Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/893 E. 2018/656 K. 20.06.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/893
KARAR NO : 2018/656

DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : 06/05/2009
KARAR TARİHİ : 20/06/2018

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ortağı ve müdürü …’ün daha önce müvekkil şirkette % 50 hisseye sahip ortak olduğunu, …’ün % 50 hissesine tekabül eden 1000 adet hissesinden 980 adedini … 24. Noterliği … tarih … yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile …’a 20 adet hissesini aynı devir sözleşmesi ile …’a tüm aktif ve pasifi ile birlikte devrettiğini, …’ün hisse devirlerinden sonra … Ltd. Şti’ni kurduğunu, bu şirketin web sayfasında … Şti. portföyünü oluşturan tüm projeleri ve görselleri müvekkili şirket ve ortaklarından izin almadan kullandığını, sanki bu projelerin … tarafından yapılarak … Şti.’nin itibarını zedelediğini, ve maddi zarara uğramasına neden olduğunu, .. tarafından doğan zararlar ile ilgili yasal yollara başvurulacağının … 24. Noterliği … tarih … yevmiye no.lu ihtarname ile davalıya bildirildiğini, işbu durumun hukuka aykırı olarak haksız fiili doğurduğunu, somut olayda davalı … şirketinin web sayfasında … portföyünü oluşturan tüm proje ve portföyünün proje ve görsellerini kullanarak müvekkilinin zarar görmesine neden olduğunu, web sayfasında yayınlanan resimleri mahkemeye sunduklarını, müvekkili şirketin yaptığı ömek daire resimlerinin davalı … tarafından kendi iş mahsulü olarak gösterilerek bu resimlerin web sitesinde yayınlandığını, davalının müvekkili şirketin inşaatlarını kendi işi mahsulü olarak göstererek malik bulunduğu zannını yarattığını, tüm bu nedenlerden dolayı somut olay nedeniyle müvekkilinin ekonomik ve iktisadi zarara uğratıldığından fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini, delillerin ortadan kaldırılması ihtimaline binaen mahkemece tensiben davalı şirketin web sayfasında inceleme yaptırılması için bilirkişi tayin edilmesini ve rapor düzenlenmesini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı Vekili Davasında:
Dava Dilekçesini tekrar ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememize hitabe verdiği 09/10/2014 Tarihli ıslah dilekçesi ile 15.000.TL.yi 185.229.TL. Ye çıkararak dava tarihinden itibaren faiz uygulanması talebinde bulunmuştur.
Davalı Vekili Davaya Cevabında :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mimari proje ve eserlerin 5846 sayılı kanun anlamında eser niteliğinde olduğunu, anılan kanun uyarınca eser üzerindeki haklara ilişkin açılmış davaların ihtisas mahkemeleri olan Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, işbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı tarafın dilekçesi ekinde taraflarına göndermediği halde dava dosyasına sunduğunu belirttiği internet sayfası çıktılarına karşı ayrıntılı itiraz ve beyanda bulunma haklarının saklı tuttuklarını, davaya konu edilen mimarı projelerin FSEK anlamında eser niteliğinde olduğunu, davacı şirkete %50 pay ile ortak olan …’un hisselerini … ile bu kişinin eşi olan …’a devrettiğini, ancak bu hisse devir işlemleri sırasında FSEK anlamında bir sözleşme akdedilmediğini, …’un eser üzerindeki haklarının kullanımını engelleyen başkaca bir neden olmadığını, bu gerçeklerden hareketle … Şirketinin kurumsal internet sitesinde referanslar başlığı altında mezkur projelere yer verdiğini, müvekkilinin bu kullanımının haksız olmadığını ve anılan eserler üzerinde hak sahibi olması olgusuna dayandığını, internet sitesinde mezkur projelerin menşeinin açıkça belirtildiğini, aidiyet konusunda herhangi bir karışıklığa da mahal bırakılmadığını, iddianın aksine mimari projelerin müvekkili şirket bünyesinde gerçekletirildiği zannını uyandıracak hiçbir eylemde de bulunulmadığını, FSEK anlamında eseri meydana getiren kişilerin eser sahibi olduğuna göre …’un da bu eserler üzerinde hak sahibi olduğunu, dolayısıyla mezkur kullanımın yasadan kaynanan hakka dayandığını, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından referans olarak kullanılan görseller ile davacı şirketin itibarının zedelendiğinden bahsedilemeyeceğini,bu kullanım sırasında şirketin itibarının zedelenmek bir yana projelerin menşei belirtilerek davacı şirketin tanıtımının da yapıldığını, haksız suretle davacı şirketin iktisadi menfaatleri bakımından zarar görmesine neden olunmadığını, davacı yanın maddi zarara uğradığı iddiasının kabul edilemez olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı hukuka aykırı bir davranışı ve kusuru olmayan müvekkil şirket aleyhine açılmış haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
Taraflarca ibraz edilen deliller incelenmiştir.
Davacı tarafça davalı tarafın Web sitesinde bulunan resimlerin ibraz edilen örnekleri incelenmiştir. Davacı tarafça ibraz edilen davacı tarafından internet sitesinden kendi projesi olarak olarak gösterildiğini belirttiği projelere ilişkin ibraz edilen faturaları incelenmiştir.
Mahkememizce Haksız rekabet eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespiti açısından üç kişilik Bilirkişi heyeti vasıtası ile inceleme yapılmasına karar verilmiş; Bilirkişi heyeti vasıtası ile düzenlenen 23/11/2010 Tarihli rapor ile özetle Davalı tarafın haksız rekabette bulunmadığı bu nedenle maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı yönünde rapor düzenledikleri görülmüştür.
Mahkememizce(12.Asliye Ticaret Mahkemesi) Bilirkişi raporu dikkate alınarak 21/03/2011 Tarihinde davanın reddine karar verilmiş, Davacı tarafın temyiz dilekçei ibraz etmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2011/7789 Esas-2012/15621 Karar sayılı ilamı ile ” Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, kendisinin portföyünü oluşturan proje ve görsellerin izinsiz olarak davalıya ait web sitesinde yayınlandığını ileri sürmüş, davalı şirket vekili, söz konusu eserlerin müvekkili şirketin kurucusu olan … ile davacı şirketin ortağı olan … tarafından meydana getirildiğini, dolayısıyla …’un bu eserler üzerinde hak sahibi olduğunu, dava konusu kullanımın haksız olmadığını savunmuş olup mahkemece ise söz konusu proje ve görsellerin davalıya ait web sitesinde kullanılış şeklinin herhangi bir iltibasa yer vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 5846 sayılı FSEK’nin 18/2. maddesinde, “Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.” düzenlemesi mevcuttur. O halde, davaya konu eserler davacı şirketin ortakları olan … ve … tarafından meydana getirilmiş olsalar dahi bu eserler üzerindeki hakları kullanma hakkı davacı şirkete ait bulunmaktadır. Kullanım hakkı davacı şirkete ait olan iş mahsullerinin, davalı şirketin internet sitesinde izinsiz olarak gösterilmesi ise 6762 sayılı TTK’nun 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğundan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. ” gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuş , yasaya ve usule uygun bulunan bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizce Talep edilebilecek Maddi tazminat miktarının belirlenmesi amacı ile dosyamız üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 02/04/2014 Tarihli rapor ile ” Davalı tarafın haksız rekabet konu proje ve görsellerin 2009 yılında kullanımından itibaren 1.765.384,15.TL.net satış yaptığını, tazminat miktarının bu bedelin %10 u oranında hesaplanmasının gerektiği bu bedelin 176.538,41.TL. olduğunun ” belirlendiği görülmüştür.
Tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmek üzere dosyamız Bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; düzenlenen 13/08/2014 Tarihli ek rapor ile ” 2009-2010-2011-2012-2013 yıllarına ilişkin toplam net satışlarının 2.002.299,71.TL. Olduğunun belirlendiği, bu bedelin %10 u oranında tazminat hesaplanmasının gerektiği bu bedelin 200.229,97.TL. olduğunun ” belirlendiği görülmüştür.
Davacı tarafça son rapor dikkate alınarak ıslah dilekçesi ibraz edilmiştir.
Davalı Tarafça ibraz edilen Hukuki Mütalaa incelenmiştir.
Davalı tarafın dilekçesinde belirtmiş olduğu itirazları ve yeniden değerlendirme yapmak üzere dosyamız Yeni Bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/10/2015 Tarihli rapor ile ” ..Davacının 2007 yılından 2013 yılına kadar 70.508,10.TL.faliyet karı elde ettiği, %10 porsiyon hesabı yapıldığında davacının 7.050,81.TL.zarara uğrayacağının tespit edildiği görülmüştür.
Tarafların itirazları üzere dosyamız Aynı Bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; düzenlenen 1. Ek rapor ile ” Faaliyet kar ve zarar durumuna göre; Davalının faaliyetine başladığı 2007 yılından 2013 yılına kadar davacının 7.050,81.TL. Zarara uğrayacağı; Davalının net satış durumuna göre ; Davalının faaliyetine başladığı 2007 yılından 2013 yılına kadar davacının 214.237,98.TL. Zarara uğrayacağı” hususlarının belirlendiği görülmüştür.
Tarafların itirazları üzere dosyamız Aynı Bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; düzenlenen 2. Ek rapor ile ” Faaliyet kar ve zarar durumuna göre; Davalının faaliyetine başladığı 2007 yılından 2013 yılına kadar davacının 7.050,81.TL.; 2007-2009 yılları arasında 635,35.TL. Zarara uğrayacağı; Davalının net satış durumuna göre ; Davalının faaliyetine başladığı 2007 yılından 2013 yılına kadar davacının 214.237,98.TL.,2007-2009 yılları arasında 84.386,18.TL. Zarara uğrayacağının bu miktarın ödenmesi halinde mahıvına sebep olacağının” hususlarının belirlendiği görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi:
Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak;Her nekadar Davacı taraf dava ve ıslah dilekçesinde belirttikleri bedel üzerinden davanın kabulüne; davalı taraf davanın tümü ile reddine karar verilmesini talep etmişler ise de, Dosya kapsamına ibraz edilen deliller düzenlenen Bilirkişi raporları ile; Yargıtay Bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere Davanın, haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Davacı tarafın, kendisinin portföyünü oluşturan proje ve görsellerin izinsiz olarak davalıya ait web sitesinde yayınlandığı iddiası ile dava açtığı, davalı şirket vekili, söz konusu eserlerin müvekkili şirketin kurucusu olan … ile davacı şirketin ortağı olan Abdullah Burnaz tarafından meydana getirildiği , dolayısıyla …’un bu eserler üzerinde hak sahibi olduğu, dava konusu kullanımın haksız olmadığını belirtmiş ise de; 5846 sayılı FSEK’nin 18/2. maddesinde, “Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.” düzenlemesi mevcuttur. O halde, davaya konu eserler davacı şirketin ortakları olan Abdullah Burnaz ve … tarafından meydana getirilmiş olsalar dahi bu eserler üzerindeki hakları kullanma hakkı davacı şirkete ait bulunmaktadır. Kullanım hakkı davacı şirkete ait olan iş mahsullerinin, davalı şirketin internet sitesinde izinsiz olarak gösterilmesi ise 6762 sayılı TTK’nun 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğundan davalı tarafın bu yöndeki savunması mahkememizce yerinde görülmemiştir. Davacı taraf Bilirkişi raporu doğrultusunda Net satışlar üzerinden belirlenen 200.229.TL.ye hükmedilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş ise de; Davacı tarafın tazminat talebinin dayanağının yoksun kalınan kar olduğu, Net satış üzerinden yapılacak hesaplamada bulunacak rakamın tümünün davacı tarafın karı , davalı tarafın zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla birlikte davacı tarafın faaliyetine başladığı 2007 yılı ile dava tarihi olan 2009 yılı arasındaki döneme ilişkin değerlendirme yapılması gerekmedir. Sunulu nedenlerle; Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09/03/2018 tarihli 2. Ek raporda belirtilen terditli seçeneklerden olan tazminat miktarının 2007-2009 yılları arasında ki Faaliyet kar ve zararına göre hesaplama yapılmasının gerektiği, davacı tarafın bu dönemde toplamda 6.353,49.TL.faaliyet karı elde ettiği anlaşılmakla birlikte bu dönemde faaliyet karının tümü ile davacı tarafa ait proje ve görseller sayesinde bu karı elde etmiş olması düşünülemeyeceğinden %10 oranı üzerinden yapılan hesaplama mahkememizce yerinde görüldüğünden davacı tarafın davasının kısmen kabulü yönünde aşağıda ki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-)Davacı tarafın davasının KISMEN KABULÜ ile; 635,35.TL. tazminatın 06/05/2009 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine; Fazlaya ilişkin istemin Reddine;
2-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 635,35.TL. nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
3-)Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.925,62. TL. nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
4-)Davacı tarafından yatırılan 3.163,25.TL.peşin harçtan 43,40.TL.karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.119,85.TL.harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine;
5-)Davacı tarafından yatırılan 43,40.TL.harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine;
6-)Davacı tarafından yatırılan 18,10.TL.başvuru ve vekalet harcı, 5.350..TL.Bilirkişi ücreti ve 841,50..TL. Posta giderinden ibaret toplam 6.209,60.TL.yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alındığında 19,70.TL.sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına;
7-)Davalı tarafından yatırılan 70.TL. Posta giderinden ibaret yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alındığında 69,78.TL.sinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
8-)Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacı ve davalı tarafa iadesine,
Mahkememiz dosyasından verilen karar daha önce yargıtay incelemesinden geçmiş olmakla; ilgililere kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize vereceği bir dilekçe ile TEMYİZ YOLU açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar alenen okunup usulen tefhim kılındı. 20/06/2018

Katip …
(e-imza)

Hakim …
(e-imza)