Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/540 Esas
KARAR NO: 2020/74
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/05/2018
KARAR TARİHİ: 28/01/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından ———–kapsamında sigortalı olan dava dışı —————alıcı gönderilmek üzere davalının — plakalı aracına ————– yüklendiğini, ——–şehrinde yer alan alaıcı adresine teslim edilmek üzere yüklenen ———– nolu liner siparişinin teslim esnasında ——–adedinde hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, poliçeye dayalı olarak müvekkili ——— sigortalının talebi üzerine hasarlanan — adet liner —-için —— tarihinde —– tazminat ödediğini, hasarın ödenmesi ile mukavele şartlarına, TTK nın 1301. Maddesi ve Poliçe Genel Şartlarına göre şirketin sigortalısının yerine kaim olduğunu ve sigortalının zararına sebebiyet verenler aleyhine sahip olduğu tüm hakların şirketine intikal ettiğini, davalı hakkında rücu davası açmak zorunda kaldıklarını, dava sonucu alacaklarının tahsilini temin maksadıyla delil turumu ve müvekkili şirketin mali ve sosyal yapısı da dikkate alınarak takdiren teminatsız olarak ———– plakalı aracın trafik kaydına üçüncü şahıslara satış ve devrini önlemeye yönelik tedbir koyulmasına, karar verilmesini ———— tarihinden itibaren dövize işleyecek en yüksek yıllık banka faizi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçerli bir poliçeye dayanmadan sigortalısına yaptığı ödeme lütuf ödemesi niteliğinde olduğundan rücu konusu yapılamayacağı gibi davacıdan ödeme alan sigortalının müvekkiline rücu hakkı yoksa zaten davacının da davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacağının olmayacağını, bu bağlamda talebin kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla davalının somut olayda üzerine düşen sorumluluğun istenebilecek faizin ve mesuliyet sınırının davacı tarafın sigortalasınıa yaptığı ödemeye ve onun talebine göre değil her halükarda taşımanın tabi olduğu kurallara göre belirlenebileceğini ve bu kurallar çerçevesinde alıcısı emrin müvekkili tarafından çekincesiz olarak teslim edilen yük için öngörülen sürede usulünece hasar ihbarı yapılmadığından zaten nakliye sürecinde oluştuğu iddia edilen hasar zarar için somut olayda müvekkilinden tazminat istenemeyeceğini beyan ettiğini nakliye sürecinde oluştuğu öne sürülen zarardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava haksız fiil nedeniyle açılan rücuen tazminatın tahsiline ilişkin İİK 67 maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce uyuşmazlık taraflar arasında davacının sigortalısına ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında oluştuğunu iddia ettiği hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına poliçe kapsamında ödediği bedeli davalıdan isteyip isteyemeyeceği, davalının emtianın taşınması sırasında oluşan hasardan kusurunun olup olmadığı ve davacı tarafından ödenen bedelden sorumlu olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu şeklinde tespit edildiği anlaşılmış olup tarafların tüm delilleri toplanarak mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişiler ——- tarihli raporlarında özetle; davacı … şirketinin tazminat alacağının dayanağını dava dışı sigortalısı—————– ———– dayandırdığı poliçenin geçerli olduğu tarihte dava dışı sigortanın emtiasının ——– taşınması için davalı ile anlaştığı, emtianın davalıya ait —– plakalı araç ile taşımasının gerçekleştiği, davalının taşımasını üstlendiği emtiaların CMR sinde herhangi bir meşruhat ya da gönderici veya alıcının davalıdan tazminat istemine ilişkin bir talebi bulunmadığını, taşıyıcının mesuliyeti yönünden CMR konvansiyon hükümlerine göre yapılan değerlendirmede dosya içerisinde dava konusu malın uluslararası karayolu taşıma işi tamamlandıktan sonra alıcısı emrine kısmi hasarlı veya noksan olarak teslim edildiğini gösteren hasar meşruhatı düşülmüş, “çekinceli CMR” ya da taşıyıcı temsilen araç sürücüsünün iştiraki sağlanmak suretiyle düzenlenen hasar tespit tutanağı olmadığı tazminata konu hasarın nitelik ve niceliği yönünden davalının gıyabında tek taraflı olarak belirlenmiş ve doğrudan dava dışı sigortalı gönderen tarafından davacıdan talep edilmiş davalı taşıyıcıya CMR alıcısı veya gönderen tarafından herhangi bir talep yöneltilmediği dolayısıyla davalı tarafın taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olduğu öne sürülen ve nakliye süresinde ortaya çıktığı iddia edilen ancak taşıyıcının iştiraki sağlanarak tanzim edilmiş muteber herhangi bir tutanağa bağlanmadan ve CMR 30. Maddesine riayet edilmeden belirlenen hasarın niteliği ve niceliğinin kanıtlanmaya muhtaç olduğunu, hasarın nakliye sürecinde oluştuğunun dosya kapsamına göre ispatlanamadığı yönünde rapor tanzim edilmiş ve rapor usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde hasarın ————— de olduğu teslim esnasında taşıyıcıların da imzaların bulunduğu belgelerin sabit olduğunu, ve yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş olup mahkememizce davacı vekiline rapor itiraz dilekçesinde belirttiği taşıyıcının imzasını içerir hasar tutanaklarını sunması için süre verilmiş olup davacının sunmuş olduğu belgeler de değerlendirilmek üzere ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi dosyaya sunmuş olduğu ————- tarihli ek raporunda davacı vekili tarafından kök rapora itirazına belirttiği ve dosyaya ibraz ettiği evraklarda değerlendirilerek yapmış olduğu incelemesinde davacının davalı tarafın hasardan haberdar olduğuna dair mail yazışmalarının ve sair evrakların dava dilekçesi eki delil listesinde olmadığı gibi —— tarihli hasar dosyasında da mevcut olmadığını, davacı her ne kadar——- sayılı hasar dosyasının rücu talebi olan ———— sayılı yazısının ise davalıya tebliğ edilip edilmediği belli olmamakla birlikte tebliğ edilmiş olsa dahi bu yazının CMR konvasyonunun 30. Maddesine rivayet edilmeden düzenlendiği, (alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı teslim ederse bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan ve hasarlarda bildirim yazılı olarak yapılacaktır.) bu hüküm karşısında alıcısı veya gönderenin 7 gün içinde taşıyıcıya keşide ettiği hasar ihbarı olmadığı, hasar dosyasında mevcut ve davalı tarafından dosyaya sunulan iki adet resimden ve davacının taşıdığı yük içinden birim fiyatı —— olan malzemenin —– adedinin hasar gördüğü sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığı, davalı taşıyıcının —-plakalı araçla uluslararası karayolu taşıma işini üstlendiği emtiaların CMRsinde hasara ilişkin herhangi bir meşruhat veya sürücünün iştirakı sağlanmak suretiyle düzenlenen hasar tespit tutanağı olmadığı ya da gönderici veya alıcının ———– plakalı araçla taşınan yük içinde birim——— olan emtianın nakliye sürecinde ——–adedinin hasar gördüğünü gerekçe gösterip davalı taşıyıcıya süresinde yönelttiği hasar ihbarı bulunmadığı, sonuç olarak davacının davalı taşıyıcıdan rücuen talep edebileceği alacığının bulunmadığı yönünde rapor tanzim edilmiş ve rapor usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiştir.
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, nakliyat blok abonman poliçesi, temlik ve ibraname, hasar dosyası, bilirkişi raporu iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının sigortalısına ait emtianın taşıması işinin davalı tarafından üstlenildiği ve taşıma işinin gerçekleştirildiği, taşıma işi esnasında dava dışı sigortalının davacı sigortaya taşınan emtiada hasar oluştuğunu beyan etmesi üzerine poliçeye dayalı olarak davacının sigortalısına — tarihininde — Euro tazminat ödediği, yapılan bu ödeme sonrasında davacı … ile dava dışı sigortalı arasında ——- tarihli temlik ve ibraname ile davacının sigortalısına ödediği tazminat miktarı kadar alacaklarını dava dışı sigortalısından temlik aldığı, mahkememizce alınan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre CMR konvansiyon hükümleri değerlendirildiğinde dava konusu malın uluslararası karayolu taşıma işi tamamlandıktan sonra alıcısı emrine kısmi hasarlı veya noksan olarak teslim edildiğini gösteren hasar meşruhatı düşülmüş, çekinceli CMR veya taşıyıcı temsilen araç sürücüsünün iştiraki sağlanmak suretiyle düzenlenen hasar tespit tutanağının olmadığı, hasar tespitinin davalının gıyabında tek taraflı olarak belirlendiği, davalı taşıyıcıya CMR alıcısı veya gönderen tarafından herhangi bir talepte bulunulmadığı hasarın nakliye sürecinde oluştuğunun davacı tarafça kanıtlanamadığı, davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin hatır ödemesi olduğu, davalı her ne kadar davacının TTK 1472 ve devamı maddeleri uyarınca halefiyet hakkı bulunmadığını ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını iddia etmiş ise de davacı ile dava dışı sigortalısı arasında davacının yapmış olduğu ödeme sonrasında ——- tarihli ibraname ile yapılan ödeme miktarı kadar dava dışı sigortalısından alacağı temlik aldığı, temliknamenin dosyaya sunulduğu, temliknameye dayalı olarak davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının ve taraf sıfatının bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi;
1.Davanın REDDİNE,
2-Başlangıçta peşin olarak alınan 166,17 TL harcın alınması gerekli olan 54,40 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 111,77 TL’nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 3.400,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ‘ya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ———— Adliye Mahkemesi’ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 28/01/2020