Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/198 Esas
KARAR NO : 2018/1224
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2016
KARAR TARİHİ : 27/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 17.02.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, İstanbul Anadolu 14,İcra Müdürlüğü’nün——- esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 24.900,00-TL asıl alacak miktarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini, davalı tarafının şahıs firması olup, ———– Vergi Dairesine ——– sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, davalı tarafının satmak amacıyla davacı taraftan —— tarih — seri no.lu fatura ile toplam 41.405,02 TL’lik çeşitli mobilya satın aldığını, söz konusu malların 09.05.2015 tarihlinde davalı tarafa teslim edildiğini, fatura bakiyesinin 16.505,02 TL’lik kısmının ödendiği, geri kalan bakiye alacağının ise ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilerek takibinin durdurulduğunu, davalı tarafının şahıs firması olup, ödeme güçlüğüne düşmüş olma ihtimali olduğundan üzerine olan malları başkasına devretme ihtimalinin mevcut olduğunu beyan ederek, alacağın teminat altına almak açısından öncelikli olarak üzerine birsüre haciz olan ———-plakalı araç kaydına ve Uyap’tan tespit gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz veya bu mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, borçlunun icra takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız, itiraz nedeniyle davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının icra takibine itirazının haksız olmadığını, davacı alacaklıdan, davalının doğrudan bir mal alımının söz konusu olmadığı, davalı tarafının taşeron olarak davacı tarafa iş yaptırdığı, yapılan işin hatalı olmasından dolayı davalı tarafın müşterisi olan Neriman Vidinli’nin davalı tarafa parasını vermediği, yapılan hatalı işin düzeltilmesi istendiği fakat davacı tarafından düzeltilmediğini, davacı tarafın buna rağmen kendine göre metraj ve birim fiyatları belirleyerek davalı tarafa fatura düzenlediğini, yapılan işin bitmediğini ve davalı tarafa teslim edilmediğini, beyan ederek, davanın reddini ve haksız takip nedeni ile davacı tarafın %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibari ile fatura alacağından kaynaklanan cari hesap alacağına dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’nün ——— Esas sayılı dosyası getirtilerek dosyamız içine konmuştur. İcra takibi incelendiğinde, ödeme emrinin 03/12/2015 tarihinde borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun 07/12/2015 tarihinde borca ve faize itiraz ettiği ettiği, hem icra takibine itirazın hem de iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, itirazın borca, faize kısaca esasa ilişkin olduğu, icra müdürlüğünün yetkisine bir itirazın olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı, aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıya mobilya satışının yapıldığını, düzenlenen fatura bedelinin kısmen ödendiğini, davanın bakiye miktarı ödememesi üzerine icra takibi başlattıklarını iddia etmiş; davalı ise, davayı kabul etmediklerini, davacının yapmış olduğu işin ayıplı ve eksik olması nedeniyle davacıya borçlarının bulunmadığını savunmuştur.
Davalı vekili 20/09/2017 tarihli beyan dilekçesi ile cevap dilekçelerini ıslah ettiklerini bildirmiştir. Belirtilen dilekçede davalı vekili, dosyaya sunulan faturayı ve irsaliyeyi kabul etmediklerini, davacı tarafa elden ve banka aracılığı ile bir kısım ödemelerin yapıldığını, elden yapılan ödeme miktarının 6.700,00 TL olduğunu, davalı kayıtları uyarınca davacıya borcun bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirmiş oldukları deliller ve vergi dairesi kayıtları celp edildikten sonra tarafların defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmıştır. İncelenen taraf defterleri uyarınca; davacı defterlerinin davacının sunduğu işletme defterinin TTK hükümlerine göre ticari defter niteliğinde olmadığı, davalı tarafın sunmuş olduğu ticari defterlerin ise usulüne uygun olarak tutulmamış olmaları nedeniyle sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı, davaya konu edilen 08/05/2015 tarih ve 41.405,02 TL tutarlı faturanın davacı defterinde kayıtlı, davalı defterinde ise kayıtlı olmadığı, davalının banka kanalıyla 16.500,00 TL, elden ise 6.700,00 TL ödeme yaptığı, tarafların dava dosyasına sunduğu teklif formlarının birbirini doğruladığı, her ne kadar davalı sevk irsaliyesinin usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de irsaliyenin 09/05/2015 tarihinde davalı adına Selin Salman isimli kişiye teslim edildiği ve bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ayıp iddiasına ilişkin usulüne uygun olarak yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı, davalının yapmış olduğu toplam 23.200,00 TL’nin mahsubu sonrasında takip tarihi itibariyle davacının bakiye alacağının 18.205,02 TL olduğu anlaşıldığından davanın bu kapsamda kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile; davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 18.205,02 TL üzerinden devamına,
2-Alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
3-Alacak likit olmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
4-Alınması gereken 1.243,58 TL harcın peşin alınan 300,73 TL harçtan mahsubuna, eksik kalan 942,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 988,00 TL yargılama gideri ve 329,93 TL harç gideri toplamı 1.317,93 TL yargılama giderinin davanın ret kabul oranına göre 963,57 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 2.184,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı lehine AAÜT uyarınca taktir olunan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/11/2018