Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/890 E. 2019/871 K. 12.09.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

BAKIRKÖY (3) NO’LU ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2018/890
KARAR NO : 2019/871

DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 01/02/2019
KARAR TARİHİ : 12/09/2019
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2019

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA,
İDDİA:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 21/09/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından Silivri …. . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …. Esas – … Karar sayılı dosyası ile kooperatif aleyhine tapu iptali ve tescili davası ikame edildiğini, işbu dosyanın Silivri … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, halen derdest bulunan bu davalarda 6102 Sayılı TTK hükümleri gereğince kooperatife karşı da husumet yöneltildiğini, TTK hükümleri gereğince davalı sıfatı bulunan kooperatif ya da şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi mümkün olmayıp, sona ermiş iseler de Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne yöneltilecek husumet ile ihya edilmeleri her zaman mümkün olduğunu, bu nedenlerle, sınırlı sorumlu … Arsa Kooperatifi’nin Silivri …. . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin…. Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ASIL DAVADA,
SAVUNMA:
Davalı … vekilinin mahkememize sunduğu 11/10/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde; Ticaret Sicil Müdürlüğü, 6102 sayılı TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket/kooperatif “tasfiye memuru”nda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, sonuç olarak müvekkili yönünden açılan davanın öncelikle usul bakımından olmak üzere reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA,
İDDİA:
Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 01/02/2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; Bakırköy …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin …. Esas sayılı dosyası üzerinden “Sınırlı Sorumlu Değirmen Arsa ve Yapı Kooperatifi”nin ihyası talepli açmış oldukları davada, 10/01/2019 tarihli celse ile ihyası talep edilen dava dışı kooperatifin 26/06/1994 tarihli genel kurulda tasfiye kararı aldığını ve tasfiye memuru olarak mevcut yönetim kurulunun görevlendirildiğini, anılı davanın kooperatifin tasfiye memurları aleyhine dava açılmadığını, ihyası talep edilen kooperatifin tasfiye memurları aleyhine dava açıp bu davanın dosyası ile birleştirilmesinin sağlanması için 1 aylık kesin süre verildiğini, bu nedenlerle Bakırköy …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosya ile birleştirilmesini, sınırlı sorumlu Değirmen Arsa ve Yapı Kooperatifinin ihyasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA,
SAVUNMA:
Davalılara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ise de, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLER ve GEREKÇE:
Asıl ve birleşen davada; dava, hukukî niteliği itibariyle; kooperatifin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır.
Dosyanın incelenmesinde, davanın sadece ticaret sicil müdürlüğü aleyhine açıldığı, tasfiye memurları aleyhine davanın açılmadığı anlaşılmakla, mahkememizce davacı vekiline tasfiye memurları aleyhine dava açması ve ilgili davanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesini sağlaması için süre verildiği, verilen süre içerisinde davacı vekilinin tasfiye memurları aleyhine dava açtığı ve mahkememiz dosyası ile birleştirilmesini sağladığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde; … sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan … Kooperatifi’nin son tescilini 07/07/1994 tarihinde yaptırdığı, tasfiyesinin sona erdiğinin ise 22/04/1996 tarihinde tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği, kooperatife tasfiye memuru olarak birleşen dosya davalılarının seçildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen kooperatifin terkin olmadan önce merkez adresinin Silivri / İstanbul olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK’nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde;Kooperatiflerin tasfiyesinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98.maddesi yollamasıyla 6102 sayılı TTK’nın 536 ilâ 548 maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanmaktadır. Kooperatiflerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilden silinmiş olsa bile kooperatif tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hata veya kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir kooperatiften alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez.
Somut uyuşmazlıkta; davacı,tasfiyesi tamamlanan kooperatiften olan alacaklarını alamadığından kooperatif aleyhine dava açmak üzere üyesi bulunduğu kooperatifin ihyası istemi ile huzurdaki davayı açmış olup davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu,buna göre kooperatifin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, kooperatifin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına,birleşen davadaki davalılar … ve …’ün dava açılmadan önce vefat ettikleri anlaşıldığından bu davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davadan dolayı Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE;
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün … sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan … Kooperatifi’nin tüzel kişiliğinin Silivri … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin… esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davalılar …, … ve …’in kooperatife tasfiye memuru olarak ATANMALARINA,
3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça KARŞILANMASINA,
4-Birleşen dosyada davalılar … ve …’ün dava açılmadan önce vefat ettikleri anlaşıldığından bu kişiler hakkında açılan davanın REDDİNE,
5-Alınması gerekli ¨44,40 karar ve ilam harcından peşin alınan ¨35,90 harcın mahsubu ile bakiye ¨08,50 harcın davacıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan ¨195,00 yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVADA;
1-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
2-Davacı tarafından ölü davalılar hakkında yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davacı,davalılardan vekâlet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğinden bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan ¨480,00 yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE
5235 sayılı Kanunun geçici 2’nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri’nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360’ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere asıl ve birleşen davada davacı ile birleşen davada davalılar …, … ve …’nun yüzlerine karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı vekilinin yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 12/09/2019

Başkan …
E-imzalı
Üye …
E-imzalı
Üye …
E-imzalı
Kâtip …
E-imzalı

“İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR.”