Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/1285 Esas
KARAR NO : 2020/103
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2018
KARAR TARİHİ : 13/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; İstanbul Anadolu —–. İcra Müdürlüğünün —– Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine başlatılmış olan icra takibinde davalının — borcu kabul ettiğini, diğer kalan bakiyeye ilişkin olarak haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini ve takibin itiraza ilişkin kısmının durduğunu, icra takip dosyasında anlaşılacağı üzere borcun kaynağının davacı tarafından davalı şirkette kesilen—- nolu faturalar olduğunu, söz konusu faturaların davalı şirkette—- tekstil ürünleri adı altında kesildiğini, icra dosyası ile talep edilen meblağın bu faturalara istinaden yapılan ödemelerin mahsup edildikten sonra kalan bakiye olarak hesaplandığını, davalı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde yapılan imalatların inkar edilmediğini ancak takibe esas miktarda borcun olmadığının ifade edildiğini beyan ederek davanın kabulü ile borçlunun kısmi itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; İstanbul Anadolu—–. İcra Müdürlüğünün dosyası ile aleyhlerine icra takibinin başlatıldığını, söz konusu takibe itiraz ederek takibin durdurulduğunu, itirazda belirtildiği üzere ödeme emrinde belirtilen fatura alacak tutarının 17.775,94-TL olarak gösterilmesine rağmen müvekkili şirketten borçunun—- olduğunu, davacı yanın ilgili faturaların ” — kapsayan tekstil ürünleri adı altında kesilmiş olduğuna” yönelik iddiasının asılsız olduğunu, itirazın iptali davasında icra inkar tazminatına hükmedilmesi için diğer yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olmasının zorunlu olduğunu, likit alacaktan söz edebilmek için ya alacağın gerçek miktarının belli ya da sabit olması yada borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olmasının böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması gerektiğini beyan ederek, haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmiş işbu davanın reddini, alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki davaya konu uyuşmazlık; tacirler arasında fatura alacağından kaynaklanan bakiye borç nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Dosyamız arasına alınan İstanbul Anadolu —–. İcra Müdürlüğü’nün ——— Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde ödeme emrinin —–tarihinde tebliğ edildiği davalının süresinde 30/10/2017 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacının; borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine — tarihinde İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
Taraflar tacir olup, delil olarak ticari defterlere dayandıklarından; taraflara inceleme gün ve saatinde belirtilen yıllara ilişkin ticari defter ve kayıtlarını hazır etmeleri aksi halde HMK 220 ve devamı maddeleri gereğince defterlerini sunmayan tarafın ticari defterlerine lehine delil olarak dayanamayacağının ve tekrar sunamayacakları usulüne uygun biçimde ihtar edilmiş olup inceleme günü tarafların defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Bilirkişi —– seri no.lu —- bedelli faturalardan kaynaklandığını ileri sürerek davalı aleyhine —- tarihinde takibe girişmiş,— fatura alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf davacı şirkette—– borcun olduğu savunmuştur.
Bunun üzerine işbu huzurdaki davada —- harca esas değer üzerinden itirazın iptali davasını açmıştır.
2-)Davacı taraf ile davalı tarafın ticari defter kayıtlarının birebir karşılaştırılmasında;
2017 yıllında, davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olup davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olmayan;
————— no.lu iade faturası tutarı olan —–
—————– no.lu iade faturası tutarı olan 1.734,48 TL,
———- no.lu iade faturası tutarı olan 459,000 TL,
————– no.lu iade faturası tutarı olan 2.131,92 TL,
———– no.lu iade faturası tutarı olan 8.110,80 TL,
Olmak üzere toplam 13.780,53 TL’lik iade faturası borç kayıt edildiği eş değişle ile davacının hesap alacak bakiyesinden düşüldüğü görülmüştür.
Davacı tarafından davalı taraf adına düzlenen— tutarlı satış faturanın davalı tarafından ticari defterlerine kayıt edildiği, davalı tarafından — tutarlı iade faturası düzenlendiği,— tutarlı iade faturasının davacının ticari defterinde kayıtlı olduğu, 5 adet 13.780,53 TL tutarlı iade faturasının davacının defterinde kayıtlı olmadığı, dosya kapsamında davalı tarafından satış faturalarına 8 günlük itiraz süresi içersinde itiraz edildiğine dair bilgi ve belgenin bulunmamaktadır.
Davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen 5 adet 13.780,53 TL tutarlı iade faturasına konu malların davacıya iade edilip teslim edildiğinin ispat külfeti davalı tarafa ait olup mallın iade edildiğinin yazılı delillerle kanıtlaması zorunludur. Söz konusu — tutarlı iade faturalarına konu malların davacıya iade edildiğine dair dava dosyasında sevk irsaliyesi vb. belgenin olmadığı görülmüştür.
3-)Dava ve takip konusu asıl alacak miktarının — taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrütle ilgili herhangi bir sözleşme veya davacı tarafından davalıya gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesi bulunmadığında, temerrüt faizin icra takip tarihi itibariyle oluştuğu,—–asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yıllık %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faizi yürütülebileceği,’ şeklinde rapor tanzim etmiştir. Rapor bilimsel ve denetime açık olduğundan hükme esas alınmıştır.
Davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen— tutarlı iade faturasına konu malların davacıya iade edilip teslim edildiğinin ispat külfeti davalı tarafa ait olup mallın iade edildiğinin yazılı delillerle kanıtlaması zorunludur. Söz konusu —-tutarlı iade faturalarına konu malların iade edildiğine dair dava dosyasında sevk irsaliyesi vb. belgenin olmadığından bu miktar kadar davacıya borçlu olduğu sonucuna varılmıştır. Taraflar tacir olduklarından aralarındaki alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının İstanbul Anadolu —-. İcra Müdürlüğünün —- icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin —- üzerinden devamına,
2-Alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3-Alacak likit ve itiraz haksız olmadığından icra- inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 941,34-TL karar harcına karşılık peşin alınan 110,46-TL’nin mahsubu ile bakiye 830,88-TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafndan sarfolunan 750,00-TL bilirkişi gideri, 119,00-TL tebligat-müzekkere gideri ve —- harç gideri toplamı— davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı lehine —- uyarınca taktir olunan — vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.