Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İstanbul Anadolu
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2015/916 Esas
KARAR NO : 2018/294
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/08/2015
KARAR TARİHİ : 16/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekilinin 14/08/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı —-‘ün sahibi ve sürücüsü bulunduğu —plakalı vasıtanın kusurlu olarak —plakalı vasıtaya çarpması sonucu sigortalısına 1.231,00 TL hasar tazminatı ödediğini, hasar ödenmesi ile mukavele şartlarına ve Ticaret Kanunun 1472.maddesi hükmüne göre sigortalısı yerine kaim olduğunu ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları müvekkiline intikal ettiğini, davalının İstanbul Anadolu —İcra Müdürlüğünün — Esas sayılı dosyasına itiraz ettiğini, itiraz nedeni ile icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin 01/12/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; — plakalı sayılı araç müvekkilinin adına kayıtlı olduğunu, — plaka sayılı araç, ren a car aracı olarak — Şirketi’e (— adresinde bulunan) kiraya verildiğini, kaza tarihinde, müvekkiline ait olan araç, — (TC: —) isimli şahsa kiraya verildiğini, kazaya karışan — plakalı aracın sürücüsü — de,— da haklı olduklarını iddia ettiklerini, kazada— %100 kusurlu olduğunu, kazada — %100 kusurlu olduğunu, kusur oranlarının belli olmadığını, — plaka sayılı araçtaki hasarın, müvekkiline değil, müvekkiline ait olan aracın zorunlu trafik sigortası olan— Sigorta A.Ş.’den tahsil edilmesi gerektiğini, aracı kiralayan —’ndan talep edilmesi gerektiğini, Bu nedenle haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
İstanbul Anadolu —.İcra Müdürlüğünün — İcra dosya aslının celp edildiği görüldü
Dosya konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi —‘e tevdi edilerek rapor alındığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, halefiyet ilkesine dayalı olarak davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin zarara sebebiyet veren davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
—e ait — plakalı araç olay tarihini kapsayan şekilde —sigortaya ZMMS ile poliçeli olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK.’nun 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan kaynaklanması veya anılan yasa maddelerinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gereklidir
YİBBK’nun 22.03.1944 tarih ve 37 esas 9 karar RG 03.07.1944 sayılı kararında “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulandığı üzere halefiyet davası ticari dava niteliğinde değildir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır.
Dava dışı üçüncü kişinin, salt davalıya karşı dava açması halinde uyuşmazlık asliye hukuk mahkemesinin görev alanında olacaktır. Açıklanan nedenle haksız fiil iddiasına dayalı olarak tacir olmayan davalıya karşı açılan bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Keza benzer bir somut uyuşmazlıkta Yargıtay 20.Hukuk Dairesi 2016/11796E, 2017/343 K sayılı 20/01/2017 tarihli kararında; “Somut uyuşmazlıkta; davacı güvence hesabı zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kazada yaralanan dava dışı kişiye ödediği tazminatı, haksız fiilden sorumlu olan davalılardan rücuan talep etmektedir. Her ne kadar davacı güvence hesabı ise de davalı tacir olmayıp, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığından, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir” şeklindeki merci tayinine ilişkin kararı ile aynı hususu açıklamıştır.
HÜKÜM:(Gerekçesi kararda açıklandığı üzere)
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Davanın HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine,
3-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ İSTANBUL ANADOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına,
5-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,
Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin . yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/03/2018
–