Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/424 E. 2018/300 K. 08.03.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/424
KARAR NO: 2018/300
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 11/06/2008
KARAR TARİHİ: 08/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili, … Grubunun …’tan doğrudan doğruya kredi kullanamaması nedeniyle davalı .. A.Ş aracılığıyla usulsüz kredi kullandığını, paranın önce .. Mümessillik A.Ş.’ye oradan da … Grubuna aktarıldığını, buna karşılık .. A.Ş.’ye … Yayıncılık adına keşide edilen 2 adet bono ile .. A.Ş.adına keşide edilen 8 adet bono verildiğini, bonoların gerçek bir borcun karşılığı olarak değil yaratılan muvazaaya karşılık düzenlendiğini, bonoların inançlı işlemin teminatı olduğunu, buna rağmen bonoların davalı …’ya ciro edilerek icra takibine konulduğunu belirterek müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, bonoların ve icra takiplerinin iptaline, davalıların %40 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin diğer davalıyla ilişkisi bulunmadığını, senetleri .. Mümessillik A.Ş’den iktisap etmediğini, … isimli şahsın cirosuyla bonoların müvekkiline geçtiğini, dava dilekçesinde dahi davacının müvekkili ile davalı arasındaki ilişkiyi bilmediğini kabul ve ikrar ettiğini, kişisel def’ilerin meşru hamile karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .. Mümessillik A.Ş.vekili, müvekkili şirketin …’tan kullandığı krediyi davacı şirketlere transfer ettiğinin ihtilafsız olduğunu, ancak davacıların kendilerine transfer edilen parayı müvekkiline iade etmediğini, bu nedenle … A.Ş.(…) tarafından müvekkili aleyhine 26.000,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, cebri icranın devam ettiğini, davacıların borçlarını ödemiş olmaları halinde, müvekkili şirketin icra takiplerine muhatap olmayacağının açık olduğunu, ancak davacıların tutumu nedeniyle müvekkilinin ticari hayatının sona erdiğini, müvekkili şirketin diğer davalıyla bağlantısının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava; davacılar aleyhine açılan İstanbul 2.İcra dairesinin … ve … sayılı dosyalarındaki takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tesbitine ilişkindir.
Davaya konu icra takip dosyalarının suretleri getirtilmiş, İstanbul 2.İcra Dairesinin … esas sayılı dosyasında; 21.03.2006 vade tarihli 1.000.000 USD, 14.03.2006 tarihli 756.250 USD, 07.03.2006 vadeli 772.005 USD, 28.02.2006 tarihli 796.198 USD, 21.02.2006 vadeli 805.601 USD, 14.02.2006 vadeli 825.184 USD, 01.02.2006 vade tarihli 850.679 USD bedelli toplam 6.642.124 USD tutarlı senetlerin lehtarının .. Mümessillik A.Ş.bulunduğu, .. Mümessillik A.Ş.cirosuyla …’a geçtiği, … tarafından da …’ya ciro edildiği ve takibin …aleyhinde yapıldığı, senet borçlusunun da … olduğu, tüm senetlerin tanzim tarihi 7.1.2002 olduğu görülmüştür.
İstanbul 2.İcra Dairesinin … esas sayılı dosyasında; her biri 2.500.000 TL bedelli 10.02.2006 ve 25.02.2006 vade tarihli 2 adet senede dayalı olarak 23 Mayıs 2007 tarihinde …ve … aleyhinde … tarafından kambiyo senetlerine dayalı takip yapıldığı, bu senetlerde borçlunun …, kefilin …, lehtarın .. Mümessillik A.Ş. olduğu, .. Mümessillik tarafından senetlerin tanzim tarihlerinin 10.12.1999 tarihi olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 2014/11 E- 2014-117 K ve 07/04/2014 tarihli karar ile “Mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği davaya ve takibe konu bonoların bedelsiz bulunmadığı kabul edildiğinden yerinde olmayan menfi tesbit davasının reddine karar verilmiştir. Davalı taraf her ne kadar icra inkar tazminatı talep etmiş ise de, icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmediğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine” karar verilmiş, verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/01/2015 gün ve 2014/10975 E. 2015/1257 K. Sayılı Bozma ilamında “Hükmüne uyulan dairemiz bozma kararında bonoların kullanılan kredinin teminatı olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, Mahkemece banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacıların iddia ettiği 28.11.2008 tarihli protokol uyarınca ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ne kadar ödeme yapıldığı uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla tespit edilip senetlerin teminatını teşkil ettiği borcun olup olmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesi ve dolayısıyla teminat fonksiyonlarının devam edip etmediğinin tespiti suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır” gerekçesiyle bozulmasına karar vermiştir.
Mahkememizce Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/01/2015 gün ve 2014/10975 E. 2015/1257 K. Sayılı Bozma ilamına uyularak yargılama devam etmiş ve Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda banka kayıtları, davacıların iddia ettiği 28.11.2008 tarihli protokol uyarınca ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ne kadar ödeme yapıldığı tespiti, senetlerin teminatını teşkil ettiği borcun olup olmadığını, varsa miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesi için bilirkişiler…, ..’ den rapor alınmış, 02/10/2017 tarihli raporda sonuç olarak:”28.11.2008 tarihli Protokol 5.1. maddesinde 31.10.2008 tarihi itibariyle tanımlanan borç tutarları 689.777.038 USD anapara, 215.017.145 USD faiz olmak üzere toplam 904.794.183 USD olarak taraflarca belirlendiği, Protokolün, 5.2. maddesine göre, … Bankası A.Ş. ‘nin Medya Grubundan olan alacaklarının 04.12.2007 tarihinde Fon tarafından devir ve temlik alınması nedeniyle işbu protokolün 4.2. maddesi çerçevesinde 31.10.2008 tarihi itibarıyla hesaplanan 56.635.158 USD anapara, 2.768.370 USD faiz olmak üzere toplam 59.403.528 USD olarak belirlendiği, görüldüğü üzere, protokol çerçevesinde yapılacağı öngörülen indirimler düşülmese dahi, esasen 05.12.2007 tarihinde yapılan ihale ile elde edilen ve [22.04.2008 tarihinde tahsil edilen 1.100.000.000 USD’nin, yine Protokol’de belirtilen ana para borç miktarı olan 689.777.038 USD + 56.635.158USD=746.412.196USD ile faiz tutan olarak hesaplanan 215.017.145+2.768.3701= 217.785.515 USD’nin toplamından oluşan|964.197.711 USD’den fazla olduğu, … tarafından, 2.04.2008 tarihinde tahsil edilen ihale bedeli bu tutarın 1.100.000.000 USD’nin borca mahsup edilmeyişine gerekçe olarak, … Ticari ve İktisadi Bütünlük Sıra cetveline karşı üçüncü şahıslar tarafından açılan iptal davaları nedeniyle sıra cetveli henüz kesinleşmediğini, işbu protokole taraf olmayan hakim ortak bağlantılı üçüncü şahısların sorumlu olduğu borç tutarları münhasıran tahsil edilmiş sayılmayacağı, Fon aleyhine açmış oldukları tüm davalardan feragat etmeleri, Fon tarafından açılmış tüm dava ve takipleri kabul ederek kesinleştirmeleri kayıt ve şartıyla, üçüncü şahısların sorumlu olduğu ve münhasıran işbu protokole konu borçlarından ancak bundan sonra ibra edileceği hususunda mutabık kalındığını, bu madde uyarınca, .. Mümessillik İth. İhr. ve Tic Aş üzerine düşen edimleri yerine getirmediği için Kurumları tarafından ibra edilmemiş olduğunu, firmanın … A.Ş.den kullandığı kredi ile ilgili sorumluluğunun devam ettiği” hususunda görüşünü bildirmişlerdir.
Davalı .. Mümessillik İth. İhr. ve Tic Aş vekilince Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/01/2015 tarihli bozma kararından sonra dava dışı …’ nin 07/10/2015 tarihli davaya konu senetlerin teminatı olarak verilen borcun ödenmesine ilişkin olmak üzere ödeme emrini dosyaya sunmuştur.
Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere borçluların sorumluluğunun devam ettiği, teminat senetlerinin toplam miktarının 5.925.124 USD ve 5.000.000 TL olduğu, karar tarihi itibariyle senetlerin teminat miktarının 27.693.224,92 TL olduğu, …’ ce senetlerin teminatı olan ve gönderilen ödeme emrinde 07/10/2015 tarihi itibariyle borcun 51.785.495 TL olduğu, teminat senetlerinin ödeme emrinde talep edilen alacağın altında kaldığı, dolayısıyla davaya konu senetlerin teminat fonksiyonlarının devam ettiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı nedenlerle;
1-… Yayıncılık Aş ve .. Servis AŞ tarafından davalılar … ve .. Mümessilik Tic İhr AŞ aleyhine açılan menfi tespit davasının reddine,
2-Davacı …yönünden alınması gereken 35,90 TL maktu harcın, peşin alınan 117.322,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 117.286,35 TL harcın 492 sayılı Yasanın 31. Maddesi gereğince, talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı …ye iadesine,
3-Davacı …Ş yönünden alınması gereken 35,90 TL maktu harcın, peşin alınan 89.053,05 TL harçtan mahsubu ile bakiye 89.017,15 TL harcın 492 sayılı Yasanın 31. Maddesi gereğince, talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı …ye iadesine,
4-Davalılar, kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 147.011,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardarn tahsili ile davalılara verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan mahkeme masraflarının kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yapılan 120,50 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.maddesi ile Yönetmeliğin 207.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içinde Yargıtay 19.Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/03/2018
Başkan …
(e-imza)
Üye …
(e-imza)
Üye …
(e-imza)
Katip …
(e-imza)