Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/910 E. 2018/87 K. 08.02.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İstanbul Anadolu
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2016/910
KARAR NO : 2018/87

DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/08/2016
KARAR TARİHİ : 08/02/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin 05/08/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili …’ in davalı şirketin organik olarak bağlantılı bulunduğu tasfiye halindeki —-Kurumu AŞ nezdindeki katılım hesabındaki mevduatı nedeniyle tasfiye halindeki —- Kurumu AŞ den 22.104,00 USD miktarında alacağı bulunduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalan 03/12/2010 tarihli sözleşme ile müvekkilinin tasfiye halindeki —– Kurumu AŞ nezdinde bulunan 22.104,00 USD miktarındaki alacağını , sözleşmede belirtilen icaz ve ödeme koşullarına bağlı olarak davalı şirkete temlik ettiklerini, bu nedenle müvekkilinin davalı şirketten alacaklı hale geldiğini, taraflar arasında imzalanan ivazlı alacak temlik sözleşmesi gereğince davalı şirket sözleşmesinin 4,3 maddesinde belirtilen miktar ve vadelerde müvekkilinden temlik aldığı alacak bedelinin karşılığı, yine sözleşmede belirtilen vade ve miktarları belirtilen taksitler halinde müvekkilinin ödeyeceğini taahhüt ettiğini davalı, bu sözleşme hükümlerine göre 28/09/2013 tarihinden davalı şirket hakkında icra takip işlemi başlatılan 30/06/2016 tarihine kadar müvekkiline ödemesi gereken doğmuş ve muaccel hale gelmiş alacaklarının tahsili için İstanbul —- icra müdürlüğü’nün —- esas sayılı dosyası ile icra işlemi başlatıldığını, ancak davalının yasal süresi içinde kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek icra takibini durdurduklarını, bu nedenle davalının icra takibine vakı haksız itirazın kaldırılması için dava açıldığını, davalının 28/09/2013 tarihli 28 nolu taksit dahil olmak üzere takip tarihine kadar müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiği hiçbir taksit ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin davalı hakkında icra takip işlemi başlattığını 30/06/2016 tarihi itibari ile sözleşmede belirtilen 28/09/2013 tarihli 28 nolu taksit ve 28/06/2016 tarihli 60 nolu taksit ve bu tarih aralığındaki toplam 33 adet aylık 310 USD tutarındaki ödeme taahhütleri vadeleri nedeniyle muaccel hale geldiğini, takip tarihi itibari ile vadesi gelmemiş müteakip 6. aylık müvekkilinin alacağı 61- 62- 63- 64- 65- ve 66 nolu taksit alacakları da sözleşme hükmü gereği takip tarihi itibari ile muaccel hale geldiğini, bu şekilde müvekkiline ödenmesi gereken toplam 39 aylık alacağın talep edilebileceğini, her biri 310 USD olan aylık alacak tutarı takip tarihi itibari ile 39×310 = 12.090,00 USD olduğunun açık olduğunu, İstanbul Anadolu — İcra Müdürlüğü’nün —- esas sayılı taki dosyasına vaki itirazının 12.090,00 USD miktarındaki kısmı için iptaline ve takibin aynı şartlar ile devamına, kötü niyetli davalının İİK .m 67 hükmü gereğince icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu takibin yetkisiz icra müdürlüğünde yapılması, itirazın iptali davasının zorunlu koşulu olan geçerli bir icra takibi bulunmaması ve iş bu davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini haksız ve mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun ikame olunan davanın reddine icra takip miktarı üzerinden % 20 den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini karar verilmesini talep etmiştir .
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, genel haciz yoluyla takipte, ödeme emrine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen temlik sözleşmesi uyarınca, davacının —- Finans Kurumundan olan alacağının davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının edimini yerine getirmemesi üzerine davacı tarafından icra takibi başlatıldığı ve itiraz üzerine takibin durduğu, davacının iş bu dava ile itirazın iptalini ve takibin devamını talep ettiği anlaşılmış olup, bankacılık işleminden kaynaklanan ve bu nedenle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılan uyuşmazlığın mahkememizin görev alanına girdiği anlaşılmıştır (Yarg. 20. H.D. 30.03.2016 T. 2016/597 E. 2016/3666 K.).
Davacı ve davalı arasında 03/12/2010 tarihli “Alacağın Temliki, Sulh, İbra ve Feragat Sözleşmesi” ile davacının dava dışı Tasfiye Halinde —-Kurumu A.Ş.den olan 22.104,00 USD alacağını bütün hakları ile birlikte davalıya temlik ettiği, davalının ise ilk taksini 28/06//2011 tarihinden başlamak üzere 71 Taksitte toplam 22.104,00 USD’yi davacıya ödemeyi üstlendiği, Sözleşmenin gayrikabil rücu şekilde imzalandığı;
Her ne kadar davalı tarafça, Tasfiye Halindeki — A.Ş.nin tasfiye sürecinin devam ettiği, kar-zarar hesabı sahibinin tasfiye sonuçlanmadan talepte bulunamayacağı, böylelikle katılım sahibi alacaklının alacağının muaccel olmadığı belirtilmiş ve bu yönde mahkeme kararları sunulmuş ise de, emsal olarak sunulan mahkeme kararında atıf yapılan Yarg. 11 H.D. 2014/5732 E. 2014/11490 K. ve Yarg. 19. H.D. 2013/6602 E. 2014/3748 K. Sayılı içtihatlarının taraflar arasında doğrudan kar ve zarar katılım ortaklığı ilişkisi bulunan durumlarda meydana gelen uyuşmazlıklar ile ilgili olduğu, somut olayda ise taraflar arasında temlik sözleşmesi yapılmış olup, davacıya ödenecek bedelin temlik edilen alacağın muaccel hale gelmesinin şart olarak öngörülmediği, bu nedenle emsal olarak ileri sürülen içtihatların somut olaya uygun olmadığı, kaldı ki, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle de temlik edilen alacağın borçlusu şirketin tasfiyesinin henüz tamamlanmamış olduğu, aynı zamanda tacir olan davalı tarafından sözleşmenin o günkü koşullar bilinerek imzalandığı;
Yine davalı tarafından emsal gösterilen, tasfiyenin tamamlanmaması nedeniyle muaaceliyet şartı gerçekleşmediğinden ötürü verilen davanın reddine ilişkin bir başka mahkeme kararının Yargıtay 19’uncu Hukuk Dairesi’nin 20.04.2016 tarihli 2015/17820 E. 2016/6921 K. Sayılı kararı ile alacağın muacceliyet şartının gerçekleşmesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği;
Sözleşmenin 4.5. Maddesinde “ödemelerden birinin gününde yapılmaması bakiye ödemeleri muaccel kılmaz, ancak ardışık 6 taksitin gününde ödenmemesi halinde takip eden 6 aylık ödeme muacceliyet kesbedecektir” şeklinde hüküm içerdiği, davalının 28/09/2013 tarihinden itibaren taksitleri davacıya ödemediği, kalan taksit sayısının altıdan fazla olduğu, bu durumda 28/09/2013 tarihinden itibaren kalan taksitlerin muaccel hale geldiği, icra takibinin en son taksitten sonra başlatıldığı, dolayısı ile davacının 28 nolu taksit dahil olmak üzere 66 nolu taksit (dahil) alacakları olmak üzere 12.090,00 USD asıl alacağının, bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE ,
İstanbul Anadolu — İcra Müdürlüğü’nün — Esas sayılı icra takip dosyasında davalı borçlunun itirazının 12.090,00 USD bakımından iptali ile takibin 12.090,00 USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacak olan 12.090,00 USD’ye 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizin uygulanmasına, asıl alacak 12.090,00 USD’nin takip tarihindeki TL karşılığı olan 34.983,62 TL’nin %20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.495,19 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 420,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.074,56 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.368,03 TL TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvuru harcı, 420,63 TL peşin harç toplamı 449,83 TL ile 81,30 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2018