Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/883 E. 2019/722 K. 04.07.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/883 Esas
KARAR NO: 2019/722
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2016
KARAR TARİHİ : 04/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilden tükettiği elektrik bedelinin tahsili gerekirken, davalı tarafından bazı dönemlerde açık bazı dönemlerde ise açık ve şeffaf olmayan biçimde fatura içinde gizlenerek; İletim Sistem Kullanım Bedeli, Dağıtım Sistem Kullanım Bedeli Perakende Satış Hizmet Bedeli gibi fazla bedeller hukuka aykırı olarak tahsil edilmiştir.
Özetle, elektrik faturalarında hiç alınmaması gereken Kayıp Kaçak Bedeli,
Perakende Satış Hizmet Bedeli, PSH (Sayaç Okuma Bedeli), iletim Sistem Kullanım Bedeli, Dağıtım Bedeli, daha değişik adlar ile tahsil edilen-fatura içerisine şekilde monte edilen ve müvekkil şirketin bilmesine imkan olmayan diğer bedellerin iadesi gerekir. Ekli Yargıtay güncel kararları da bu yöndedir.
NETICE VE TALEP Yukarıda açıkladığımız ve yargılama neticesinde bulunacak diğer nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalıdan; müvekkil için düzenlenen elektrik faturalarında, İletim Sistem Kullanım Bedeli, Dağıtım Sistem Kullanım Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli gibi değişik adlar altında
tahsil edilen ve fatura içerisine haksız olarak monte edilen diğer bedeller için şimdilik 5.000 (Beşbin) TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan
alınarak Müvekkil Şirket’e verilmesine; Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya
yüklenmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz” dediği görülmüştür.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “müvekkiline husumet tevcih edilemeyeceğini, davacının talep ettiği meblağların müvekkil tarafından dava yolu ile dağıtım şirketlerinden istenmektedir. Müvekkilin bölge nin ticaret yapmadığı, katılımcılara ve firmalara hizmet verdiğini, 6719 sayılı yasa ile davanın zaten konusuz kaldığını,
Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı;
a) Davacının davasının öncelikle husumet yokluğundan reddine;
b) Husumet itirazlarımız yerinde görülmezse, yukarıda arz ettiğimiz ve dava esnasında da beyan edeceğimiz sebeplerden dolayı davanın esastan reddine;
c) Davacının davasının görülmesi halinde
a. Dilekçemizin 2. maddesinde belirttiğimiz davaların, bu dava açısından bekletici mesela yapılmasına,
b. Yine bu davanın, 2. maddede belirttiğimiz davaların davalılarına ihbar edilmesini,
d) Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin Davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.” dediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, elektrik abonesinden haksız olarak tahsil edilen kayıp – kaçak vs bedellerin iadesi talebine ilişkindir.
Mahkememiz 09/03/2017 tarihli kararında; Mahkemece yapılan yargılama sonunda ,17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6446 Sayılı Kanunun 17. maddesini değiştiren 6719 Sayılı Kanunun 21 ve geçici 19-20 maddesi ile tarifelerdeki bir kısım bedeller yasal tanıma kavuşturularak tahsilinin zorunlu olduğu , tüketicilerden tahsil edileceği ve bu hükümlerin geçmişe etkili olarak yürürlükteki uyuşmazlıklarda da uygulanacağının belirtildiği, sonradan ve geçmişe etkili olarak yürürlüğe giren geçerli ve bağlayıcı olan yeni yasadan dolayı, EPDK kararlarına dayanılarak düzenlenen yasal zemine kavuşan dava konusu faturaların yasal olarak tahsil edildiği ve böylece 6719 sayılı yeni yasadan önceki yasanın kurula verdiği yetkiye dayanılarak EPDK tarafından yürürlükteki tebliğ ve yönetmeliklerle mevzuat hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettirilip tahsil edilen dava konusu fatura bedellerinin iadesi yönündeki talebin yasal dayanağı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine vermiştir.
Mahkememizce verilen karar davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk dairesi ——- tarihli kararıyla ; Davacı vekilinin istinaf sebeplerine göre yapılan incelemede ,yargılama sırasında geçmişe de etkili olan 17.06.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanun “17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; “Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.” hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun “denetimi” ile sınırlandığı, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edildiği,
Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na eklenen; Geçici madde 19; “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmünü, Geçici madde 20; “Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır.” hükmünü içerdiği,
Mahkemenin yasada öngörülen “denetim” görevini yerine getirmesi için de , davacı taraftan tahsil edildiği iddia edilen kayıp- kaçak bedellerinin, ait olduğu dönemler,bulunduğu bölge itibarıyla hedeflenen kayıp kaçak oranlarına göre EPDK kararlarına uygun olup olmadığının ve miktarlarının tesbiti için , teknik konulara ait bu hususlarda uzman bilirkişiden denetlenebilir rapor alınması gerektiği, Mahkemece bilirkişi raporu alınmadığı, dava konusu edilen kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak,yukarıda açıklanan hususlar yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, Davacı tarafın, dava konusu edilen kayıp kaçak bedellerinin haksız tahsil edildiği şeklindeki iddia ve talebi, niteliği itibarıyla bu bedellerin EPDK kararlarına, düzenleyici işlemlerine uygun olmadığı iddiasını da içermektedir.Davacı tarafça bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmış olup, bu delilden davacı tarafça usulünce vazgeçilmesi sözkonusu olmadığı, Bu sebeple davacı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu,
O halde, davacı tarafın isteminin, dava konusu edilen kayıp kaçak vs. bedellerinin haksız tahsil edildiği şeklindeki iddia ve talebi, niteliği itibarıyla bu bedellerin EPDK kararlarına, düzenleyici işlemlerine uygun olmadığı iddiasını da içerdiğinden ,Mahkemenin yasada öngörülen denetim görevini yerine getirmesi için yukarıda açıklanan şekilde yöntemince bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği,
Bu sebeplerle , davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile , istinaf konusu mahkeme kararının HMK.nun 353/1-a-6 maddesine göre kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilgili mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
Dosyanın mahkememize iade edilmesi üzerine BAM’nin kaldırma sebepleri de dikkate alınarak yargılamaya devam edilmiş, bu doğrultuda HMK 266 uyarınca teknik hususlara dair bilirkişi görevlendirilmiş,
Mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş olup hükme esas
alınmıştır.
Buna göre;
Davacı tarafından tahsil olunduğu iddia edilen kayıp kaçak bedellerinin EPDK kararına uygun olduğu ve yukarıda açıklandığı üzere ————- 6719 sayılı Kanunun ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesini değiştiren maddesinin Anayasa Uygun olduğu yönünde karar verdiğinden dolayı meri mevzuata uygun hale geldiği,
Davacı tarafından tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin toplamı ise;37.293,05 TL olduğu,
Fatura bedeli ise 565.315,36 TL hesaplanan kayıp-kaçak oranı ise % 6,6 olduğundan tahsil edilen bedelin EPDK mevzuatlarına uygun olduğu,
17 Haziran 2016 Tarihli 29745 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 26. Maddesinde 6446 sayılı kanuna, geçici madde 20 eklendiği,
“Geçici Madde 20-(1) Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.Madde hükümleri uygulanır. ”Hükmü yer almakta olup, bu kanun değişikliği de Anayasa aykırı bulunmadığı ve davacını ödemiş olduğu bedellerin kendisine iade edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek geremmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2- Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 44,40 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 85,39 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 40,99 TL’nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Taraflar tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair karar davacı vekilinin yokluğunda hazır bulunan davalı ve ihbar olunanlar vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verildi. Usulüne uygun olarak anlatıldı. 04/07/2019