Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/481 E. 2018/384 K. 17.05.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/481 Esas
KARAR NO : 2018/384
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 22/12/2014
KARAR TARİHİ : 17/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … parsel sayılı taşınmazın, 2.normal kat 9 nolu bağımsız bölümü ile, 3.normal kat 11 nolu bağımsız bölümü tapuda davacı şirket adına kayıtlı iken, şirket ortağı olan davalı … tarafından 04/09/2014 Tarihinde diğer davalı …’ e satıldığı, yapılan bu satışlardan diğer şirket ortaklarının haberi olmadığı gibi, satış bedellerinin de şirket hesaplarına girmediği, davalı …’ in şirketteki hisselerini 24/09/2014 Tarihinde şirket ortağı …’ e devrettiği, söz konusu satışlardan, 9 nolu bağımsız bölümün şirket tarafından satışa çıkarılmasından sonra haberdar olunduğu, satışların şirketi zarara uğratmak için muvazaalı olarak yapıldığı, satış işlemlerinin iptali gerektiği belirtilerek, taşınmazların tapu kayıtlarına İstanbul … Asliye Hukuk Mahkemesinin … D. İş E.-…D. İş K. Sayılı kararıyla konulan ihtiyati tedbirin devamına, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile, davacı şirket adına tapuya tescillerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle;… parsel de kat karşhğı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilen yapının 9 ve 11 nolu bağımsız bölümlerinin gerçek değerinin çok altında – muvazaalı olarak müvekkil tarafından satıldığı iddia edildiğini, tüm bağımsız bölümlerin satışı davacı şirket yetkilisi aynı zamanda müvekkilinin babası olan … tarafından yapıldığını, bu satışlarında tapu satış bedeli gerçek bedelin çok altında olduğunu, bu durumda davalı müvekkilin 9 ve 11 bağımsız bölümleri gerçek bedelin altında muvaazalı olarak sattığı iddiasının doğru olmadığını, satılan taşınmazlarında satış bedelleri şirket hesabına girmediğini, tüm satışların …’in haberinin ve bilgisinin olduğunu, bu satışlara ilişkin kaporo alıcı tarafından kendisine ödendiğini savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bütün davasını Müvekkili ile diğer davalı …’in arkadaş olduğu iddiasına bağlamış ve işbu taşınmaz satışlarının bu nedenle muvazaalı olduğu iddia ettiğini, bu iddianın tamamen yalan olduğunu, müvekkil işbu dosyada davacı şirket yetkilileri olan ve baba-oğul olan … ve …’in her ikisi hakkında da İstanbul Cumhuriyet Savcılığında suç duyurusunda bulunduğunu, işbu şikayet dosyasında görüleceği üzere müvekkile ait daire hiç tanımadığı kişilerce kiraya verilmeye çalışılmış, hatta içine müvekkilden izinsiz girilmiş kiralık ilanları asılmış olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından kapı kilitleri değiştirilmiş olmasına karşın sırf müvekkil tarafından taşınmazları kullandırılmamak için kilitlere bu sefer de tahta parçaları sıkıştırıldığını, bu işlemleri yapan bir numaralı şüpheliler davacı şirket ortakları olan baba oğul olduğunu, bütün bunlar karşısında davalının müvekkil ile diğer davacının arkadaş oldukları iddiası gerçekten uzak olmakla birlikte akıl ve mantık dışı olup hayatın olağan akışıyla uyuşmadığını, tam tersine davacı taraf baba-oğul olarak şirket kurmuş ve müvekkilini dolandırdığını ileri sürerek açılan işbu davanın haksız olduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.
Dava; muvazaa hukuki nedenine dayanan ” Tapu İptal ve Tescil ” davası niteliğindedir.
Davacı vekilinin 08/05/2018 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiş , davalı … vekili 14/05/2018 tarihli ve diğer davalı … vekilinin de 15/05/2018 tarihinde uyaptan gönderdikleri feragati kabul dilekçelerinde davacının feragatini kabul ederek yargılama masrafı ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir.
HMK.nun 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiştir.
6100 sayılı HMKnun 307.maddesi gereği; Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK.nun 307. maddesi) Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.HMK 309/2 feragat ve kabulü hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvaffaketine bağlı değildir (HMK.nun 310.maddesi) Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.(HMK.nun 311. maddesi).
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler nazara alınarak, davacının davasından vaki feragatı sebebiyle, Mahkememizde açılan işbu davanın feragat nedeniyle REDDİNE karar verilmesi gerektiğ sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle;
1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gerekli 35,90 TL harçtan dava açılırken peşin alınan 444,05 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 408,15 TL nin davacıya iadesine,
3- Karşılıklı ücreti vekalet talebi olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
4 – Davacı tarafından yapılan yarıgılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Kararın kesinleşmesini müteakip davacı tarafından yatırılan gider avansının talep halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Başkan …
¸e-imzalıdır
Üye …
¸e-imzalıdır
Üye …
¸e-imzalıdır
Katip …
¸e-imzalıdır