Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/4 E. 2018/190 K. 19.03.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2014/4 Esas
KARAR NO : 2018/190
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/01/2014
KARAR TARİHİ : 19/03/2018
YAZIM TARİHİ : 04/04/2018
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekilinin 07/01/2013 tarihinde vermiş olduğu dava dilekçesini özetle; Davacı … Makinanın …yılından beri madne, kimyi ve yapı kimyasalları sektöründe kullanılan makinaların imalatı hususunda hizmet verdiğini, davalı …’niin ise 24/03/2011 tarihi itibariyle satış müdürü olarak müvekkil şirkette çalışmaya başladığını, davalının çalıştığı süre içide kendisine verilen pozisyon sebebiyle şirketin geleceği için önemli konularda söz söyleme hakkının bulunduğunu, kendisinin proje mühendisi olarak da çalışması nedeniyle şirketin ticari sırlarını, üretilen ürünlerin yapım aşamalarını ve müşteri portföyünün detaylarına hakim olduğunu, Davalının 29/12/2013 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, Davalının … internet sitesi adı altında tanıtımını yaptığı işlerinde, müvekkil şirketin ürünlerini beriber kopyalarak sattığını,davalının müvekkile ait çizimlerini ve ürünlerini birebir kullanarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, patentli ve faydalı model ürünlerini kullanarak müvekkilin patent hakkında tecavüz ettiğini, müvekkil şirketin tüm İstanbul, yurtdışında birçok ülke ve bilhassa … sanayi bölgesinde ürünlerindeki kalite dolayısıyla tanınmış bir şirket olduğunu, davalı ve ortağının bu kaliteyi taklit ederek müşterileri kendi şirketinden alışveriş yapmak için haksız rekabet içine girdiklerini, Davalının müvekkil şirket ile himzalamış olduğu hizmet akdinin 3. Ve 13 maddelerine aykırı davranarak rekabet yasağını ihlal ettiğini, 9. Maddede işten ayrıldıktan sonra 1 yıllık süre ile aynı alanda faaliyet gösteren herhangi bir şirkette doğrudan ya da dolaylı olarak görev almamayı kabul ettiğini, ancka buna uymayarak kendi ortaklığını kurduğunun, 13. Maddeye aykırı davranılması halinde cezai şart bedelinin ödeneceği hususunda anlaşmaya varıldığını, belirterek bu konuda TTK 446. Maddesi dayanak gösterildiğinden, bu nednele haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabetin önlenmesi, HUMK’nun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından kullanılan http://projectplusengineering.com/ internet adresinin haksız kullanımının yasaklanması için tedbir kararı verilmesi ve sitenin kapatılması, fazlaya ilişkin ve manevi tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla her bir geçen ay için hesaplanacak tazminatbedeli tespit edilinceye kadar, cezai şart ihlali için 50.000,00 USD tazminat bedelinin rekabet yasağının başladığı tarihten itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesi, talep edilmektedir.
S A V U N M A /
Davalı vekilinin 07/03/2014 tarihli cevap dilekçesini özetle; müvekkilin dosyaya sunulan hizmet akdinde belirtilen işe başlama tarihinin gerçeği yansıtmadığını, başlangıç tarihinin 10/12/2010 olduğunu, hizmet akdindeki imzanın müvekkile ait olmadığını, içeriğinin müvekkilin bilgisi dışında doldurluduğunu, mevcut el yazılarının da müvekkile ait olmadığını, bu durumun yapılacak teknik inceleme ile ortaya çıkacağını, Mahkemeye sunulan ibranamenin müvekkilin davacı şirketten herhangi bir alacağı olmadığını belgeleyebileceği ancak kedi isteği ile ayrıldığını ispatlamadığını, müvekkilin kendi isteği ile ayrılmayıp işten çıkarıldığını, 31/12/2012 tarihinde ihbar ve kıdem tazminatlarının bankadan ödendiğini, davacı şirkette eleman sirkülasyonunun oldukça yüksek olduğunu, bunun nedeninin şirket yetkililerinin çalışanlara karşı yanlış olarak işine son verdiğini, müvekkilin de b uşeklide işine son verildiğini, ekonomik olarak zor duruma düşen müvekkilin uygun bir iş bulamaması sebebiyle kendi işini yapmaya karar verdiğini, şirket ortakalrından …’ın çalışanlara sert davrandığını, müvekkilin şirketin haksız rekabet ortamı yaratmadığını, davacının kar ve pazar payını azaltan herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davacı şirkette çalıştığı dönem boyunça davacı şirketin iş ilişkisi içinde olduğu herhangi bir firmayla ticari ilişkisi olmadığını, müvekile ait firma kayıtları ve faturaların incelenmesiyle bu durumun ortaya çıkacağını, Müvekkilin davacı firmada çalıştığı dönem ve sonraki dönemlerdedavac ışirkete ait ticari sırları kullanmadığını, şirketin üretim ve imalat konularında herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığını, müvekkile ait firma ürünlerinin kalitesinden dolayı davacı firmanın rahatsız olduğunu, davacı şirketin müvekkile ait firmanın faaliyette olduğunu bildiği halde yaklaşık 1 yıl gibi uzun bir süreden sonra dava açtığını, davacı şirketin niyetinin haksız ve dayanaksız davalarla müvekkilinmesleki itibarını zedelemek olduğunu belirterek Davanın reddini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Bilirkişi raporuna göre; davacı … Şti. Tarafından davalı … aleyhine açılan tazminat talepli işbu davada teknik açıdan davacının davalı tarafından kopyalanarak imal ettiğini iddia ettiği makinalarla ilgili patent dosyaları, teknik katalog gibi teknik doneler bulunmadığından ve dosyadaki mevcut bilgiler de konuyu aydınlatacak seviyede olmadığından değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, Eğer imza davalıya ait ise; öncelikle rekabet yasağı sözleşmesini sona erdiren veya geçersiz kılan bir hal olup olmadığı araştırılmasının gerekeceği, Rekabet yasağını sona erdiren veya geçersiz kılan bir halin tespit edilmemesi halinde sözleşmedeki cezai şartın ve tazminatın istenebilme koşullarının oluşup oluşmadığının davacı tarafça usule uygun bir şeklide karşılıklarıyla açıklanması ve ispata yarar belgelerin belirtilmesi gerektiği, Yukarıda açıklanan tespitler doğrultusunda, HMK uyarınca dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın dayanağını oluşturan hususların ayrıntılı olarak ve tek tek belirtilmiş olmaması nedeniyle davanın bu aşamasında davacının davalı aleyhine talep etmiş olduğu yaptırımlar ve tazminat miktarına ilişkin hesaplama yapılabilmesinin mümkün görülmediği, belirtilmiştir.
Rekabet yasağı ile ilgili TBK md. 444 vd.’nda düzelenme yapılmıştır. TBK md. 444/1’de “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir” ve aynı kanun 445’nci maddesinde de ” Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yine TBK madde 447 uyarınca; “rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.
“Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No : 2016/5412, Karar No : 2017/7227 sayılı ilamında ” Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. TBK 447 maddesine göre, ”Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer” İşverenin işçinin rekabet yasağına aykırı davranmasından dolayı cezai şartı isteyebilmesi için TBK m. 447/2 uyarınca sözleşmenin işçi tarafından haksız olarak feshedilmesi gerekir. Somut olayda kesinleşen iş mahkemesi kararından işverenin iş sözleşmesini haksız olarak feshettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda rekabet yasağının sona ereceği göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde içtihat bulunmaktadır.
Tüm dosya muhteviyatı, yukarıda yer verilen mevzuat ve içtihat doğrultusunda hukuki uyuşmazlık incelendiğinde; her ne kadar davacı taraf davalının iş akdinin sona erdiği dönem sonrasında rekabet yasağında aykırı davrandığı iddiası ile söz konusu davayı açmış ise de rekabet yasağı sebebiyle tazminat istenebilmesi için taraflar arasındaki işçi-işveren ilişkisinin nasıl sona erdirildiği önem arz etmekle dosyada mevcut… Bank’a ait 31.12.2012 işlem tarihli dekont incelendiğinde davalıya davacı tarafından İhbar ve Kıdem tazminatı açıklaması ile ödeme yapılmış olması bu cihetiyle hizmet akdinin davalı tarafça değil davacı tarafça sona erdirildiği haklı sebeple fesih halinde İş kanunu mevzuatı uyarınca davalının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmasının mümkün olmaması, (4857 sayılı İş Kanunu md. 17 vd.) işçi tarafından feshi halinde de yine tazminat ödemesinin mümkün olmaması nedeniyle TBK md. 447/2 uyarınca işveren tarafından sözleşmenin fesih edildiği, ihbar ve kıdem tazminatının ödenmesi sebebiyle de artık haklı sebeple feshin mümkün olmayacağı nedenleriyle rekabet yasağı sona ermiş olduğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 35,90-TL harçtan peşin alınan 853,90-TL’den mahsubu ile fazla yatan 818,00-TL’ nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davanın red edildiğinden hesaplanan 5.850,00 TL ücreti vekaletin davacından alınıp davalı tarafa VERİLMESİNE,
5-Taraflarca HMK 120 madde gereğince yatırdıkları gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair; davacı ve davalı vekili yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip …
¸e-imzalıdır
Hakim …
¸e-imzalıdır