Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1246 E. 2018/321 K. 19.04.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/1246 Esas
KARAR NO : 2018/321

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 20/12/2016
KARAR TARİHİ : 19/04/2018

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin sermayesinin 750.000 adet pay karşılığı, 750.000-TL olduğunu, vekiledeninin davalı şirkette 28.500 pay karşılığı, 28.500.-TL’lik sermaye payı bulunduğunu, kalan payların 712.000 pay karşılığı, 712.000.-TL lik payın …’ya, 9.500 pay karşılığı 9.500.-TL’lik payın da hakim ortağın aynı zamanda eşi olan …’ya ait olduğunu, şirketin yönetim kurulunda tek üye olarak …’nın şirketi yönetmekte olduğunu, 21.10.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında yer alan gündemin 5., 7. ve 9. maddelerinde alınmış olan kararların TTK 445 maddesi gereğince kanun ve sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olarak alındığını beyanla, gündemin 5 – 7 ve 9. maddelerinin iptaline , Yönetim kurulunun şirkette işlem yapma yasağı ve rekabet etme yasağının kaldırılmasına ilişkin 9. Gündem maddesinde alınan kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Genel kurulda alınmış olan kararlarla ilgili yürütmenin geri bırakılmasına ilişkin istemin haksız olduğunu, gündemin 5. maddesi ile ilgili ibra kararında yönetim kurulu başkanının eşinin ibra oylamasında, TTK 436 maddesi gereği oydan yoksun olması gerekliliğine ilişkin yönetim kurulu ibrasının, şahsi bir işi ve oy hakkından yoksunluk hali olarak değerlendirilemeyeceğini, gündemin 7.maddesinde huzur hakkı için alınmış olan kararın hukuka uygun olduğunu, yurt dışında eğitim görmüş ve tek başına şirketi yöneten bir kişi için belirlenmiş olan huzur hakkının az olduğunu, gündemin 9. maddesinde yer alan rekabet ve iş yapma yasağı ile ilgili TTK 395. ve 396. maddelerinde belirtilen işleri ifa edebilmeleri için gerekli yetkinin verilmesinin TTK 394 ‘e göre incelenmesi gerektiğini, Yönetim kurulu üyesinin şahsi işletmesi aracılığı ile vermiş olduğu danışmanlık hizmetinin yöneticiye ödenen ücret mahiyetinde olduğunu beyanla, kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun bir şekilde alınmış olan genel kurul kararlarının iptal isteminin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava; TTK 445 maddeye dayalı 21.10.2016 tarihli Genel Kurul Toplantısı kararlarından 5, 7. ve 9 nolu kararların iptali talebine ilişkindir.
Tarafların gösterdikleri belge ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticaret sicil dosyası 21.10.2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantı tutanakları, hazirun cetvelleri, getirtilip incelenmiştir.
TTK ‘nun MADDE 445 (1)’de “…446. Maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler…” hükmü düzenlenmiştir.
İşbu davanın genel kurul toplantısından sonra 3 aylık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ve davalı şirketin adresi itibarıyla Mahkememizin yetkili olduğu, mevcut toplantı tutanakları ve hazirun cetveline göre davacının, dava açma hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Getirtilip incelenen TSM kayıtlarına göre, davalı şirketin 6.12.2012 tarihinde kuruluşunu ilan ettiği, 21.10.2016 tarihli Genel Kurul Toplantısı itibarıyla sermayesi ve ortaklık payının; 712.000 paya karşılık %94,9 hisse itibarıyla …y’a , 28.000 paya karşılık %3,8 hisse itibarıyla …’a, 9.500 paya karşılık %1,3 hisse itibarıyla …y’a ait olmak üzere toplam 750.000 paya sahip olduğu ortak …’nın, davalı şirket yönetim kurulu üyesi ve başkanı olduğu, dava konusu genel kurulda iptali talep edilen maddelerle ilgili davacının olumsuz oy kullandığı ve muhalefetini zapta geçirttiği anlaşılmaktadır.
Genel Kurulun Gündeminin 5. maddesi ile, yönetim kurulunun ibrası görüşülmüş, yönetim kurulunun ibra kararında şirket yönetim kurulu üyesi … oylamaya katılmamış ve bu husustaki karar 28.500 olumsuz oya (davacının) karşılık 712.000 olumlu oy (diğer ortak …) ile oy çokluğu ile alınmıştır. Karar TTK 619(1) maddede : herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar müdürlerin ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar hükmüne uygun olup, ayrıca …’nın eşi …’nın oylamada oy kullanması TTK. nun 436(1) maddesinde belirlenen; ” Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme ait müzakerelerde oy kullanamaz” hükmüne uygundur. Zira, yönetim kurulu eşi hakim ortak …’nın ilgili gündem maddesi uyarınca oy kullanması yasal olup, oydan yoksunluk kapsamında değerlendirilemez.
Gündemin 7. Maddesinde yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur hakkının görüşüldüğü, Genel kurulun iptali talep edilen yönetim kurulu ücreti ile ilgili olarak TTK. madde 394 (1)’de, ” yönetim kurulu üyelerine , tutarı esas sözleşme ile veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla, huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay ödenebilir. ” hükmü düzenlenmiş olup, şirket esas sözleşmesinde bu hususta bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısı ile Yönetim kurulu için Genel Kurulda huzur hakkı belirlenmesinde sözleşmeye ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ana sözleşme ya da genel kurulca tespit edilecek huzur hakkı miktarının emsallerinden fazla olmaması ve şirketin gücü ile orantılı olması gerekmekledir.
Genel Kurulun Gündeminin 7. maddesinde belirlenen, 5.000-TL’lik huzur hakkı tutarının, 2014 yılında davacının da katıldığı ve olumlu oy verdiği Genel Kurul toplantısında buna ilişkin alınmış kararda yer alan huzur hakkı tutarı ile aynı miktarda olduğu, ücret miktarının örtülü kazanç aktırımı niteliğinde olmadığı, şirketin mali yapısı, şirketin bu yöndeki daha evvelki uygulamaları, yöneticinin harcadığı emek ve mesai ile orantılı olduğu, fahiş olmadığı ve ayrıca yönetim kuruluna huzur hakkı ödenmesinin somut davada objektif iyi niyet kurallarına da aykırı olmadığı,( … 11 HD … E.K. Sayılı 07.12.2017 tarihli kararı) ayrıca yönetim kurulu üyesi … eşi …’nın yapılan oylamada oy kullanmasının TTK. Nun 436 maddesinde belirlenen oydan yoksunluk kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılıp kabul edilmiştir.
Genel Kurul gündeminin, Rekabet yasağı ve şirketle iş yapmama yasağının kaldırılmasına ilişkin 9. maddesinde; yasağın kaldırılmasının yönetim kurulu üyeleri için alınmış olduğu, TTK 436 (1) maddesi ile ; Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme ait müzakerelerde oy kullanamayacağı,
TTK. 619(3) maddesinde ise, ortağın bağımlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyetlerde bulunmasını onaylayan kararlarda ilgili ortağın oy kullanamayacağının düzenlendiği,
TTK. 62l(1)-g maddesinde ise ; müdürlerin ve ortakların bağımlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunmalarına genel kurul tarafından onay verilmesinin, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği hükmü düzenlenmiş olup, her bir ortağın kendisi için yapılan oylamada, oylamaya katılmaması gerekir iken, bu hususlardaki oylamada, oylama sonucunun salt çoğunluğu etkilememesine rağmen, yönetim kurulu üyesi …’nun kendisi için yapılan rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunmalarına ilişkin yasağın kaldırılması ile ilgili oylamaya katıldığı, ayrıca yönetim kurulu eşi hakim ortak …’nın da , eşi için oy kullandığı anlaşılmakla, TTK. nun 436(1) madde uyarınca hakim ortağın, yönetim kurulu üyesi eşi için yapılan oylamada oydan yoksunluk sonucu doğurduğundan işbu kararın iptalinin gerektiği, ( TTK 395 ve 396 maddeleri uyarınca bu hususta yapılan işlemin batıl olma iddiasının şirket yönetimine ait olduğu ) tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporundan anlaşılmakla, Genel kurul Toplantısında alınan 5 ve 7 nolu kararlar yönünden davanın reddine, 9 nolu karar yönünden davanın kabulüne karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.
Bu itibarla
HÜKÜM:
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-) 21.10.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5 ve 7 nolu kararlar yönünden davanın REDDİNE,
9 nolu karar yönünden davanın KABULÜNE ve 9 nolu gündem maddesine ilişkin kararların İPTALİNE,
2-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-)Davacı tarafından yapılan 29,20-TL peşin harç, 29,20-TL başvurma harcı, 4,30-TL vekâlet suret harcı, 850,00-TL bilirkişi ücreti, 87,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 999,70-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre, 666,46-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı tarafından yapılan 16,80-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 5,60-TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı yan üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.180,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2.180,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
7-)Davacı/davalı tarafından yatırılan gider/delil avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı-davalıya/vekillerine iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle karar verildi . 19/04/2018

Başkan … Üye … Üye … Katip …