Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/402 Esas
KARAR NO : 2018/121
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/04/2015
KARAR TARİHİ: 14/02/2018
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bir danışmanlık sözleşmesi bulunduğunu, alacağın , sözleşmeden doğan hizmet bedellerine ilişkin faturalardan kaynaklandığını, müvekkili şirketin davalı şirkete verdiği hizmetlerden dolayı alacaklı olduğunu, davalı şirketin , danışmanlık sözleşmesi ile edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen davacıya yapacağı ödemelerini aksattığını, icra takibine konu faturaların bedellerini ödemekten kaçındığını , haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine itiraz ettiğini, Müvekkilinin, davalı şirketten olan fatura alacaklarını tahsil etmek amacı ile İstanbul … İcra Müdürlüğünde …Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibine geçtiğini, davalı şirketin icra takibine itiraz ederek takibin durdurulduğunu, mahkemece yargılama sonucunda davalı şirketin yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20 icra inkar tazminatına, yargılama gider ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP / Davalı vekili cevap22/05/2015 tarihli dilekçesinde özetle; Davacının yapmış olduğu icra takibinin hiç bir hakka dayanmadığı ve müvekkili şirketinden hiç bir alacağı bulunmadığı, sözleşmeye göre davacının gereken hizmetleri gerektiği şekilde vermediği, davacının öncelikle edimini layıkı veçhile yerine getirdiğini kanıtlamak zorunda olduğu, sözleşme maddesinde açıkça ödemelerin aksamamasının hizmet vermeyi durdurmayacağı belirtilmesine rağmen müvekkili şirketin yapa geldiği düzenli ödemelerini küçük bir aksatmasında, hemen davacıdan ihtar yiyerek ve hizmetin durduğu , bu durumda sözleşmeye aykırı davranıldığı, hizmetini durduran davacının , vermediği hizmetle alakalı neye dayanarak ücret talep etmeye devam ettiğinin ciddi bir merak konusu olduğu, davacının bahsettiği ihtarı kendi aleyhine olup, ihtarda bahsedilen ödemenin de müvekkili şirket tarafından yapılmış ve banka kayıtlarının sabit olduğunu, Noter ihtarıyla davacıyı hizmet vermeye ve hesap mutabakatı yapmaya davet etmiş bulunduklarını, davacının dava dilekçesinde bu husustan hiç bahsetmediğini, ihtarnamede verilen süreye rağmen davacının edimini yerine getirmediğini, davacıyla olan sözleşmedeki haklı fesih maddesine dayanarak sözleşmeyi feshettiklerini, davacı alacağının defterlerine işlenen faturalardan kaynaklandığını savunduğunu bunun doğru olmadığını, müvekkili şirketin hizmet aldığı dönemlere ilişkin elbette faturaları kabul ederek , defterlerine işlemiş ve gerekli ödemeleri de yaptığını, fakat davacının iş bu davayla fazladan ve hizmet vermeden talep ettiği ve kestiği faturaların iddiaların aksine deftere işlenmediğini ve kayıtlara alınmadığını, bundan sonrada feshe rağmen fatura kesmeye devam eden davacıya faturaları iade edilmeye devam edileceğini, bu hususların banka kayıtlarının ve ticari defterlerin incelenmesinden sonra açıkça anlaşılacağını, Noter ihtarnamesine rağmen hizmet vermeyen, sonrasında ise sözleşmesi feshedilen ve iddiaları ticari defterlerde yer almayan davacının davasının reddini, kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davacıya tahmilini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
Davacının alacağının dayanağı taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşme gereğince düzenlenen faturalardır.
Dosyamız arasına celb edilen … İcranın …esas sayılı dosyasında 25.900-Euro ve 9.861,71-TL asıl alacak üzerinden alacağın tahsili bakımından ilamsız icra takibi yapıldığı,
Davalı tarafa ödeme emrinin 30.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yasal süresi içinde 31.03.2015 tarihinde süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine, İcra takibinin İİK.nun 62 maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Dosya içine tarafların bildirdiği deliler toplanmış akdedilen hizmet sözleşmesi, ihtar örneği ve tebliğ şerhi , takibin dayanağı faturalar alınmıştır.Mahkememizce SMM bilirkişi Emre Poyraz ve hukukçu bilirkişi Murat Yusuf Akın ın 17/07/2017 tarihli raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle;” Davacının ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin usulüne göre yapıldığı, bu itibarla lehine delil vasfı bulunduğu 2015 yılı ticari defterlerine, göre davacının takip ve dava konusu yapmış olduğu faturaların kayıtlı olduğu ticari defter ve kayıtlara göre davacı alacağının 25.900-EURO ve 9.861,71-TL olduğu” bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu tartışmasızdır.
Davacı tarafından alacağın dayanağı olarak ibraz edilen sözleşem, fatura ve cari hesap kayıtları ile alacağın varlığı ve miktarı ispat edilmiştir.
Davalı icra takip dosyasına borçlu olmadığına dair itirazda bulunmuş ise de borcun bulunmadığına, borcun oluşmadığına ,hizmetin verilmediğine yada borcu ödediğine dair belge ve delil sunmamış, ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Ayrıca tebliğ edilen faturalar nedeniyle hizmetin verilmediğine dair ihtar ve ihbarda bulunduğu konusunda da belge sunmamıştır.Bu nedenle tebliğ edilen faturalar ve içeriği hizmetin alındığını kabul etmiş sayılmıştır.
Davacının 25.900-EURO ve 9.861,71-TL alacağı üzerinden itirazın iptaline takibin devamına, takip tarihinden itibaren takip koşullarında reeskont avans faiz yürütülmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İİK.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takdiren hüküm altına alınan miktarın % 20’si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-İstanbul … İcranın …esas sayılı dosyasında 25.900-EURO ve 9.861,71-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ,takibin devamına,
Takip tarihinden itibaren 9.861,70-TL’ye ve 25.900-EURO’nun 3095 sayılı yasanın 4a maddesi gereğince tahsil tarihindeki TL karşılığına takip koşullarında reeskont avans faizi yürütülmesine,
9.861,70-TL’nin ve 25.900-EURO’nun toplamı 82.272-TL’nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 5.669,73-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.006,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.663,65-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.390-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.037,88-TL ilk gider,1.400,00-TL bilirkişi, 169-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.606,88-TL. Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin Yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/02/2018
Katip …
¸e-imzalıdır
Hakim …
¸e-imzalıdır