Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1115 E. 2020/116 K. 11.02.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1115 Esas
KARAR NO: 2020/116
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/10/2018
KARAR TARİHİ: 11/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu şirket tarafından —– —— alındığını, hisse devri ile markanın yeni hali için ——– tasarım ihtiyacı olduğunu, bunun sonucu olarak vekil edenle borçlu şirket arasında ——- kurumsal kimlik ve çeşitli tasarımlarının yapılması için anlaşma yapıldığı, işbu işlem için ——– olmak üzere toplamda ——–üzerinden anlaşıldığını, bunun sonucu olarak vekil eden lehine—– İcra Müdürlüğü’nün —– esas sayılı dosyası ile bu paranın tahsili için ilamsız icra takibi açıldığını, vekil eden yetkilileri ————- tarafından gönderilen delillerde ve —— görüleceği üzere fiyat bilgisinin karşı yana bildirildiğini, bunun sonucu olarak yapılan tasarımlar işlemler için borçlu yanca ücret ödenmediğini, ancak yapılan tasarım ve işlemler kullanıldığını, yine bu hususla ilgili olarak tasarımların web sitesinde, katalog, broşürlerde ve ayrıca —— ilçesinde bulunan ekspertiz merkezinde kullanıldığınının tespit edildiğini, konuyla ilgili olarak noterlikçe —– tutanağı tutulduğunu, bununla birlikte yapılan anlaşmalara rağmen davalı yanca anlaşılan edim yerine getirilmediğini ve davalı yana gönnderilen —– Noterliği’nin ———–yevmiye nolu ihtarnameleri ile bu hususun bildirildiğini, tüm bu haklı nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafımızca, davacı Şirket’in Müvekkil Şirket aleyhine başlattığı icra takibine yetki yönünden itiraz edildiğini, davalı Şirket’in iddialarının aksine Müvekkil Şirket ile Davacı Şirket arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşme incelendiğinde, Müvekkil Şirket’in ilgili sözleşmenin tarafı olmadığının açıkça görüldüğünü, müvekkil Şirket, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin tarafı olmadığından, Müvekkil Şirket yönünen geçerli olan herhangi bir yetki sözleşmesinin varlığından da söz etmenin de mümkün olmadığını, dolayısıyla, — sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50’nci maddesinin atfıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 9’ncu maddesi uyarınca, icra takibi ve davaların Müvekkil Şirket’in yerleşim yeri olan — icra dairelerinde ve —– mahkemelerinde açılması gerektiğini, nitekim, kendisine dava dilekçesinde açıklananın aksine hiçbir teklif mektubu gönderilmeyen, Davacı Şirket ile arasında hiçbir ticari ve sözleşmesel ilişki bulunmayan ve Davacı Şirket’ten hiçbir hizmet almayan Müvekkil Şirket’e Davacı Şirket tarafından usulüne uygun olarak tanzim edilip gönderilen herhangi bir fatura da bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın ayrıca pasif taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bununla birlikte, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin incelenmesi sonucunda görüleceği üzere, Müvekkil Şirket borcun dayanağı olduğu iddia edilen sözleşmenin tarafı olmadığını, ilgili sözleşme Davacı Şirket ile dava dışı——–şirketi temsilen ——- tarafından imzalandığını, bu kapsamda ilgili sözleşmenin Müvekkil Şirket’e karşı hüküm ifade etmesinin mümkün olmadığını, sözleşmeyi imzalayan———–sözleşme hükümlerinden şahsen sorumlu olduğunu, davacı Şirket’in dava dilekçesi ekinde borcun dayanağı olduğunu iddia ederek sunduğu sözleşme ile ihtarnamelerin incelenen——— E. sayılı dosyasının bu dosya ile birlikte değerlendirilmesi halinde görüleceği üzere, eldeki dava kötüniyetle ikame edilmiş olup, salt Müvekkil Şirket’i taciz etme amacı taşıdığını, eldeki dava, ——– tarafından, esasen dava dışı —— Müvekkil Şirket’e zarar verme ve Müvekkil Şirket’i taciz etme amacını gerçekleştirmek üzere açıldığını, hem Müvekkil Şirket ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan Davacı Şirket hem de dava dışı——aynı tarihte —- aynı vekil aracılığıyla Müvekkil Şirket hakkında ———- İcra Müdürlüğü’nün —————- E. sayılı dosyaları üzerinden icra takipleri başlatıldığını,ilgili——- Davacı Şirket ile dava dışı ———— yetkililerinden———- arasında, Müvekkil Şirket’i taciz etmek amacıyla açılacak davalara delil üretmek üzere, geçmişe dönük olarak imzalanmış düzmece bir metinden ibaret olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasında davacının davalı ile yaptığını iddia ettiğini sözleşmeye istinaden dava konusu takip tutarı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının bu bedelden sorumlu olup olmadığı, İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali hüküm ve koşullarnın oluşu oluşmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edildi.
Davanın Hukuki Niteliği: Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davanın Hukuki Sebebi: İtirazın iptalini düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)’nun 67/1. Maddesindeki “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” şeklindeki düzenlemedir.
DELİLLER :
Celp ve tetkik edilen —- İcra Müdürlüğü’nün —- Esas sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından —- tarihli takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna tebliğ üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine ve yetkiye karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın —— hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu—–tarihli beyan dilekçesi ile icra takibine yapmış olduğu yetki itirazından feragat ettiğini beyan etmiştir.
Dosyaya sunulan sözleşmenin incelenmesinde; taraflarının dava dışı —————-olduğu, sözleşme tarihinin ise———- olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu——- Noterliği’nin ——yevmiye nolu ————tarihli ihtarnamenin incelenmesinde ihtar edenin davacı şirket olduğu, karşı tarafın ise dava dışı ————–olduğu, ihtarın konusunun —————- ödenmesine ilişkin olduğu görülmüştür.
Davacı tarafından dosyaya sunulan—–TL bedelli irsaliye faturanın incelenmesinde faturayı düzenleyenin ———— isimli firma olduğu, fatura açıklamasının ———– çalışması olduğu ve yine davacı tarafından dosyaya sunulan ———— ait dekontun incelenmesinde işbu fatura bedelinin davalı tarafından ödendiği anlaşılmıştır.
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre,——-adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, icra dosyası, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız takip yaptığı, takibe dayanak bir belge göstermediği, açıklama olarak ———– TL tutarlı asıl alacak ibaresi yazılmış olduğu, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer’ileri ve yetki yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, davalının yetki itirazından feragat ettiği, davacı tarafından alacağa dayanak yapılan sözleşmenin incelenmesinde taraflarının davacı ve dava dışı ———- şirketi olduğu, davacı işbu sözleşmeye dayalı olarak davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de işbu sözleşme kapsamında davalıya sunulduğunu iddia edilen hizmet karşılığında davalı adına düzenlenen bir fatura ibraz etmediği ve takibe konu alacağın varlığını ispatlayamadığı, davalı her ne kadar kötü niyet tazminatı ve bunun yanında HMK 329. Maddesi uyarınca talepte bulunmuş ise de davacının davalı aleyhine ilamsız takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacının takip yapmakta ve huzurdaki itirazın iptali davasını açmakta kötü niyetli olduğunun sabit olmadığı, bu nedenle kötü niyet tazminatı şartlarının ve HMK 329. Maddesinin uygulanması için gerekli koşulların oluşmadığı, davalının taleplerinin yerinde olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine
3-Dava açılırken alınması gerekli 54,40 harcın peşin olarak 2.015,26 alındığından bakiye fazla alınan 1.960,86 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 15.160,62 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile———Adliye Mahkemesi’ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/02/2020