Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/285 E. 2018/1282 K. 20.12.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/285 Esas
KARAR NO : 2018/1282
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ: 18/03/2015
KARAR :RED
KARAR TARİHİ: 20/12/2018
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;Müvekkili …’ın 08/11/2014 tarihinde … plaka sayılı araçta yolcu olarak seyir halinde iken, aracın dik eğimli yolda geriye kaçması sonucu panikleyerek araçtan atlamış ve aracın tekerleğinin bacağının üzerinden geçmesi ile yaralanarak malul kaldığını, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ve yaralanarak malul kalmasına neden olan aracın davalı şirketince KTK Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi ile sigorta ettirildiğini poliçe numarasının 6583416 olduğunu, davalı … şirketine 10/02/2015 tarihinde müvekkili adına poliçe kapsamında belirtilen teminatın tazmini için yazılı başvuruda bulunulduğunu, davalı şirketin 19/02/2015 tarihi cevabıyla Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.3-m maddesi uyarınca taleplerinin reddedildiğini bildirdiklerini, müvekkilinin kaza sonrası …Devlet Hastanesi ile … Üniversitesi Hastanelerinde ameliyat olup zorlu bir tedavi süresi geçirdiğini, eski sağlığına kavuşamadığını, kalça kırığı ve ayak crush yaralanması nedeniyle sürekli malul olan müvekkilin, hayatını eskisi gibi idame ettiremediğini, müvekkilin 2001,2003,2004,2006,2008,2010,2011 ve 2013 doğumlu olmak üzere 8 tane bakım ve gelişim çağında çocuğu olduğunu, ailesinin geçimini tuz satarak geçiminin sağladığını aylık 3.0000 TL civarında kazancı olduğunu, müvekkilinin maluliyet durumunun kesin tespiti için ATK’dan rapor aldırılmasını, davanın kabulünü, fazlaya ve faize ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın ve bakım giderlerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; 08/11/2014 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen … plaka sayılı araç müvekkili şirkette … nolu poliçe ile 30/06/2014-2015 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçelere göre teminatlarının sakatlanma halinde kişi başı 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının talebinin teminat dışı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu ve poliçe genel şartlar uyarınca, otomatikman her olayda ödenmesi gereken bir meblağ olmadığını, gerçek kusuru, geliri ve uzuv kaybı oranına göre tazminat meblağı belirleneceğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğu nedeniyle poliçe sorumluluklarının bulunmadığını, isnat edilen kusur kabul etmediklerini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu… İhtisas kurulundan alınması gerektiğini, tazminat hesaplanması yapılırken teknik faiz-iskonto %3 ile “Devre başı ödemeli belirli rant” hesaplanmasının kullanılması gerektiğini, davacının geliri … kayıtlarına göre tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkette tüm bilgi ve belgelerle ihbar yapılarak temerrüde düşürülmediğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddi gerektiğini, olayın haksız fiilden kaynaklandığını, avans faizi talebinin reddi ile yasal faize hümedilmesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, bu nedenle temerrütün söz konusu olmadığı için aleyhlerine masraf, faiz ve avukatlık ücretine hükmolunmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; tarafların iddia ve savunmalarından, anlaşamadıkları hususlar, anlaştıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler şu şekildedir:
Davacı taraf 08.11.2014 tarihinde … plakalı araçta yolcu olarak seyir halinde iken aracın dik eğimli yolda geriye kaçması nedeni ile panikleyerek araçtan atlaması sonucu maluliyeti nedeni ile davalı aracın sigorta şirketinde maddi zararının tazminini talep etmiştir.
Davalı taraf genel mahiyette dava konusu talebin teminat kapsamı dışında bulunduğundan bahisle davanın reddini savunmuştur.
Dava, trafik kazası nedeni ile maluliyete dayalı maddi zararın tazminine ilişkindir.
Zarar görenin ağır nitelikteki kusuru, zararla motorlu aracın işletilmesi arasındaki uygun illiyet bağını keser. Böylelikle kazanın meydana gelmesinde motorlu aracın işletme tehlikesini önemsizleştirir; zararın, asli ve tek sebebini oluşturur. Hafif nitelikteki kusursa, uygun illiyet bağını kesmez. İşletme tehlikesi önemini korur; zarar görenin hafif kusurlu davranışı, zararın asli ve tek sebebini oluşturmaz. “…Ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kast olmamakla birlikte, kasta yakın bir kusurun varlığını ifade eder. Ancak “tam kusur” mutlaka bir “ağır kusur” sayılmayabilir. Somut olayın özelliğine ve delil durumuna göre, davacının kendi şahsından kaynaklanan paniklemesi nedeni ile hareketi sonucu zarar gördüğü, ancak başkaca imkanla örneğin aracın el frenini çekme imkanının varlığına rağmen bu yola başvurmadığı görülmektedir yine sürücünün vitesi uygun konuma getirmesini beklemeden paniklemesi de kendi şahsından kaynaklanmaktadır. Yani hiç yaralanma vb durumu olmayacak iken kendi hareketi sonucu zarar gördüğüne kanaat getirilmiştir. Objektif olarak, hayatın normal akışına göre, normal ortalama insandan beklenen davranış içinde bulunmadığı hareket halindeki araçtan kendi iradesi ile başkaca mevcut durumdan kurtulma imkanı varken kontrolsüz şekilde atlamayı tercih ettiği değerlendirilmiştir. Bu durum karşısında sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedilmesi ve davacının himaye edilmesi hakkaniyete, dürüstlüğe ve iyiniyete uygun düşmeyecektir. Kusurun niteliği, somut olayın kendi özelliğine göre belirlenmiştir. Zararın meydana geliş şekli, bütün hal ve şartlar göz önünde bulundurulmuştur. Haksız fiilin unsurları haksız/ hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olup bu unsurlar kümülatif yani birlikte aranır. Zarar görenin ağır kusuru nedeni ile zarar ve motorlu aracın işletilmesi arasındaki uygun illiyet bağı kesilmiş ve davalının haksız fiilden sorumluluğu kalmamıştır. İş bu durum yani davacının panikleyip araçtan hareket halinde iken atlaması durumu davacının da ikrarındadır.
Davacı asilin yolcu olarak sürücü …’ nun sevk ve idaresindeki araçta bulunduğu, sürücünün vitesi değiştirirken aracı geri kaçırması ile panikleyip araçtan kontrolsüzce atladığı, kendi can güvenliğini ağır kusuru ile tehlikeye düşürdüğü ve bunun sonucu olarak maluliyetinin oluştuğuna kanaat getirilmiştir.
Motorlu araç işletenin ve bağlı bulunduğu teşebbüs sahibinin, sürücünün ve aracın sigortalandığı sigorta şirketinin sorumluluktan kurtulması için; kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulur hükmü mevcuttur.
Somut olayda sigorta şirketinin sorumluluktan kurtulabilmesi için kurtuluş kanıtı getirerek zarar görenin ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini kanıtlaması gerekmiştir. Zarar görenin, zarar ve motorlu araç işletilmesi arasındaki uygun illiyet bağını kendi kusurlu davranışı neticesinde kontrolsüz ve sübjektif nedenlerle hareket eden araçtan atlaması neticesinde kestiğine kanaat getirilmiş saptanan ve hukuksal durum karşısında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-6100 S HMK gereğince ve Harçlar Kanunu uyarınca karar ve ilam harcı olan 35,90 TL ‘nin peşin olarak yatırılan 27,70 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 137,00 TL olmak üzere toplam 164,70 harçtan mahsubu ile Hazine’ ye gelir kaydına, bakiye 128,80 TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, başvuru ve vekalet suret harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
3-İşbu dava nedeni ile davacı tarafından yapılan yargılama giderinin uhdesinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve 6100 S HMK gereğince belirlenen 4.747,43 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-6100 S HMK m. 333 uyarınca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda mahkememize yazılı/sözlü başvuru ile zabıt katibince tutanağa geçirilmek suretiyle kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul BAM’a gönderilmek üzere istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan tahkikat sonucunda karar verildi. Karar usulen açıklandı, okundu.
Katip …
¸e-imzalıdır
Hakim …
¸e-imzalıdır