Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/628 E. 2018/1319 K. 18.12.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1367 Esas
KARAR NO : 2018/1364
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 12/05/2017
KARAR TARİHİ : 25/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; 28/08/2010 tarihinde davalı—-ruhsat sahibi olup davalı —– yönetimindeki araçla davacı idarenin bakım ve sorumluluğunda bulunan oto korkuluklarına hasar verildiğini aracın davalı sigorta şirketine kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunduğunu, hasar bedelinin sigorta şirketinden talep edilmesine rağmen şirketin bir cevap vermediğini, 2.084,00 TL hasar miktarının tespit edildiğini bildirmiş, hasar bedelinin hasar tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın niteliği itibariyle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesinin mümkün bulunmadığı dilekçeler teatisinin görevli mahkemede yapılması gerektiği ve zamanaşımı itirazının olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketine zorunlu mali trafik sigortası ile sigortalı bulunan davalı —- ait ve davalı —– yönetimindeki araç ile davacının bakım ve sorumluluğundaki oto korkuluklarına çarpması sonucunda oluşan hasara bağlı olarak maddi tazminat istemine ilişkindir.
İşbu dosya İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin —–esas sayılı dosyasından görevsizlik kararı verilerek mahkememizin esasına kaydedilmiştir.
Yargılama aşamasında davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi celbedilmiştir- —–plaka sayılı aracın 22.01.2010 ile 22.01.2011 tarihleri arasında —– Sigorta nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığı tespit edilmiştir.
Mahkememiz yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden kusur raporu alınmış olup bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı —— %100 oranında kusurlu olduğunu, diğer davalı araç maliki —– hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu davacının talep edebileceği tazminat miktarının 1.580,00 TL olduğunu mütalaa etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı idare tarafından hasar giderimine dair faturalar raporda denetlenmekle birlikte 2.084 TL hasar bedelinin kadri maruf olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte hasara uğrayan 24 metre oto korkuluk hurda değeri tespit edilmiş ve hasar bedelinden hurda değeri düşmüştür. Meydana gelen tek taraflı trafik kazasında ——– plaka sayılı araç sürücüsünün seyir halinde iken oto korkuluklara çarpmak suretiyle davacı idareye ait oto korkuluklarına zarar vermek biçimindeki eylemi ile tam kusurlu olduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir. Bilirkişi raporu yeterli, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilerek hükme esas alınmıştır.
Davalı Sigorta şirketi zamanaşımı itirazında bulunmuş olup; davaya konu kaza tarihi 28.08.2010 olup; dava tarihi 12.05.2017’dir. Dava tarihinden önce sigorta şirketine başvurulduğuna dair herhangi bir evrak sunulmamıştır.
2918 sayılı KTK.nun 109. Maddesine göre (1) “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. (2) Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. (3) Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. (4) Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. (5) Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır”. Davaya konu eylem cezayı gerektiren bir fiil olmadığından somut olayda 2 yıllık zamanaşımı uygulama alanı bulacaktır. Davaya konu kaza tarihi 28.08.2010 olup; dava tarihi 12.05.2017 olduğundan Davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazı haklı olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Zamanaşımı, bir talep veya dava hakkının kanunda tayin edilen süre içinde kullanılmaması halinde, usul hukukunca öngörülen şekilde ileri sürülmek koşuluyla, borçluya borcunu ödememe imkanı veren bir hukuki müessesedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip, sadece onu eksik bir borç haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme niteliğini ortadan kaldırır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen; “Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.” kuralında da vurgulandığı üzere, zamanaşımı kişisel bir savunma nedeni olup, bütün öteki savunmalarda olduğu gibi ve özellikle itiraz nedenlerinden farklı olarak, savunulmadığı takdirde mahkemece re’sen gözetilemez ve uygulanamaz. Diğer bir deyişle; zamanaşımının davayı etkisiz bırakması, kendiliğinden gerçekleşmemekte ve ancak borçlunun iradesine bağlı bulunmaktadır. Zamanaşımı, ancak ileri süren davalı yönünden değerlendirilebilir. Bu savunma, açıkça ileri sürmeyen diğer davalıya sirayet etmez.Davalılardan —— ile davalı ———ise usulüne uygun cevap dilekçesi tebliğine rağmen süresinde zamanaşımı itirazında bulunmamışlardır. Davalı —– zamanaşımı itirazı kendisi yönünden sonuç doğurmakta olup zamanaşımı itirazında bulunmayan diğer davalılar bakımından sonuç doğurmayacağından bu davalılar yönünden işin esasına girilmiş ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 1.580,00 TL araçta hasar nedeniyle oluşan maddi tazminatın 28.08.2010 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı —– ile davalı—– alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
A) Davalı ——Sigorta A.Ş. Yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
B) 1.580,00 TL araçta hasar nedeniyle oluşan maddi tazminatın 28.08.2010 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı — ile davalı—— alınarak davacıya verilmesine,
1-Alınması gerekli 107,92 TL harcın davacı tarafça yatırılan 35,59 TL harçtan mahsubu ile 72,33 TL ‘nin davalılar —-ile —- müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafça yapılan 35,59 TL peşin harç, 750,00 TL bilirkişi ücreti, 393,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.178,59 TL giderin davalılar – —- ile —-‘den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 1.580,00 TL vekalet ücretinin davalılar —– ile —- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 1.580,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı —- Sigorta A.Ş’ye verilmesine,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 Sayılı HMK’nun 341/2 maddesi uyarınca değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2018