Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1181 E. 2020/153 K. 20.02.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1181 Esas
KARAR NO: 2020/153
DAVA : Haksız Rekabetin Önlenmesi
DAVA TARİHİ : 19/10/2018
KARAR TARİHİ: 20/02/2020
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu ——— havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında———- tarihinde ———— Aracılığına İlişkin ——— imzalandığını, sözleşmenin 13.1. maddesi uyarınca “Taraflardan herhangi biri, herhangi bir zamanda iki ay önceden bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir.” hükmünün yer aldığını, davacı şirketin göndermiş olduğu ihtarname ile davalı taraf ile yapmış olduğu sözleşmeyi festhettiğini bildirdiğini, sözleşmenin feshedilmiş olmasına rağmen davalı tarafından fatura tahsilatı yapılmaya devam edilidğinin davacı şirket tarafından tespit edildiğini, söz konusu durumun Kanuna ve ———– tarafından çıkarılan yönetmeliğe aykırı olması sebebiyle davalının uyarıldığını ancak diakkete alınmadığını, davalı tarafça tahsilat yapılmaya devam edildiğini, 6493 sayılı Kanun uyarınca ——– tarafından izin almayan kuruluşların fatura tahsilatı yapmasının mümkün olmadığını belirttiğini, ilgili kanunun 13. Maddesi uyarınca banka ve ödeme hizmeti sağlayıcısı dışındaki kişilerin ödeme hizmeti sunamadığını, 12. Maddenin son fıkrasında ise ——– tarihinde ——————- hakkında yönetmelik yayınlandığını, ilgili yönetmeliğin 5b maddesinde ise ödeme hizmeti sağlayabileceklerin kim olduğu, hangi şartlar altında ödeme hizmetleri sağlayabileceğinin düzenlenidği ifade edildiğini, yönetmeliğin 5. Maddesinin 6. fıkrası uyarınca ödeme kuruluşlarının fatura ödemelerine aracılık edebilmesi için yönelik hizmetlerin yürütülmesinde, kuruluşun fatura üreten kurumlar ile adlarına tahsilat yapılabilmesi konusunda sözleşme yapılmasının şart olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ise feshedildiğini ve sözleşme bulunmaması sebebi ile davalının tahsilat yapmasının hukuka aykırı olduğunu bildirdiğini, TTK’ nun 54/2 maddesinde belirtildiği üzere davalı tarafın davacı şirket adına fatura tahsilatı yaptığını beyan ederek şirket ve müşterileri arasındaki ilişkiyi etkileyici faaliyetlerde bulunduğunu, TTK md. 55/1-a-2 uyarınca kendi işletmesinin sahip olmadığı bir takım özelliklere sahipmiş gibi göstererek rekabette öne çıktığını, davalı tarafın davacı şirketle arasında bir sözleşme bulunmaksızın fatura tahsilatı yapmasının tüketicilere zarar veribileceğini, yetkisi olmayan ödeme merkezlerinin tüketicilerden “tahsilat parası” aldığını ve tüketicilerin zarar ettiğini ayrıca geç fatura ödemelerine tüketicilerin kaçak elektrik kullanımına sebebiyet verildiğini, anılan nedenlerle yetkisiz ve kanuna aykırı şekilde fatura tahsilatı yapan davalı hakkında TTK 61 ve HMK 389 ve 390 devamı maddeleri uyarınca karşı tarafa tebilgat yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, davalının davacı şirket adına tahsilat yapmasının men’ ine, aksi halde davalının tespit edilekcek haksız rekabetin men’ ine ve sounçlarının ortadan kaldırılmasını beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu ———– havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ———- tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; önceki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili Mahkememize sunduğu ——– havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davalı ———– adresinde ———olarak vergi levhasına sahip işyeri bulunduğunu, buna bağlı olarak ——— tarafından verilmiş faaliyet konusu ——–işyeri açma ve çalışma ruhsatına sahip olduğunu, buna istinaden —————– tarafından ————– ile yetkili vezne olarak hizmet verdiğini, davalı ile——————– tarihli temsilcilik sözleşmesinin imzalandığını, işbu bu sözleşme gereğince de davalının ilgili kuruluşun temsilcisi olduğunu, kendisini haksız rekabet oluşturacak şekilde farklı gösterme durumunun tamamen soyut bir iddia olduğunu, müvekili tarafından kamu hizmeti sayılabilecek nitelikte hizmet sunulduğunu, dolayısıyla fatura ödeme merkezi olarak faaliyet gösteren müvekkilin fatura ödeme amaçlı olarak kendisine başvuran vatandalrı geri çevirmesi ve ———– ait faturaların tahsiline aracılık etmediğini beyan etmesi müvekilinin itibarını zedeleyecek ve ticari hayatını da olumsuz etkileyeceğini, bu sebeplerle müvekkilinin kanuna dayalı olarak gerçekleştirilen bu işlemlerden men edilmesi talebinin hukuken dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ————— tarihli duruşmada/esas hakkındaki beyanında; önceki beyanlarını tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde avalı tarafça davacının elektrik abonelerine ilişkin faturaları taraflar arasında bir sözleşme bulunmamasına rağmen tahsil etmesinin mevzuata uygun olup olmadığı, davalı tarafın tahsilat yetkisi bulunup bulunmadığı, davalının eyleminin haksız kazanç elde etmeye ve haksız rekabete neden olup olmadığı noktasındadır.
Davanın Hukuki Niteliği: Dava, haksız rekabetin önlenmesi davasıdır.
Davanın Hukuki Sebebi: Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 56. Maddesindeki “Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını,
(…)
isteyebilir.” şeklindeki düzenlemedir.
DELİLLER :
Dosyada mübrez bayilik sözleşmesi incelendiğinde; davacı —————ile davalı ————– arasında ————– imzalandığı anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez ———– tarih ve——- yevmiye numaralı ihtarname sureti incelendiğinde; taraflar arasında imzalanan ———- feshi ile süre gelen ticari ilişkinin sonlandırılması ihbarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Celp ve tetkik olunan temsilcilik sözleşmesi incelendiğinde;———- arasında——— tarihinde imzalandığı ve şirketin fatura ödeme hizmetlerinin temsilci aracığıyla yürütülmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mali Müşavir bilirkişi ——–Havale tarihli raporunda özetle; taraflar arasında akdedilen——– tarihli sözleşmenin 13.1. Maddesine dayanılarak davacı ——- tarafından feshedileceğinin davalı şirkete —- tarihinde ihtar edildiği, ihtarın —— tarihinde tebliğ alındığı, —–tebliğ tarihi itibarı ile sözleşmenin ——– tarihinide feshedilmiş olduğu, davalı şirket tarafından davalı işyerinin tahsilatlara devam edildiğinin tespiti ile işlemlerin durdurulması talepli —— tarihli ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin —– tarihinde tebliğ alındığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde davalının 6493 Sayılı Kanun ile yetkili kılınan ödeme kuruluşu ile sözleşme adettiği, ———- tarafından———–vezne olarak hizmet verdiği, —————– tarihli temsilcilik sözleşmenin imzalandığı, işbu sözleşme gereğince de davalının ilgili kuruluşun temsilcisi olduğunu, Ödeme Hizmetleri ve ——————- Hakkında Yönetmeliğin 6. Fıkrasına göre fatura ödemelerine aracılık edilmesine yönelik hizmetlerin yürütülmesinde kuruluşun fatura ödemelerine aracılık edilmesine yönelik hizmetlerin yürütülmesinde kuruluşun fatura üreten kurumlar ile adlarına tahsilat yapılabilmesi konusunda sözleşme yapmasının şart olduğu ancak bu madde nin ———-sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe giren ——————Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişikliğe uğradığını, söz konusu değişiklik ile yetkili ödeme kuruluşunun fatura düzenleyen kurum ile sözleşme yapma şartının ortadan kaldırıldığını ancak değişiklik olmasa bile davalının temsilciliğini yaptığı ödeme kuruluşuunn bankalar ile yapmış olduğu sözleşmenin bulunduğu açıklamalarına yer verildiği, mahkemenin ara kararı ile ———– tarihinde yapılan keşif/incelemede davalı işyerinde davacı şirket adına tahsilat yapıldığının tespit edildiğini beyan ve Rapor etmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller,——————— tarihli ödeme makbuzları, Bilirkişi Raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ——– yılında yapılan————- davacı şirket tarafından ———– Noterliğinin ————– yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ————– feshedildiği ve bu ihtarnamenin davalıya ——- tarihinde tebliğ edildiği, yine davacı tarafından ——– Noterliğinin ———– yevmiye nolu ihtarnamesi ile diğer hususlarla birlikte —— adına bedel tahsil edilmesi halinde yasal hakların kullanılacağının ihtar edildiği, bu ihtarnamenin tebliğ edildiği, buna karşın davalı tarafından ———tarihlerinde — faturalarının tahsil edildiği, bu faturaların tahsil edildiği tarih itibarı ile taraflar arasında sözleşme bulunmadığı hususunda ihtilaf bulunmadığı,——— tarihinde —————– Maddesinde fatura ödemelerine aracılık edilmesine yönelik hizmetlerin yürütülmesinde kuruluşun fatura üreten kurumlar ile adlarına tahsilat yapılabilmesi konusunda sözleşme yapılmasının şart olduğunun düzenlendiği, ————-yayımlanan yönetmelik değişikliği ile eklenen 5/7. Maddesinde bir bankadan dış hizmet alan kuruluşun banka ile fatura üreten kurumlar arasında yapılacak sözleşme ile fatura üreten kurumlar adına tahsilat yapılabilmesi hususunda açıkça yetkilendirilmesi durumunda 6. Fıkranın uygulanmayacağının düzenlendiği, anılan yönetmeliğin ————–yayımlanan yönetmelik değiştirilen 5/7. Maddesinde fatura ödemelerine aracılık edilmesine yönelik hizmetlerin yürütülmesine ilişkin olarak kuruluşun bir bankadan dış hizmet alması halinde 6. Fıkranın uygulanmacağının düzenlendiği, davalının dava tarihinden önce ———— tarihinde temsilcilik sözleşmesinin bulunması ve anılan yönetmeliğe göre davalının bu firmanın temsilcisi niteliğinde olması ayrıca davadan önce yürürlüğe giren ——– yönetmelik değişikliği ile fatura üreten kuruluş ile ödeme hizmeti veren kuruluş arasında sözleşme şartı kaldırıldığından ——– yapılan —— tarihli sözleşmeden sonra davalının fatura tahsil yetkisinin bulunduğu hususları karşısında davalının eyleminin haksız rekabet teşkil etmediği, her ne kadar ——- tarihli tahsilatın yönetmelik değişikliğinden ve —–ile yapılan sözleşmeden önce ise de davalının süregelen bir eylemi bulunmadığından ve — tarihli yönetmelik değişikliği ile davalının fatura tahsil etmesinin hukuka aykırı bulunmamasına göre bu tahsilatın tek başına haksız rekabetin men’ i davasına konu edilemeyeceği, bunun yanı sıra davacı her ne kadar feshedilen sözleşmenin 13.4 maddesine dayanmış ise de davalının tahsilat yetkisinin sözleşmeden kaynaklanmayıp yasal yönetmelik hükümlerinden kaynaklanıyor olması nedeniyle bu beyana itibar olunmadığı, ayrıca yönetmelik değişikliğinin taraflar arasında — yılında imzalanan sözleşmeden sonra meydana geldiği nazara alındığında bayilik sözleşmesi tarihi itibarı ile davalının fatura üreten kuruluş ile sözleşmesi olmadan tahsilat yapma yetkisi bulunmadığından sonradan yapılan yönetmelik değişikliği ile getirilen fatura üreten kuruluş ile sözleşme olmadan tahsilat yapma yetkisinden davalının sözleşmenin 13.4 maddesine göre önceden vazgeçmiş olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, bunların yanı sıra davalının kullanmış olduğu kişisel bilgisayarının ekranında davacı logosunu bulunduruyor olmasının tek başına haksız rekabet oluşturmayacağı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Başlangıçta peşin olarak alınan 35,90 TL harcın alınması gerekli olan 54,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 18,50 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 3.400,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ‘ya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile———- Adliye Mahkemesi’ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK’nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2020