Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/91 E. 2021/126 K. 02.07.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/91 Esas
KARAR NO : 2021/126

DAVA VE KARŞI DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref’i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 03/07/2018
KARŞI DAVA TARİHİ : 07/08/2018
KARAR TARİHİ : 02/07/2021
K.YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref’i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin uzman psikiyatrist olduğunu, mesleki yaşamı boyunca, özel olarak mizaç, karakter ve kişilik kavramları üzerinde çalışmalar yürüttüğünü, Türkiye’de ve Dünya’da ilk olduğunu iddia ettiği …….. Modeli adında yeni ve bilimsel bir model geliştirdiğini, bu modele ilişkin …….. (Dokuz Tip Mizaç Modeli) ile ilgi dört ayrı kitabı bulunduğunu, davalı ……… ‘in işbu davanın konusu olan “……… ” isimli kitabı diğer davalı …….. ile birlikte yazdığını, diğer davalılar ……… ile ……….’ün “……… ” isimli kitabın yazarları olduğunu, müvekkilinin “……. Modeli eserinin ; bireyin, psikolojik DNA’sı olarak ifade edilen, doğuştan gelen, yaşam boyu değişmeyen bireyin algı önceliklerini motivasyon farklılıklarını, istek, ihtiyaç, beklenti ve arayışlarını belirleyen bir tohumla, yani mizaç ile dünyaya geldiğinin ileri sürüldüğünü, davalı …….. ile ………’ın müvekkili tarafından geliştirilen bilimsel bir modelin, müvekkilinin rızası alınmaksızın kendi imzaları altında alenileştirildiğini, 5846 Sayılı kanunun sağladığı korumadan kötü niyetli olarak yararlanma çalıştıklarını, müvekkilinin ……… ile ilgili çalışmaları devam ederken “………. ” isimli kitabını yazmaya başladığını, ancak ……..’ın müvekkilinin gerek model üzerindeki çalışmaları gerekse ilk kitabına ilişkin hazırlıkları henüz tamamlamadan ve model henüz kamuoyuna duyurulmadan ekipten ayrıldığını, sonrasında vakit kaybetmeden ……..’ye ilişkin çalışmalarda edindiği tüm bilgiyi, müvekkilinin rızası ve bilgisi olmaksızın diğer davalı …….. ile yayımladıklarını, “…… ” isimli kitapla, 10/03/2010 tarihinde kamuya duyurulduğunu, davalı ……..’ın birlikte çalışmalarını yürüttüğü ekip üyelerine de işbu davanın bildirilmesini istediklerini, davalı ……..’ın tek başına kaleme aldığı “……..” isimli, “……… ” isimli kitaplar ile davalı ……..’ın diğer davalılar ……… ve ………. ile birlikte kaleme aldığı “…….. ” isimli kitapla iktibas serbestisini aşacak şekilde alıntılar yapıldığını ve kaynak gösterilmediğini, yine davalı ……..’ın müvekkilinin yaptığı çalışmalardan edindiği bilgileri yazılı olarak http://……..com/…….. / ve http://……..com/……… internet sayfalarında yayınladığını, davalı …….., haksız rekabet ortamı yaratmak ve iltibas oluşturmak amacıyla …… ile …… arasında kavram karışıklığı yarattığını, müvekkilinin eserden doğan haklarını ihlal edildiğini iddia ederek, davalılar …….. ile ……..’in müşterek yayımlandıkları”…….. ” isimli kitabın piyasadan toplatılması ve bir daha baskısının yapılmamasını , “………” eserilinin bilimsel bir eser olduğunun kabulü ile, …….. ye ilişkin tüm fikri hakların müvekkiline ait olduğunun tespitini, davalıların tecavüzünün men’ini, ref’ini, 0,03 TL manevi tazminat ile 50,00 TL maddi tazminatın kitabın ilk baskısının gerçekleştirildiği 10/03/2010 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal mevduat faizi ile birlikte davalılar …….. ve ………’dan müşterek ve müteselsilen tahsilini, davalı ……..’ın tek yazar olarak yayımladığı …….” isimli, “……. &……..” isimli kitaplar yönünden davalı ……..’ın tecavüzünün men’ini, ref’ini, davalının “……… ” isimli kitabın piyasadan toplatılmasını ve yeniden basılmamasını, 0,03 TL manevi, 50,00 TL maddi tazminatın bu kitaplarda son olarak basılan kişiliğin DNA’sı isimli kitabın yayım tarihi olan 24/01/2017 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı ……..’dan tahsilini, davalı …….. ile ………. yayımladığı “…….. ” isimli kitap yönünden davalıların tecavüzünün men’ini, ref’ini, bu kitabın piyasadan toplatılmasını, yeniden basılmamasını, 0,03 TL manevi ve 50,00 TL maddi tazminatın kitabın yayım tarihi olan 26/04/2018 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılar …….. ile ……’dan müşterek ve müteselsilen tahsilini, davalıların fillerinin haksız rekabet olduğunun tespitini, önlenmesini, 50,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, verilecek hüküm özetinin ilanını, http://…….com/, http://……….com/, ile https://www……..com ……./…….sayfası ve içerdiği videolar ile, https://www……..com./…….. sayfalarının yayınlarının durdurulması ve erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ……… vekili cevap dilekçesi ile, davacının, müvekkili diğer davalıların uzmanlık alanlarının olmadığı bir alanda kitap yazdığından bahsettiğini, ancak dava dilekçesinin devamında davalılardan eseri oluştururken yardım aldığını, bu durum bile davacının davasının kötü niyetli bir temele oturtmak istediğinin göstergesi olduğunu, müvekkili şahıs psikoloji alanında kendini yetiştirmiş, hem Türkiye’de hem de dünyada adından bahsedilen bir akademisyen olduğunu, davacının hakaret boyutuna ulaşan bu iddialarını, hem davanın konusu olmaması hem de gerçek dışı olması hasebiyle kabul etmediklerini, davacının mizaç kavramını kendisinin bulduğu iddiası ise ……… modelinden haberi olan hiç kimsenin itibar etmeyeceği iddialarından olduğunu, Türkiye’de ve dünyada çokça tartışılan bu modelin harcıalem olduğunu, davalı da dilekçesinin özünde harcıalem bir model olduğundan da bahsettiğini, yöneltilen iddiaların asılsız olduğunu savunarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddin talep etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili ……..’ın Türkiye’deki en yetkin ……… uzmanlar arasında olduğunu, bu alandaki çalışmalarının 25 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini, müvekkilinin insana ve ……… modeline yaklaşık biçimini uzun yıllar içinde şekillendirdiğini, ama hiçbir zaman davacı gibi “………”dan yeni bir modele öneri, Dünyada alanında ilk ve tek gibi ifadelerin kullanılmadığını, müvekkilinin davacıya birlikte bir kitap yazmayı teklif ettiğini, böylece müvekkili ile davacının ortak bir kitap çalışmasına başladığına, ortaya çıkan bu ortak kitap çalışmasının yüzde 60-70’inin müvekkiline ait olduğunu, davacının dava konusu ettiği öğreti, model, sistem olan enneagramı ilk defa müvekkili ……..’dan duyduğunu ve öğrendiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü eylemleri kendisinin işlediğini, 9 Mizaç Modeli terkibi müvekkilinin ürünü olduğunu ve esasen ……… sistemine Türkçe karşılık bulunmasından ibaret olduğunu, ……..’sı ve ……. kitapları konusundaki intihal iddialarının da davacının tekelleşme ve kötü niyetinin bir ürünü olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini talep etmiştir.
KARŞI DAVA : Davalı/karşı davacı …….. vekili karşı dava dilekçesi ile, “……..” şeklinde ifade edilen terkip müvekkilinin de üzerinde hak sahibi olduğunu, ……… sistemine Türkçe karşılık bulmak amaçlı kullanıldığını, davacı/karşı davalının dört kişiye ait olduğu noter onaylı 171 maddelik testin 91 maddesini müvekkilinden hiçbir izin almadan kullandığını, bu kullanımın iki testin karşılaştırılmasından da açıkça anlaşılacağını, davacı/karşı davalının müvekkili ……..’ın firki haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet içinde bulunduğunu iddia ederek, tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve karşı dava etmiştir.
KARŞI DAVADA CEVAP : Davacı/karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesi ile, davalı/karşı davacı enneagramla ilgilendiğini, bu konunun uzmanı olduğunu, ancak davalının uzman olduğunu iddia ettiğini, ancak davalının müvekkili ve ekibiyle tanıştığı döneme kadar ……… ile ilgili gözle görünür hiçbir faaliyette bulunmadığını, işbu davanın konusunu oluşturan ilk kitabında ise hiçbir şekilde ……… kelimesinin geçmediğini, eseri oluşturan temel unsurların kaynak gösterilmeksizin kullanılmasının intihal olarak kabul edildiğini, davalı/karşı davacı vekilinin, tecavüz iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunara, müvekkili aleyhine açılan karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraf tanıkları duruşmada dinlenilmiş, tanık ……. duruşmadaki beyanında; “davacıyı 2012 yılından/beri meslektaş olmamız nedeniyle tanıdığını, kendisi dokuz tip mizaç modelini bulan, geliştiren, hem ulusal hem de uluslararası bilim camiasına tanıtan biri olduğunu, aynı zamanda bu konuda kendisinin de makale yazan bir kişi olduğunu, yani dokuz tip mizaç modeli yenilik içeren daha önce sunulmamış ve bilimsel olarak kabul edilmiş bir model olduğunu, bu modelin bulunması ve geliştirilmesinin tamamen davacının kendisine ait olduğunu, davalıların özellikle ……..’ın bu konuda herhangi bir katkısı olmadığını, davalı …….. ile davacı vasıtası ile tanıştığını, kendisini veterinerlik fakültesi mezunu olarak tanıttığını, . Kendisinin de bu alandan mezun olup psikoloji alanında görüş bildiren bir kişinin görüşlerinin çokta bilimsel olmadığı yönünde kişisel bir kanaate sahip olduğunu, bu kanaatini kendisine de hissettirdiğini, halen öyle düşündüğünü, kitabın yazım sürecinde davacı, davalının herhangi bir şekilde bilimsel görüşmelerine başvurmadığını, yalnızca redaksiyon ve kelime düzeltme işleri için kendisinden yardım aldığını, bunun dışında ……..’ın söz konusu teoriye ve kitaba herhangi bir katkısı olmadığını, kendisinin bizzat davacı ……. dokuz tip mizaç modeli konusunda eğitici olarak bulunurken davalı ……..’ın eğitim alanlar arasında olduğunu gördüğünü ve bildiğini, davacı ile tanıştığında yalnızca meslektaş olduklarını, kendisinin de …….. hastanesinde klinik psikolog olduğunu, sonrasında kendisinin yaklaşımından ve bilimselliğinden etkilendiği için beraber çalışmak istediğini, halihazırda davacının yöneticisi olduğu ….. kurumunda çalıştığını, söz konusu kitap çocuklarda dokuz tip mizaç modeline göre karakter ve kişilik gelişimi kitabı olduğunu, bunun öncesinde davacı ile ilk tanıştığında kendisine önceki çalışmalarının orjinal örneklerini gösterdiğini, ayrıca konuşmalardan da bu sonucu çıkardığını, Davalı vekilinin talebi üzerine 2008’deki noter onayından bilgisi olup olmadığı sorusu üzerine, bu konuda herhangi bir şey hatırlamadığını” beyan etmiştir.
Tanık ……… duruşmadaki beyanında; “kendisinin davacı ile 2010 yılında tanıştığını, o tarihte kendisinin psikiyatrist olarak çalıştığı hastanesinin karşısında eczanede çalıştığını, kendisi ile dükkanda tanıştığında kendisine kişilik yapısıyla ilgili çok doğru tahminler içeren şeyler söylediğini, bunun da kendisini çok etkilediğini, nasıl doğru şeyler tahmin ettiğini sorduğunda kendisine, dokuz tip mizaç modelinden bahsettiğini, kendisinin de bu modele ilgi duymaya başladığını, davacının kendisine kitaplardan getirdiğini, bunları okuduğunu, sonrasında kendisi ile diyaloğa devam ettiğini, bildiği kadarıyla dokuz tip mizaç modeli bilimsel olmayan enegramdan esinlenmiş ancak onu bilimsel bir noktaya taşıdığını, bu itibar ile bilimsel noktaya taşınması bu teorinin bilimsel olarak oturtulması ve farklı alanlara uygulanabilir şekle getirilmesi tamamen davacının çalışmalarıyla mümkün olduğunu, tanışma tarihimizden önce ortak arkadaşlarımızdan bu arada özellikle ………’dan ve davacıdan duyduğuna göre ilk teori geliştirilirken ve bilimsel temele oturtulurken enegram konusunda uzman olduğunu beyan eden davalı İsmail’in bu uzmanlığından faydalanıldığını, enegram modeli konusunda bilgilerine başvurulmuş, ancak bu sadece bilgiye başvurma noktasında kalmış, bu bilgilerin bilimsel bir temele taşınması, bir model hale getirilmesi, daha önce belirttiği gibi davacının sayesinde olduğunu, davacı vekilinin talebi üzerine sorulan; ilk kitabın yazımı sırasında hazırladığı metni mail olarak davacının davalı ………’e gönderip göndermediği hususunun, kendisinin çok iyi hatırlamadığını, içeriğini net hatırlayamadığını bir metni davacı davalıya gönderdiğini, .kitap ile ilgili olduğunu, bir bakın, okuyun şeklinde içerik hatırladığını, kendisinin davacının yöneticisi olduğu firmada 2013 yılından beri çalıştığını, 2008 yılındaki noter evrakı ile ilgili yalnızca duyum olarak bilgisi olduğunu, …….’den ve ……. Bey’den duyduğuna göre davalılar ……. ve ……. ‘nün teori konusunda kitap basmaya çalıştıkları ve önceden harekete geçecekleri gibi şüpheler oluşunca davacı bu teoriyi ve modeli notere götürmeliyiz şeklinde bir teklifte bulunduğunu, 2014 yılında davalı ……..’a enegram modeli ile ilgili maili bizzat kendisinin attığını, davalı vekilinin dilekçesinde sunmuş olduğu ve tarafınca okuduğu bu mailin kendisince düzenlendiğini, kabul ettiğini, o tarihte kendilerinin hep birlikte kitabın çalışmalarını yaptığını, metinleri hazırladıklarını, davalı ………’den de hazırladıkları dokuz tip mizaç modeli ile enegram modelinin ayrışıp ayrışmadığı konusunda görüşlerini sorduklarını,” beyan etmiştir.
Tanık ……… duruşmadaki beyanında; “kendisinin halihazırda davacının yöneticisi olduğu firmada psikolog olarak çalıştığını, 2017 yılının ağustos ayında ilk önce davalı …….. ile tanıştığını, ……..’a kendisinin ulaştığını, zira farklı alanlarda kendisini geliştirmek istediğini, davalı ………’in enegram ile ilgili eğitim seminerleri verdiğini, ofisi de olduğunu, bu ofisinde birkaç görüşme gerçekleştirdiklerini ve kendisinde eğitim aldığını, ilk onun yanına gittiğinde söz konusu kişinin psikoloji alanında eğitimi olmadığını bildiğini, kendisini meslektaş olarak zannettiğini, veterinerlik fakültesi mezunu olduğunu bilmediğini, ancak birkaç konuşmadan sonra enegram modelinin ve kendisinin eğitim verdiği konuların çok da bilimsel olmadığını daha çok mistik alanda olduğunu farkettiğini ve bu alanla ilgili araştırma yaparken dokuz tip mizaç modelinden ve ……….’dan haberinin olduğunu, hatta öncesinde davalı ………, ………. ile enegram konusunda birlikte çalıştıklarını kendisine de söylediğini, kendisinin de yaptığı araştırmalar neticesinde davacı …….’in yanına gittiğini, .Onunla tanıştığını, onun geliştirdiği modelin bilimsel olduğunu ve üzerinde çalışabileceğini farkettiğini ve kendisi ile bu alanda çalışmaya başladığını,” beyan etmiştir.
Tanık ……… duruşmadaki beyanında; “kendisinin …….. ile 2008 yılının sonları, 2009 yıllarının başlarında tam olarak hatırlayamadığı bir tarihte bir seminerde tanıştığını, ikisinin de katılımcı olarak bulunduğunu, kendisinin uzmanlık alanım pedagoji olduğunu, tanıştıklarında ve pedagog olarak çalıştığını öğrendiğinde davalı ………’in kendisine enegram modelinden ve bu model ile ilgili yaptığı çalışmalardan bahsettiğini, bir ekibin başında olduğunu, bu model ile ilgili kitap hazırladıklarını, çocuklar ile ilgili yapılacak araştırmalarda kendisinin de katkı sunabileceğini, kendisinin de bu teklife olumlu yaklaştığını davalı ile çalışmalarının bu şekilde başladığını, devam eden süreçte davacı ile ve diğer ……… ve soyadını hatırlayamadığını, ……….. isimli bir kişi ile tanıştığını, bu kişilerin hepsi kitabın yazımı için oluşturulan ekipte yer aldığını, kendisinin de şahsi gözlemi ve kişisel kanaatine göre ekibin başında ……..’ın bulunduğunu, çalışmanın %55-60 kadarını …….., %30 kadarını davacı Enver, geri kalanı ise ……….. ve ……..’in oluşturduğunu, kendisinin katkısının %1 civarında bile olmayabileceğini, kitap çalışmaları devam ederken çocuklar için bir anket oluşturulduğunu, bu anketin sahada uygulanabilmesi için çalıştığı kolejden destek aldıklarını ve çocuklarla bu anketi gerçekleştirdiklerini, yani saha çalışmalarında fiili olarak yardımı olduğunu, ancak fikir ve düşünce bazında bir katkısının olmadığını, bu süreçte hem davacı hem davalı hem de ismini saydığı diğer iki kişinin kendisine değişik aşamalarda kitabın taslak halini mail olarak atıp bazı konularda görüş sorduklarını, kitabın hazırlanma sürecinin sonlarına doğru gelindiğinde davacının talebi ile bir toplantı düzenlendiğini burada davacı davalı ………’e hitaben kendisinin psikoloji alanında herhangi bir eğitimi ve unvanı olmaması dolayısıyla kitabın saygınlığı açısından problem yaşayabileceklerini, bu konuda kendisinden anlayış beklediklerini, alçak gönüllü davranarak kitapta eğer izni olursa isminin yer almamasına muvafakat ederse kitapta onun ismini yazmayacaklarını, bu teklifin kendisine çok doğru gelmediğini, ancak davalı ……… kitabın bilimselliğine gölge düşürülecekse yazarlar arasında isminin yer almayabileceğini, ancak bu durumda kendi yaptığı çalıştığı kısım için sırf kendi ismiyle ayrı çıkarma hakkının olduğunu, sonrasındaki süreçte zaten bu şekilde ilerlediğini, davacının ayrı bir kitap çıkardığını, davalı da yine kendi çalışmalarını içeren bir kitap çıkardığını, kendisinin şahsi kanaatinin ve süreçteki şahsi gözlemlerine göre her iki tarafın çıkardığı kitapların kendi çalışmalarını içerdiğini, birbirlerinden ayrı olduğunu, kimse kimsenin çalışmalarına tecavüz etmediğini, davacı ……..’in çıkardığı kitapta davalı ………’in emeği ve çalışması olduğunu, kendisine ait ofiste gerçekleşen davacı …….. ve davalı ………’in eğitimci olarak katıldığı bir eğitim seminerinde bulunduğunu” beyan etmiştir.
Tanık ……… duruşmadaki beyanında; “kendisinin davacı ………. ile ayın hastanede çalışmış olması ve doktorlarının birbirlerine yakın süreçlerde almaları sebebiyle tanıştıp kendisi ile kıdemlerinin yakın olduğunu, doktora sürecinden sonra …….. Bey kişilik modelleri üzerine ve kişilik konusu üzerine ilgi duymaya ve bu yönde çalışma yapmak istediğini beyan etmeye başladığını, kendisinin başlangıçta böyle bir ilgisi olmamakla birlikte kendisinin teşvikiyle bu konuda birlikte okuma yapmaya ve araştırma yapmaya başladığını, bu konuda daha önce yazılmış tüm öğretileri ve yazılanları incelendiğini, bir gün davacı ……..’in …… denilen bir kadim öğretiden bahsettiğini, bilimsel temeli çok yoğun olmayan daha çok mistik boyutu da olan sözel anlatıyla ayakta duran bir öğreti olduğunu, bu konuda da diğer konularda olduğu gibi araştırma yapmaya başladıklarını, yine takip eden günlerde davacı ……..’in davalıdan bahsettiğini, davalının Enegram konusunda bilgili olduğunu kendisinden fayadalanabileceğini söylediklerini, kendilerinin bu konuda araştırma yapmaya devam ettiklerini ve kendisinin de ……..’la tanıştığını, bir gün hastanede davacının mizaç modellemesi yapabileceğini bunu bilimsel bir modele oturtabileceğini söylediğini, bu Dünya çapındada yenilik doğrubilecek bir çalışma olduğunu, Türkiye’den Dünya çapında ilk gerçekleştirilebilecek bir model olacağını, doğal olarak kendisinin de heyecanlandığını, davacının çalışmalarına destek ve yardımcı olmaya devam ettiğini, kitabın yazım sürecindede bulunduğunu, kitap yazılırken ve 9 Tip Mizaç Modeli geliştirilirken davacının yanında olduğunu, kitabın yazımında ve bu modelin gelişiminde temel hak sahibi kendi şahsi gözlemleri ve kişisel kanaatine göre davacı olduğunu, bu mizaç modeli Enegram öğretisinden farklı olduğunu,, benzerliklerin var olduğunu ancak tüm bilimsel öğretilerin birbirinden beslenip ve etkilendiğini, 9 Tip Mizaç modeli yazıldığı tarihe kadar Dünya çapında geliştirilmiş tüm teorilerden beslenmiş ve benzer ortak noktalarda buluştuğunu, Enegramla ortak noktaları ve etkileşimide aynı mahiyette olduğunu, bu etkileşim ve ortak noktalar kendisinin bilimsel kanaatine göre bağımsız bir model olduğu gerçeğini değiştirmediğini, kitabın yazım sürecinde de basım aşamasında yapılan toplantıların büyük kısmında bulunduğunu, kitabın basım kararı alındığı tarihten sonraki toplantılara katılmadığını, kendisinin bulunduğu ortamlarda, davalı diğer katkıda bulunanlar gibi kitabın temel itibarı ile davacıya ait olduğu kabulü içerisinde olduğunu, bu konunu taraflar arasında tartışma konusu olmadığını, kitabın üzerine kimlerin isminin yazılacağı yönünde de yanında herhangi bir konuşma yada beyan olmadığını, kendisinin yine kişisel kanaatine ve gözlemlerine göre kitabın yazım sürecinden sonra söz konusu mizaç modeli geliştirildiğini, farklı yazılara konu olduğu aynı zamanda kendsinin de hastalarında da bu modeli uyguladığını, yani uygulanabilir bir model olduğunu tespit ettiğini, tarafınca en önemli meselenin o olduğunu, 2008 yılındaki noter tescilinden haberinin olduğunu, söz konusu tarihte kitabın hazırlık aşamasında soru havuzu oluşturulduğunu, bu soru havuzunu …….., ………., ., ……….’ın hazırladığını, bu soru havuzunun hazırlanmasında ……..’ın da ciddi katkısının olduğunu, ancak davacının kendilerine çalışmalar devam ederken söz konusu soruların internette yada başka ortamlarda, başkalarınca kullanılmasının önüne geçmek için noterden tasdik ettirme fikrini ortaya attığını, kendilerinin de onun yönlendirmesiyle bu soru havuzunu noterde tasdik ettirdiğini, ancak bu soru havuzunun sonradan davacı tarafından geliştirilen mizaç modeli ile doğrudan herhangi bir ilgisi olmadığını, bunun en büyük göstergesi de noter tasdikinde benim ismimin yer almasına rağmen geliştirilen ölçekte ve kitapta ismimin yer almaması olduğunu, envanterde bu soruların kullanılıp kullanılmadığını bilmediğini, , kendisinin kitabın yazım sürecinde davalının evine gittiğini hiç hatırlamadığını, ancak ekip olarak Sultanahmet Meydanına yakın bir yerde ……… Bey’in ofisinde defaten bir araya geldiklerini, bir araya geldikleri her seferde ve sürekli olarak kitap konuşulmadığını, entellektüel düzeyi yüksek bir grup olduklarını ve felsefeden diğer kadim öğretilerden dördüncü yoldan Edebiyattan konuştuklarını, …… den Enegramı çıkartsak geriye çok şey kalacağı kanaatinde olduğunu …..’nin Enegramdan esinlendiğinin doğru olduğunu, Enegramda diğer kadim öğretilerden esinlendiğini, ancak ……’nin Enegramdan farklılığı üzerine yazılmış makalelerde var olduğunu, bu makalelerin araştırılabileceğini, …….. Beyin yazdığı kitabın kaynakçası olup olmadığını yoksa neden olmadığını bilmediğini, kaynakça redaksiyon aşamasında bulunmadığını, davalı ………’in davacı kendisine bir taslak metin gönderdikten sonra evine geldiği Enegram konusunda düzeltmeler yaptığını, bazı geceler evinde kaldığını, bazı düzenlemeler yapıldığı iddialarının doğru olduğunu, bu sürenin 12-13 gün sürdüğünü, kendisinin davalının bu süreçteki katkısının yüzde olarak etkisini bilemediğini, sonrasında kitabın başka aşamalardan da geçtiğini, davalının katkısı redaksiyon ve Enegramik danışma kısmında olduğunu, kendisinin davalının mizaç modeli dışındaki kitabın geri kalanına katkasının ne oranda olduğu hususu konusunda beyan ettikleri dışında daha fazla net bir bilgiye sahip olmadığını, zaten olayın ve yazıları üzerinden uzunca süre geçtiğini, bildiklerim bunlardan ibaret olduğunu” beyan etmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya intihal iddiasına dayanak kitapların ve karşı yanın kitaplar sunulduktan sonra kitaplar üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış oldukları 17/12/2018 havale tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında; “Dava konusu uyuşmazlıktaki ……..” isimli kitabın kişilik ve karakter gelişimine ilişkin olarak belli bir sistem ve anlam ve mantık bütünlüğü ile hazırlanıp biçimlendirilen hususiyet taşıyan FSEK m.2 çerçevesinde dil ve yazı ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri olduğu, davacının kitaplarının temeli ve yine aynı zamanda davalı ………’in kitaplarının temelinin 30/07/2018 tarihinde notere beyan ettirilen Mizaç Testi olup, söz konusu mizaç testinin FSEK 2/1 anlamında hususiyet arz eden, belirli bir sistematiğe dayalı ilim ve edebiyat eseri olup bu eser iştirak halinde meydana getirilmiş bir eser olduğu, tarafların eylemli bir şekilde her birinin birlikte eser olan Mizaç Testinden faydalanarak kendi kitaplarını çıkardığı, sürecin uzunca bir süre bu şekilde devam ettiğine göre tarafların iradesinin birlikte eseri her birinin birbirinden bağımsız olarak işleyip yeni bir kitap haline getirme şeklinde tezahür ettiği bu nedenlerle ne davacının ne de davalı ………’in birlikte eser olan Dokuz Mizaç Testi nin kullanımı üzerinde tek sahibine tasarruf sahibi olamayacağı gibi birisinin diğerini eseri kullanma nedeniyle engelleyemeyeceği, birlikte eser olan ‘Dozuk Tip Mizaç Testine dayalı olarak her bir ortak eser sahibi tarafından meydana getirilen kitaplar üzerinde kitabı meydana getirenler tek başlarına işlenme eser sahibi olduklarından kendi kitaplarının diğerleri tarafından FSEK’te yer atan iktibas kurallarına aykırı olarak kullanılması, mali hakların ihlaline yol açan eylemlerde bulunulması, intihal yapılması halinde diğerini bu eylemlerden men etme hakkının söz konusu olacağı, bu çerçevede eserlerdeki karşılaştırmalar çerçevesinde davacı ile davalının eserlerinin işleniş, içerik olarak farklı olduğu, İşlenen ana tema aynı olunca kullanılan terim ve sözcüklerin bir birine yakın olmasının doğal olduğu, bu tür eserlerde, bölüm ve konu başlıkları, içerikler, kullanılan terimler, yararlanılan kaynakların aynı olmasının doğal olduğu dolayısıyla davacının ve davalının eserlerinin konusunun ortak eser olan Dokuz Mizaç Testine dayalı olduğu ve her birisinin kitabının konusunun aynı olmasından kaynaklı benzerlikler dışında hususiyet, sistem uslup ve ifade biçimleri olarak farklı olmaları sebebiyle gerek asıl davada gerekse karşı davadaki taleplerin Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yerinde olmadığını” hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı/karşı davalı vekili 21/12/2018 tarihli dilekçesi ile, bilirkişilerin raporlarını hazırlarken sundukları belgeleri ve anlatılan olay akışını dikkate almadan, müvekkilinin haklarını gasp eder nitelikte hatalı çıkarımlarda bulunulduğunu, psikiyatri bilirkişisinin, Dokuz Tip Mizaç Modelini Enneagramın aynı şeyler olduğunu iddia ederken, diğer taraftan müvekkilinin yazdığı makaleye atıfta bulunarak bu iki kavram arasındaki farklara yer verdiğini, kendi içinde tamamen çelişkili olan bu değerlendirmelere itibar edilemeyeceğini beyan ederek, yanlış ve eksik incelemeyle hazırlanılan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, dosyanın yeni bir heyete tevdi edilerek rapor tanzimi istenilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz 19/02/2020 tarihli duruşma ara kararı gereğince, dosyanın rapor tanzim eden önceki bilirkişi heyetine tevdi ile sunulan yeni deliller ve tanık beyanları ışığında taleplerin ve tarafların itirazlarının değerlendirilmek suretiyle ek rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti ek raporlarında, kök rapordaki görüşlerini yinelemişlerdir.
Asıl dava da uyuşmazlık “Dokuz Tip Mizaç modelinin” FSEK anlamında eser olup olmadığı, hak sahibinin tespiti, buna bağlı olarak davalı taraf kitapları yoluyla bu eserden doğan davacı haklarının ihlal edilip edilmediğine ilişkin olup, karşı dava yönünden tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve verilecek hüküm özetinin ilanını taleplidir.
Mahkememizce; tarafların sunmuş oldukları tüm deliller ışığında alınmış kök ve ek raporlar ile davaya konu olan hukuki uyuşmazlıkların değerlendirilmesinde;
Davacı ve davalı-karşı davacı ……..’ın davacı yanca çıkarılan “……..” isimli kitabın hazırlık aşamasında birlikte çalıştıkları, kitapta yararlanılan “Mizaç Testi” nde de birlikte eser sahibi oldukları, zira noter beyanında hem davacının hem de davalı-karşı davacının yer aldığı, noter tescilinin aksini kanıtlayacak yazılı başka bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Gerek kısmi olarak taraf kabulleri, gerekse tanık anlatımları -özellikle tanık ……… ve tanık ……….’ın anlatımları- karşısında davacı ve davalı-karşı davacının kitabın yazım sürecinde birlikte hareket ettikleri, daha sonra davalı-karşı davacının söz konusu ekipten ayrıldığı, davacının 9 tip mizaç modelini, davalının da enegram felsefesini içeren farklı kitaplar çıkardıkları, bu kitapların benzer konuları işleseler de bilimsel yönden birbirlerinden farklı oldukları, zira 9 tip mizaç modelinin ve enegramın birbirinin aynısı sistemler olarak kabul edilemeyeceği, bilim ve sanat eserlerinin benzer konuları işleme, etkilenme gibi özelliklerinin özgünlüklerini değiştirmeyeceği ve tarafların yazmış oldukları kitapların bir diğerinin intihali niteliğinde olmadığı, davacının ve davalının kitaplarının dayanağı olan mizaç testinde her ikisinin de eser sahibi olması dolayısıyla her ikisinin de bu eser sahipliğinden kaynaklanan haklarını kullandıklarının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle intihal, eserden kaynaklı maddi ve manevi hakların ihlali iddialarıyla açılan asıl davanı ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Ana davanın ve karşı davanın ayrı ayrı REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 59,30 TL ilam harcından, 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 23,40 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden hesaplanan 5.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi reddedilen maddi tazminat davası yönünden hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi reddedilen manevi tazminat davası yönünden hesaplanan 0,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karşı dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 59,30 TL ilam harcından, 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile, 23,40 TL bakiye karar harcının karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karşı davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz davası yönünden hesaplanan 5.900,00 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekilleri ve bir kısım davalılar ve karşı davacı vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2021

Katip ……
¸

Hakim ……
¸