Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İstanbul Anadolu
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/563 Esas
KARAR NO : 2018/333
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 18/11/2016
KARAR TARİHİ : 10/04/2018
İstanbul Anadolu — Tüketici Mahkemesi’nin— Esas—- Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait — aracın dava dışı sürücü —‘in ehliyetsiz olarak kullanımı sırasında 27.10.2014 günü —plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili tarafından — plakalı aracın onarımı için 3. kişiye 26.01.2015 tarihinde 11.989,96 TL tazminat ödendiğini, sigortalı aracın ehliyetsiz sürücü tarafından kullanılması nedeniyle rücu hakkı doğduğunu, davalıya yazı gönderilmesine rağmen olumlu netice alınamadığını ve bu nedenle yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olay nedeni ile meydana gelen zarar teminat kapsamı dışında olmadığını, hasarın meydana gelmesine — plaka sayılı araç ve araç sürücüsü sebebiyet vermediğini, davaya konu olay nedeni ile meydana zarar, kazaya karışan ve hasar gören diğer araçlardan — plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu davranışları ile meydana geldiğini, olay anında geçiş önceliği müvekkil araç sürücüsü olan kişi olduğunu, davaya konu kazaya kusuru ile sebebiyet veren — plaka sayılı aracın sürücüsü olduğunu, hasarın teminat dışı kaldığının kanıt yükü TTK 1281 md hükmü gereğince davacı … şirketine ait olduğunu, davacının bu kanıt yükünü yerine getirmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarına konu olan Trafik Kazası Tespit Tutanağına itiraz etiklerini, olay günü müvekkil şirkete ait aracın sürücüsü olan — isimli yabancı uyruklu şahısın ehliyetsiz olduğu kaza tespit tutanağına geçtiğini, ancak bu kişinin yabancı uyruklu olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya içeresinde toplanan delillerin bir bütün olarak irdelenmesi sonucu;
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davacının üçüncü kişilere ödediği tazminatın, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle davalıdan rücuen tahsili istemine dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
27.10.2014 tarihinde, davalıya ait — plaka sayılı araç ile dava dışı— plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, — plaka sayılı aracın olay tarihi itibariyle davacı nezdinde ZMSS kapsamında sigortalı olduğu, davacının, dava dışı —plaka sayılı araçta oluşan hasara dayalı olarak sigorta kapsamında 26.01.2015 tarihinde 11.989,96 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının “tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller” başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu’na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Zorunlu trafik sigorta şirketi ehliyetsiz araç kullanılması sebebine dayanarak kendi sigortalısına onun veya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında rücu edebilir. Ancak bunun için Zorunlu trafik sigorta şirketi tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesine dayalı olarak yapılmış bir ödeme olması gerekmektedir (17 HD 2016/6334-2017/3910 E-K).
Rücu alacaklısı olan davacı … şirketinin dava konusu hasar nedeniyle üçüncü kişilere ödeme yaptığı tarih itibariyle rücu borçlusu olan davalı temerrüde düşmüş olup, faiz başlangıç tarihinin talep gibi ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerekir (17 HD 2016/5793-7482 E-K).
Somut olaya dönüldüğünde; davacı nezdinde sigortalı aracın, olay tarihi itibariyle ehliyetsiz kişi tarafından kullanıldığının tespit edilmiş olması sebebiyle, davacının, sigortalı araç sahibinden kusura dayalı gerçek hasar bedelini ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep edebileceği kabul edilmiştir.
Bu kapsamda düzenlenen 06.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda, ehliyetsiz olarak araç kullanan araç sürücüsü olan dava dışı —‘ in, meydana gelen olayda % 25 oranında kusurlu olduğu ve toplam hasar bedelinin 12.784,93 TL olduğu, asıl alacağa ilişkin rücu hakkının (12.784,93/25=) 3.196,20 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mevcut bilgi ve belgelerle uyumlu, 2918 sayılı yasa kapsamında kusura ilişkin ve mevcut belgeler kapsamında gerçek hasar bedeline ilişkin olarak yapılan bilirkişi tespiti mahkememizce de makul kabul edilmiştir.
İçeriği açıklanan ve benimsenen işbu tespitler kapsamında, davacının, takip tarihi itibariyle 3.196,20 TL asıl alacak ve 353,99 TL işlemiş faiz yönünden (ödeme tarihi olan 26.01.2015 tarihinden takip tarihine kadar olan süre için % 10,50 oranında avans faiz işletilmesi suretiyle) alacaklı olduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE,
İAA—İcra Müd. — esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile,
Takibin 3196,20 TL asıl alacak ve 353,99 TL işlemiş faiz yönünden, asıl alacağa takipten itibaren avans faiz işletilmesi sureti ile kaldığı yerden aynen devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Karar tarihinde alınması gerekli 242,51 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 160,72 TL harçtan mahsubu ile bakiye 81,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.314,60 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre belirlenen 341,79 TL sini ve davacı tarafça peşin olarak yatırılan 160,72 TL harç gideri toplamı 502,51 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve ret oranına göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/04/2018