Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1081 E. 2018/551 K. 11.05.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/1081 Esas
KARAR NO : 2018/551

DAVA :İtirazın İptali (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :08/12/2017
KARAR TARİHİ :11/05/2018

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, müvekkili şirketle kurbanlık hayvan satış yerinin kiralanması ilgili 01.10.2012 tarihinde kira sözleşmesi imzaladıklarını, davalının, sözleşme hükümleri gereği ödemesi gereken kira ücretini ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine … 35. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, başlatılan takipte, sözleşme bedelinin ödenmesi için kararlaştırılan 10.11.2012 tarihinden icra takibinin başlatılmış olunan 19.12.2016 tarihine kadar geçen süredeki sözleşmeden doğan gecikme faizi sehven talep edilmediğini, başlatılan takipte fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, bunun üzerine sehven talep edilmeyen
sözleşmeden kaynaklı gecikme faizi … 36. İcra Müdürlüğünün … E. numaralı takibi ile davalı şirketten talep edildiğini, davalının, sözkonusu takibe yasal süresi içinde itiraz etmesi nedeni ile takibin durduğunu, takipte talep edilen tüm alacak kalemleri ve bu alacak kalemlerini oluşturan hukuki ilişkilerin hukuka uygun olduğunu, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu ve borcu vadelendirme amacı taşıdığını, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu ve itirazlarının yerinde olmadığını, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum ettirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
İşbu davaya konu alacağın faiz alacağı iddiası olduğunu, taraflar arasında ödemede gecikme durumunda faiz ödeneceği konusunda hiçbir talep ve mutabakat olmadığını, taraflar arasındaki kira akdine dayalı uyuşmazlığın, icra takibinin ardından, 28.04.2017 tarihli protokol ile sona erdirildiğini, davacı ile varılan mukatabat çerçevesinde borç ve fer’ilerinin tamamının müvekkilince taahhüt edildiği ve bu taahhütün hiçbir şekilde aksatılmadan yerine getirildiğini, söz konusu borç kalemlerinin ayrı ayrı ve tek tek sayıldığını, toplam faiz miktarının da ayrıca belirtildiğini, alacaklı davacı asil ile varılan mutabakatın çerçevisi dahilinde takip öncesi döneme ilişkin faiz talebi olmadığı ve olmayacağının ifadesi olan protokol, ortada ve uygulanmışken, davacının sonradan geriye dönük faiz talebinde bulunmasının iyi niyet ve ticari etik ilkeleri ile bağdaşmadığını belirterek, davacının davasının ve taleplerinin tümünün reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum ettirilmesini savunmuştur.
… 36. İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyasının tetkikinde, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 10/11/2012 vade tarihinde 19/012/2016 takip tarihli … 35. İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyasına konu asıl alacağa ilişkin 96.341,92-TL tutarlı işlemiş faiz alacağına istinaden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davalı şirket ile kurbanlık hayvan satış yerinin kiralanması ilgili 01.10.2012 tarihinde kira sözleşmesi imzaladıklarını, davalının, sözleşme hükümleri gereği ödemesi gereken kira ücretini ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine … 35. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak başlatılan takipte işlemiş faiz talep edilmediğinden, işlemiş faiz alacağına istinaden tekrardan takip başlatıldığını, aralarında yapılan kira sözleşmesi uyarınca, faiz talep etme hakkı bulunduğundan, davalının takip dosyasına yapılan itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 4/1-a maddesi uyarınca kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlık konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev ve yetki alanında olduğu düzenlenmiştir. Somut olayımızda kira ilişkisinden kaynaklanan işlemiş faiz alacağına istinaden başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davası olduğundan, mahkememizin görevsizliği ile dosyanın talep halinde görevli ve yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-HMK 6100 Sayılı 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE
2-… Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespitine,
3-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi uyarınca görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde davacı tarafın müracatı halinde dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi uyarınca görevsizlik kararı kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde davacı tarafın müracat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağına,
5-Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip …
e-imzalıdır

Hakim …
e-imzalıdır