2015 tarihli 25.000,00 TL tahsilattan 21.967,04 TL’nin alacaklı vekiline ödenmesine, 3.032,96- TL’nin 3. Şahıs borçlusu davacı … Tur. Yat. Tic. A.Ş. vekilinin hesabına ödenmesine karar verilmesi üzerine davacı şirket hesabına 3.032,96 TL ödeme yapıldığı. Bu bağlamda davacı şirketin davalı yanlardan olan alacağının 21.967,04 TL asıl 2.565,63 TL faiz olmak üzere toplam 24.532,67 Tl alacaklı olduğu” kanaati ile raporunu sunmuştur.
Bu rapora yapılan itiraz üzerine itirazların değerlendirilmesi için dosya bilirkişi kuruluna verilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 16.11.2017 tarihli 8 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; “Davacı şirkete ait incelenen 2013, 2014, 2015 yılları ticari defterlerinde davalı yanlarla ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı. İstanbul …. icra Müdürlüğünün … Esas sayılı İcra Doğasına Borçlu sıfatıyla eklenen davacı şirketin, İstanbul … icra Müdürlüğünün … Esas sayılı icra dosyası Alacaklısı Davalı … Şti.’ne ve icra dosyası Borçluları Davalı …. Şti. ile Davalı …’a herhangi bir borcu olmamasına rağmen cebri icra tehditi altında davacı şirket tarafından icra dosyasına 14.10.2015 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığı. İstanbul … İcra Müdürlüğünün 20.10.2015 tarihli Karar Tensip Tutanağı ile “Dosyaya yatmış olunan 14.10.2015 tarihli 25.000,00 TL tahsilattan 21.967,04 TL’nin alacaklı vekiline ödenmesine, 3.032,96 TL’nin 3. Şahıs borçlusu davacı …. A.Ş. vekilinin hesabına ödenmesine karar verilmesi üzerine davacı şirket hesabına 3.032,96 TL ödeme yapıldığı. Davacının ödemek zorunda kaldığı 21.967,04 TL icra müdürünün 20.10.2015 tarihli kararı ile alacaklı (…) vekiline ödendiği. Bu bağlamda davacı şirketin davalı …ŞTİ.’den olan alacağının 21.967,04 TL asıl 2.565,63 TL faiz olmak üzere toplam 24.532,67 TL alacaklı olduğu.” kanaati ile raporunu sunmuştur.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor, ek rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
Huzurdaki davada temel ihtilaf; Üçüncü şahıs olarak davacı şirkete gönderilen Birinci, İkinci ve Üçüncü haciz ihbarnameleri süreci sonunda İstanbul …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı İcra Dosyasına Borçlu sıfatıyla eklenen davacı şirketin, İstanbul … İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı İcra dosyası Alacaklısı, Davalı …. Şti.’ne ve İcra dosyası Borçluları Davalı … Şti. ile Davalı …’a herhangi bir borcu olmadığının iddiası ile cebri icra tehditi altında davacı şirket tarafından icra dosyasına ödenen 25.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte istirdatına, davacı şirketin maddi ve manevi zararlarının davalılardan müteselsilen tazminine ve haksız ve kötü niyetli icra takip süreci işleten Davalı … Şti. aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi iddiası ile açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyamız içersine getirtilen İcra dosyası incelendiğinde davalı … firması tarafından alacaklı sıfatıyla 04.09.2014 tarihinde İstanbul …icra Müdürlüğünün …Esas sayılı dosyasından Borçlular …Şti. ve … aleyhine, İhtiyati Haciz kararı da alınarak, 08.07.2015 tanzim tarihli 15.06.2014 vade tarihli 50.000,00 TL miktarlı bonoya istinaden Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibine girişildiği. Söz konusu İcra dosyasından, 21.238,00 TL miktarında alacak için Üçüncü şahıs davacı şirkete gönderilen Birinci Haciz İhbarnamesi 17.10.2014 tarihinde tebliğ alınmış, ancak davacı şirket tarafından itiraz dilekçesi 18.11.2014 tarihinde itiraz edildiği, ancak itirazın süresinde yapılmadığı. Birinci ihbara rağmen müddeti İçinde itiraz edilmediği gerekçesiyle 21.765,00 TL miktarında alacak için davacı şirkete gönderilen İkinci Haciz İhbarnamesi, 07.11.2014 tarihinde davacı şirket tarafından tebliğ alındığını, İkinci ihbarnameye davacı şirketin itirazı ise 12.11.2014 tarihlî olup süresinde olduğu. Üçüncü Haciz İhbarnamesi ise davacı şirkete 06.07,2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu İhbarnameye davacı şirket tarafından 10.07.2015 tarihinde itiraz edildiği. Üçüncü şahıs davacı şirkete gönderilen 1., 2, ve 3. Haciz İhbarnamelerine eksik veya hatalı olsa da davacı şirket tarafından İtiraz edildiği ve İcra dosyası borçlularına herhangi bir borçlarının olmadığı bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından İcra takibi süreci devam ettirilmiş ve icra dosyasında alacaklı … firması vekilinin 29.09.2015 tarihli talep dilekçesi ve talebin uygunluğuna dair 01.10.2015 tarihli icra müdürlüğü karan üzerine; 3. Şahıs davacı şirket, icra dosyasına Borçlu olarak eklenmiş, menkul ve gayrimenkul mallarının haczi süreci başlatıldığı. İcra müdürlüğünün 29.09.2015 tarihli müzekkereleri ile borçlu olarak gösterilen davacı şirketin üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklannın haczi İçin banka hesaplan üzerine bloke konulduğu ve 14.10.2015 tarihinde davacı şirket adresine hacze gelindiği. Davacı şirket tarafından İstanbul … İcra Müdürlüğünün …E. Sayılı dosyasına 14.10.2015 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığı. İstanbul … İcra Müdürlüğünün 20.10.2015 tarihli Karar Tensip Tutanağı İle “Dosyaya yatmış olunan 14.10.2015 tarihli 25.000,00 TL tahsilattan 21.967,04 TL’nin alacaklı vekiline ödenmesine, 3.032,96 TL’nin 3. Şahıs borçlusu davacı … Tur. Yat. Tic. A.Ş. vekilinin hesabına ödenmesine karar verilmesi üzerine davacı şirket hesabına 3.032,96 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirkete ait İncelenen 2013, 2014, 2015 yılları ticari defterlerinde davalı yanlarla ilgili herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
İstanbul … İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı İcra Dosyasına Borçlu sıfatıyla eklenen davacı şirketin, İstanbul …İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı icra dosyası Alacaklısı Davalı … Şti.’ne ve İcra dosyası Borçluları Davalı … Şti , ile Davalı … ‘a herhangi bir borcu olmamasına rağmen cebri İcra tehditi altında davacı şirket tarafından icra dosyasına 14.10.2015 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, İstanbul … İcra Müdürlüğünün 20.10.2015 tarihli Karar Tensip Tutanağı ile “Dosyaya yatmış olunan 14.10.2015 tarihli 25.000,00 TL tahsilattan 21.967,04-TL’nin alacaklı vekiline ödenmesine, 3.032,96 TL’nin 3. Şahıs borçlusu davacı … Tur. Yat. Tic. A.Ş. vekilinin hesabına ödenmesine karar verilmesi üzerine davacı şirket hesabına 3.032,96 TL ödeme yapıldığı, Bu bağlamda davacı şirketin davalı yanlardan olan alacağının (25.000,00 TL – 3.032,96 TL=) 21.967,04 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklamalardan belirlendiği üzere bu davanın kısmen kabulü ile 21.967,04- Tl nin 14.10.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar kurmak gerekmiştir.
Davacının %20 kötü niyet tazminatı istemi İİK 89/1 ihtarına süresi içersinde itiraz etmemiş olmakla kendisi neden olduğundan talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının Manevi tazminat istemide İİK 89/1 ihtarına süresi içersinde itiraz etmemiş olmakla kendisi neden olduğundan talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1- İş bu davanın Kısmen Kabulü ile 21.967,04- Tl nin 14.10.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
Davacının %20 kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
Manevi tazminat isteminin reddine,
2- Karar ve ilam harcı 1.500,57-TL nin peşin alınan 1.110,94-TL den düşümü ile kalan 389,63-TL bakiye ilam harcının davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan 1.142,74-TL peşin, başvuru ve tamamlama harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 1.506,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 1.323,29-TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.636,04-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalılar … Şti. ve … Şti.nin kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
7- Davalı … Şti. tarafından yapılan 250,00-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 30,26-TL’nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
8- Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair huzurdaki taraf vekillerinin yüzünde ilamın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2018

Katip …

Hakim …