Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/321 E. 2018/915 K. 18.07.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/321 Esas
KARAR NO : 2018/915
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/04/2018
KARAR TARİHİ: 18/07/2018
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, müvekkili aleyhine İstanbul …. İcra Müdürlüğü’nün … E sayılı dosyasından 22.03.2018 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, takibin dayanağı olarak; 31.12.2014 tanzim tarihli, 28.05.2015 vade tarihli 10.000 TL tutarlı bono ile 31.12.2014 tanzim tarihli, 30.06.2015 vade tarihli 15.500 TL tutarlı bononun gösterildiğini, bonoların keşidecisinin müvekkili, lehtarının ise davalı … olarak göründüğünü, dava konusu bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, 2014 yılı sonunda keşide edilmiş ve sözde 2015 Mayıs-Haziran ayına vadeli görünen bonoların yaklaşık 3 yıl sonra ortaya çıkmış olmasının da akla yatkın olmadığını belirterek, sonuç olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; öncelikle müvekkilinin icra tehdidi altında olması da dikkate alınarak, dosya üzerinde verilecek karar ile İ.İ.K’nun 72/3 fıkrası kapsamında İstanbul …. İcra Müdürlüğü’ nün … E. sayılı icra takibinde icra dosyasına girecek paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin takipten ve takibin dayanağı olan bonolardan ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitini, bonoların ve icra takibinin iptalini, takip konusu alacağın % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından hakkında açılan icra takibine yönelik olarak imzaların kendilerine ait olmadığı iddialarını kabul etmediklerini, davacı borçluya … 24. Noteliği02/07/2015 tarih ve … yevmiye no.lu ödememe protestosu gönderildiğini ancak davacı borçlu tarafından bu protesto evrağına yönelik olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığını, takipten önce hukuki yararı olduğu halde herhangi bir menfi tespit davası açmadığını, davacı, kötü niyetli olup amacının takibi sürüncemede bırakarak alacaklıya zarar vermek olduğunu, davacı ile müvekkil arasında ticari ilişki mevcut olup, daha önce birçok defa alışveriş yapıldığını, davacının borcu ödememek için çeşitli hukuki yolları zorladığını, kendisine 3 yıldır borcu ödemesi için sözlü ve yazılı olarak bir çok defa ihtaratta bulunulduğunu anacak borçlunun bundan sürekli kaçındığını, belirterek, sonuç olarak; davanın reddine , davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, davacının %10 dan aşağı olmamak üzere para cezasına mahkumiyetine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
Davalı vekili, 05/07/2018 tarihli dilekçe ile, davadan feragat ettiğini, tedbirin kaldırılmasını, davalı tarafça muvafakat edildiğinden, teminatın iadesini talep etmiş, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu ve kimlik tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin ise, 17/07/2018 tarihli dilkeçe ile, davacı tarafın davadan feragat etmesi halinde masraf veya vekalet ücreti talep etmediklerini, ayrıca mahkeme veznesine ve icra veznesine yatırılmış olan nakit teminatın davacı tarafa iade edilmesine muvafakat ettiğini bildirmiştir.
6100 Sayılı H.M.K’ nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacının feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Mahkememizce konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu hususta … 23. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
3-Davacı tarafça yatırılan teminatın iadesine,
4-Alınması gereken 35.90-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 561,07-TL den düşümü ile arta kalan 525,17-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı vekili masraf ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan ettiğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır