Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEERKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/1395 Esas
KARAR NO : 2019/1188
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2018
KARAR TARİHİ : 10/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı vekilinin 20/11/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin her türlü havalandırma sistemleri,—— korunma tesisatı, ———– sunmak üzere kurulan ve sektöründe tanınan ve bilinen bir şirket olduğunu, müvekkilinin yapacağı ——— toplam ———- bedelli sözleşme ve siparişler ile ——–bedelli ek siparişleri vermek sureti ile davalıdan toplam—— bedelli malzeme satın almak konusunda anlaşıldığını, işbu anlaşmaya istinaden müvekkili tarafından davalıya ———— bedelli çekleri keşide ederek teslim ettiğini, davalının da teslim etmekle yükümlü olduğu mallara istinaden almış olduğu çeklere teminat teşkil etmek üzere ————- bedelli senetleri keşide ettiğini, ancak davalının teslim etmesi gereken ———–miktarındaki mallan zamanında teslim etmediğini, müvekkili tarafından defalarca aranmasına ve uyarılmasına rağmen davalının mallan teslim edeceğini söyleyerek müvekkili sürekli olarak oyalandığım ve teslim etmediğini, işbu durum üzerine davalı aleyhine İstanbul ——-. İcra Müdürlüğü ‘nün ——- esas sayılı dosyası ile ——- tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalının itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirtmiş olup, açıklanan nedenlerle davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhinde %20 ‘den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin ———- keşide tarihli ———bedelli çeki alınarak davacı şirkete dava dilekçesinde sözü edilen teminat senetlerinin verildiğini, ancak müvekkili şirketin, dava konusu İstanbul ——.İcra Müdürlüğü ‘nün ————. Sayılı icra takibini teslim etmesi taahhüt olunan mallann ——–teslim etmesine rağmen çeklerin henüz keşide edilmediği ——— tarihinde davacının vekalet ücretleri eklenmek suretiyle —— olarak——-bedel üzerinden başlattığını, davacı şirkete malların ——–üzerine teslim edilmesi kararlaştırılmışken, ticaret hayatının olağan akışına ve hukuk güvenliğine aykırı olarak davalı şirketin——– firmanın içinde bulunduğu ödeme imkansızlıkları da göz önüne alındığında müvekkili şirkete ödenmesi taahhüt edilen çeklerin hiç biri ödenmeden tarafımıza başlatılan haksız icra takibine itirazın zaruri olduğunu belirtmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı şirkete sözleşmeden kaynaklanan——- borcun kabulü ile bu rakam dışında kalan miktarın tüm ferilerinin itirazına, davacı aleyhinde %20 ‘den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin ——- tarihli ıslah dilekçesi sunduğu ve davalıya tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER:
Dosya konusunda uzman Mali Müşavir bilirkişi ———tevdi edilerek bilirkişi raporu alındığı ve mahkememiz dosyası arasına alındığı görüldü.
HUKUKİ EDĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava——– bakiye cari hesap alacağının icra takibi yolu ile tahsili isteminde yapılan itirazın iptali davası olarak başlatılmış olup, davacı tarafça sunulan ——-alacağın tahsili talep edilmiştir.
Davalı şirket vekilince sunulan cevap dilekçesi ile de asıl alacak olan 85.999,60 TL lik kısım kabul edilmiş olup icra takibine yalnız fer’ileri yönünden karşı çıkılmış daha sonrasında davanın alacak davası olarak tam ıslah edilmesi üzerine davalı şirket vekilinin itirazları konusuz kalmıştır. Zira asıl alacak çekişmesiz hale gelmiştir.
Bu aşamada taraflar arasındaki ihtilaf temerrüt tarihinin tespiti hususunda toplanmaktadır. Her ne kadar ıslah dilekçesi ile davacı vekili asıl alacağa takip tarihi olan —— tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmişse de dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda da yapılan tespitlere iştirak olunmuştur. Şöyle ki taraflar arasındaki ticari ilişkide malların ne zaman teslim edileceğine ilişkin herhangi bir anlaşma söz konusu değildir. Fakat her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde bu şekilde bir vade belirlenmemişse kural olarak TBK 97 maddesinin anlamından yola çıkılarak aynı anda ifa kuralı geçerlidir. Fakat davacı tarafça keşide edilen çeklerin ödeme tarihler ————–. Bu noktada davalı şirketin malları çeklerin ödeme tarihlerinden önce teslilm edileceğine dair bir anlaşma mevcut değilse davalı şirketin temerrüt tarihi en erken çeklerin vade tarihi itibariyle başlayacaktır. Fakat takip tarihi işbu çeklerin vade tarihinden öncedir ve bu nedenle davalının vadesi gelmemiş bir borcundan dolayı temerrüde düşmesi imkansızdır. Çeklerin vade tarihlerinden sonra teslim edilmeyen mallara ilişkin herhangi bir ihtarnamenin de keşide edilmediği ve davalının temerrüde düşürülmediği görülmekle davacının talep etmiş olduğu faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi olan —— tarihi kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davacının davasının kabulüne dair karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:(Gerekçesi kararda açıklandığı üzere)
Davanın kabulü ile;
1————— dava tarihi olan ——-tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafça yapılmış 35,90 TL başvurma harcı, 1.038,66 TL peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, 44,40 TL Islah harcı olmak üzere toplam 1.124,16 TL harç gideri ile tebligat ve bilirkişi ücreti olarak 1.739,25 TL masraf olmak üzere toplam 2.863,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3—————-uyarınca hesaplanan nispi ——– vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 5.874,63 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı ile alınan 1.083,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.791,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından sarfı yapılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair;gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı