Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/101 Esas
KARAR NO : 2019/780
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 03/02/2015
KARAR TARİHİ : 12/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin %32 payla ortağı bulunduğu, 1998 yılından beri Genel Kurul kararıyla yetkili olarak şirket ortağı olarak görev yaptığını, şirketin yetkili müdürü ve diğer ortağının şirketi usulüne uygun olarak yönetmediğini, şirketi 2013 yılı sonu itibariyle zarara uğratmış olduğunu, şirket 2014 yılı içerisinde kar dağıtım payı olarak tarafına herhangi bir kar dağıtımında yararlanmadığını, şirket adına satın aldığı bilahare belgesini sunacağını taşınmazı şirket adına geçirmeyerek doğrudan tapudan kendi adlarına tescil ettirildiğini, şirket ortaklığı yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortaklar şirketin kar payı dağıtımlarından herhangi pay dağıtımına gitmediğini öne sürerek haklı sebeplerle dava dışı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ….. Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin, üç kardeş olan ….., …… ve dava dışı …. ile 1995 yılında kurulduğunu, ortaklardan dava dışı kardeşi ….. ise, 07/09/2012/8148 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği üzere …….,…… ve ……e ortaklık payını devrederek müvekkili şirketten ayrıldığını, davalı …’un şirketin kurulduğu günden bugüne dek şirketin yetkili ve tek müdürü olduğu, davacı …… ‘un davadışı şirkette %32 , davalı …’un %32 ve müdür …’un %34 ile ortak bulunduğu, davacının şirketten haklı sebeple çıkarılmasına dair talebinin kanunun öngördüğü haklı sebeplere dayanmadığını, müvekkillerine değil davadışı şirkete dava açmaları gerektiğini beyanla pasif husumet yokluğu sebebiyle davalı müvekkilleri açısından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacının %32 payı olan davalı şirketin yetkilisi ve müdürü olan davalılar tarafından iyi yönetilmediği, 2013 te zarar ettiği, şirket adına şirket parası ile alınan taşınmazın davalı müdür adına tescil edildiği, ve şirketin 2014 te de kar dağıtmadığı, bu hususların ise haklı neden oluşturduğu iddiasına dayalı tedbir talepli açılan, davacının şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir.
Bahçelievler Tapu Müdürlüğü, Arnavutköy Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiği ve cevapla birlikte, satış akit tabloları ve tapu kayıtlarının gönderildiği, tapu kayıtlarına göre Arnavutköy ….. Mahallesinde bulunan çayır niteliğindeki …. nolu ….. metre kare miktarlı taşınmazın ….. hissesinin davalı …, ….. hissesinin ise davalı ….. adına, diğer hisselerinin ise dava dışı bir kısım adına tescilli olduğu, Bahçelievler ilçesi, …. mevkiinde bulunan arsa niteliğindeki …… nolu parselin……. metre kare miktarında olduğu ve bu parselin …. hissesinin davalılardan … adına kayıtlı olduğu, tescillerin satıştan yapıldığı anlaşıldı.
Dosyada muhasebe ve finans uzmanı ile mali müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle; davadışı …… Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin şirketin %36 paydaşı ve münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili müdürü olan davalı tarafından TTK. M 623,625 ve 626’da düzenlenen kurallara uygun şekilde yönetilmediğini, haricen düzenlenmiş sözleşmelere istinaden davadışı şirket adına alındığı halde tapuda davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazların hissesi oranında davacı veya davadışı şirket adına kaydettirilmiş bulunduğu, ticaret sicili kayıtlarına göre 2006-2014 yılları arasında yıllık olağan ortaklar genel kurulu toplantıları yapılmamış olduğunu, davadışı şirket ortaklar kurulu tarafından davalı şirket müdürü tarafından TTK m 626/1-f amir hükmüne göre hazırlanması gereken yıllık faaliyet raporlarıın, yıllık bilanço ve gelir tablosu hesaplarının görüşülmediği, şirket karının ortaklarına dağıtılıp dağıtılmaması konusunda alınmış bir ortaklar kurulu kararının bulunmadığını, davacının limited şirket ortaklığından çıkması ile ilgili yasal koşulların oluştuğunun kabulünün gerektiğini bildirmişlerdir.
Dosya tekrar bilirkişi heyetine gönderilmiş olup bilirkişiler ek raporlarında özetle; davacı …’un davalı … Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde hissesinin %32 olduğu, bu itibarla davacı …’un davalı … Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde ki hissesinin 31.12.2017 dönemi itibari ile öz varlık değerinin , rayiç öz varlığının 106.858,06 TL , davacının hissesine düşen kısmın %32 34.194,58 TL olduğunu, davacı …’un davalı … Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden ayrılması için ortaklıktan çıkma payının 34.194,58 TL’si olduğu belirlendiği görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Davacı taraf şirketin yetkili müdürü ve diğer ortağının şirketi usulüne uygun olarak yönetemediğini, şirketin 2013 yılı sonu itibariyle zarara uğradığını, şirketin 2014 yılı içerisinde kar dağıtım payı olarak tarafına herhangi bir kar dağıtımında bulunmadığını, şirket pay artırımında da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şirket adına satın alınan taşınmazın şirket adına geçirilmediğini belirterek şirket ortaklığından çıkarılmasını talep etmiş olup, davalılar vekili ise pasif husumet yokluğu sebebiyle müvekkilleri ……. ve …..’e karşı açılan davanın usulden, bu talebi kabul görmezse şirketin kusursuz bir şekilde yönetildiğini, yeni ortak alımı, sermaye artırımı, müdür tayini, şube açılması, merkezinin taşınması gibi işlemlerin hepsinin yasal yollardan yapıldığını, kanunen tutulması gereken defterlerin usullüne uygun tutulduğunu, şirketin kar payı dağıtmadığı iddiasının gerçek olmadığını, 1999 yılından bugüne dek şirket adına herhangi bir taşınmaz satın alınmadığını, davacının iddialarının haklı sebep teşkil etmediğini belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının ortaklıktan ayrılması açısından haklı nedenlerin oluşup oluşmadığının tespiti için dosyanın tevdii edildiği bilirkişi heyeti 11/07/2017 tarihli raporunda özetle; şirket müdürünün 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014 yıllık olağan genel kurul toplantısı için çağrıda bulunmadığını, bilanço ve gelir tablosu hesaplarının ortaklar kurulu tarafından yıllar itibariyle görüşülerek müspet/menfi herhangi bir karara bağlanmadığını, şirket payının dağıtılıp dağıtılmamasına karar verilmediğini, şirket ortağı olan davalılar tarafından şirkete verilen borçların, şirket borçlarında ”uzun vadeli borçlar” kaleminde gösterilmesine karşılık ortaklardan alınan borçların ne zaman, nasıl ve hangi koşullarda ödeneceğinin belirtilmediğini, sermayesinin 17,13 katı kadar bir kısım ortaklara borçlanan şirketin, ortaklar kurulunu toplantıya çağırarak borçlanma sebebini ve borç ödeme koşullarını şirket ortaklarının tamamına bildirmemiş ve onların bilgi ve görüşüne sunmamış olmasının TTK.18/2 hükmü ve ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını, şirket müdürü davalının 2006-2014 arasındaki dönemde, şirketin yıllık faaliyet raporlarını TTK.625/1-f amir hükmüne rağmen hazırlayarak ortaklar kurulunu toplantıya davet etmek suretiyle yıllık faaliyet raporlarının ortaklar kurulunca görüşülmesini sağlamadığını, şirket müdürü olan davalı tarafından şirketin TTK 623,625 ve 626 maddesinde düzenlenen kurallara uygun yönetilmediğini, haricen düzenlenen sözleşmelere istinaden şirket adına alındığı halde tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan taşınmazların hissesi oranında davacı veya şirket adına kaydettirilmemiş bulunduğunu tespit etmişlerdir.
6102 sayılı TTK’nın 638/2 maddesine göre her ortak, haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Ortaklar arasındaki karşılıklı güveni sarsacak, ortakların birlikte çalışmalarını ciddi şekilde güçleştiren olaylar limited şirketten çıkmak için haklı bir sebep oluşturur. Davacının ortaklıktan ayrılması açısından haklı nedenlerin oluşup oluşmadığının tespiti için dosyanın tevdii edildiği bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda yapılan tespitler dikkate alındığında davacı iddialarının ispatlandığı, bu haliyle davacının çıkma isteminin haklı sebebe dayandığı anlaşılmakla davacının, davalı … Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ortaklığından haklı sebeple çıkmasına dair karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Davacı taraf dava dilekçesinde çıkma payına ilişkin bir talepte bulunmamış ancak Mahkememizce davacının şirketteki hissesi dikkate alınarak çıkma payının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına rağmen davacıya çıkma payına ilişkin talebini ıslah etmesi açısından verilen sürede davacı ara karar gereğini yerine getirmemiş olup dava dilekçesine konu edilmeyen talep hakkında karar verilemeyeceğinden buna ilişkin Mahkememizce hüküm kurulmamıştır.
Davacı haklı sebeple şirket ortaklığından çıkma talebini ancak şirkete karşı yöneltebileceğinden davalılar … ve …’a karşı açılan davanın husumetten reddine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı … Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne karşı açılan davanın KABULÜ ile,
Davacının, davalı … Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ortaklığından HAKLI SEBEPLE ÇIKMASINA,
2-Davalılar … ve …’a karşı açılan davanın HUSUMETTEN REDDİNE,
3-Alınması gereken 44,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 27,70 TL’ nin mahsubu ile eksik kalan 16,70 TL’nin davalı … Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça sarf edilen 27,70 TL başvurma harcı, 27,70 TL peşin harç, 235,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 3.290,40 TL’nin davalı … Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalı … Dekorasyon Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar … ve … kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/07/2019
Katip …
¸e-imzalıdır
Hakim …
¸e-imzalıdır
İş bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümleri uyarınca imzalanmış olup HMK Yönt. 8/5 maddesi gereği fiziki olarak imzalanmayacaktır