Emsal Mahkeme Kararı Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/82 E. 2021/315 K. 07.10.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. ANKARA …FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
…FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2019/82
KARAR NO : 2021/315

DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 26/02/2019
KARAR TARİHİ : 07/10/2021

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin 2015 yılından beri www…com alan adı üzerinden çevrimiçi araç kiralama rezervasyon/aracılık hizmeti verdiğini, YİDK tarafından verilen ret kararına konu edilen … sayılı marka hakkında devam eden bir hükümsüzlük davası bulunduğunu, İstanbul Anadolu …FSHHM’nin …E sayılı dosyasında raporun müvekkili lehine geldiğini, YİDK tarafından anılan dosyaya yaptıkları bekletici mesele taleplerinin reddedildiğini, somut olayda 5/1-ç maddesinin şartlarını oluşmadığını, redde dayanak “…” markası ile müvekkili markasının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, müvekkili markasının bir ses markası olarak başvuru konusu edildiğini, müvekkili başvurusu ile … sayılı markanın nev’lerinin farklı olduğunu, dava konusu markanın ayırt edici unsurunun tek başına … olarak tespitinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili markasının özgün bir melodi olduğunu, müvekkili markasının bir slogan markası gibi algılanamayacağını, müvekkili markasının asli unsurunun notalarla ifade edilen özgün melodi olduğunu, müvekkili markasının 2015 yılından beri radyo ve televizyon reklam filmlerinde, internet reklamlarında kullanılan bir jingle olduğunu, müvekkilinin markasının “… araç kiralamak ne kolaymış” şeklinde olduğunu, bu sözcüklerin melodik bir şekilde tüketiciye tanıtıldığını, tüketicinin de bu sloganı ilk duyduğu anda aklına müvekkili markaları geldiğini, müvekkilinin uzun yıllardır www…com web sitesi altında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla müvekkilinin ses markasının toplum nezdinde tanınmış bir marka haline de geldiğini belirterek … sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesiyle, davaya cevap dilekçesi ile verilen kurum kararının yerinde olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; TÜRKPATENT tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kabulüyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dava, cevap, cevaba cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile Alâkalı ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Türk Patent’den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu 2018/32509 sayılı ses markasının “yolcu 360 araç kiralamak ne kolaymış” ibarelerinden oluştuğu, anılan ibarenin 39. Sınıf hizmetlerde 02.04.2018 tarihinde başvuru konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 18.05.2018 tarihli MDB kararı neticesinde … sayılı marka nedeniyle 5/1-ç maddesi uyarınca reddolunduğu, söz konusu karara karşı başvuru sahibi davacı tarafça itirazda bulunulduğu, işbu itirazları inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 03.01.2019 tarih ve … sayılı kararı neticesinde özetle; “2018/32509 başvuru numaralı “ses markası (… araç kiralamak ne kolaymış) ibareli başvurunun … sayılı “…” ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 5/1-ç maddesi uyarınca reddine yönelik MDB kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvurunun ses markası olduğu, başvuru ihtiva ettiği “araç kiralamak ne kolaymış” ibaresinin ticari alanda tacirlerce kullanılabilecek, ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğu, bu itibarla “…” ibaresinin başvuru ile redde mesnet markanın asli unsuru olduğu dikkate alındığında, işbu başvuru ile reddine gerekçe olarak gösterilen … sayılı markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca başvuruya/ret kararına konu mal/hizmetlerle aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin ret gerekçesi markanın kapsamına bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla başvuru hakkındaki 5/1-ç bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüş ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir. İtiraz dilekçesinde başvuru sahibi başvuru konusu markanın kullanımı bulunduğu ve redde mesnet marka sahibinin kötü niyetli olduklarına dair iddiaları bulunmasına rağmen, söz konusu bu gerekçeler üçüncü bir kişi tarafından yapılmış bir başvurunun yayınına yapılan itirazlarda, diğer bir deyişle çok taraflı işlemlerde öne sürülebilecek türden gerekçeler olup kurum ile başvuru sahibi arasındaki 5/1-ç bendi uyarınca kısmi ret kararının yeniden inceleme ve değerlendirme konusu olduğu işbu tek taraflı işlemde öne sürülebilecek gerekçeler olmadığından söz konusu hususular gerekçe gösterilerek yapılan itirazlar kabul edilmemiştir.” şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf itirazlarının bir kez daha reddine karar verildiği; eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde 26/02/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle: dava konusu 2018/32509 sayılı marka kapsamındaki hizmetler ile YİDK kararının ret gerekçesi marka kapsamındaki hizmetlerin aynı/aynı tür oldukları, bununla birlikte bir ses markası olan dava konusu markanın bütün olarak sahip olduğu kelime unsurları karşısında, taraf markalarının ortak olarak “…” ibaresi taşımalarının, işaretlerin aynı – ayırt edilemeyecek kadar benzer görülmelerinin mümkün olmadığı, işaretler arasında anılan ibareden kaynaklı ilişkisinin nispi ret gerekçesi kapsamında değerlendirilebilir mahiyette olduğu, mevcut durumda işaretlerin fonetik ve kavramsal açıdan birbirlerinden asgari düzeyde uzaklaştıkları, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemeyeceği hükmünü amirdir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Böylece daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için bir başkası adına mükerrer tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aksi halin bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılmasına ve halkın yanıltılmasına neden olacağı kabul edilmiştir. Bu hususu TürkPatent tescil sürecinde, kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.
Başvuruya konu markanın (işaretin) daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan markaların (işaretlerin) özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin (el yazısı, büyük-küçük harf) veya yazı tipinin (Times New Roman, Arial, Comic Sans MS gibi) farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise, karşılaştırılan markalar aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki, müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, TürkPatent ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu ret edecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin bire bir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt gurubu içinde bulunmayı ifade eder. Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin 2002/3 sayılı Tebliğin 5 ve 7. maddeleri anılan ilkeyi açıkça ifade etmektedir. Bununla birlikte sınıflandırma Nice Anlaşmasının 2. maddesinde vurgulandığı üzere, tescil edilmiş herhangi bir markanın koruma kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları karşılaştırıldığında:

Davacı Markası Redde Mesnet Marka
… araç kiralamak ne kolaymış …
(39. sınıf) (39. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında, başvuru kapsamında 39. sınıfta reddine karar verilen hizmetlerin tamamı ret gerekçesi marka kapsamında da birebir aynı şekilde yer almaktadır. Dolayısıyla 5/1-ç maddesinin iki koşulundan ilki somut olayda meydana gelmiş olduğundan işaretler arasında aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde bir benzerliğin var olup olmadığı incelenmelidir.
Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu markanın bir ses markası olduğu ve “… araç kiralamak ne kolaymış” şeklindeki sözlerden oluşan bir melodiden ibaret olduğu, anlaşılmıştır.
Ret gerekçesi markalarının incelenmesinde;ret gerekçesi markanın ise doğrudan “…” ibaresinden meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede; her iki taraf markasında da “…” ibaresinin ortak unsur olarak yer aldığı, bununla birlikte dava konusu markada “araç kiralamak ne kolaymış” şeklinde ek bir sözcük grubunun daha mevcut olduğu, bu sözcük grubunun slogan niteliğine haiz olduğu ve ayırt ediciliğinin mevcut olduğu; zira herhangi bir kimsenin ilk anda aklına gelebilecek bir söz grubu olmadığı gibi ticaret hayatında da yaygın kullanımı bulunan nitelikte bir slogan olduğundan da bahsedilmesinin isabetli olmayacağı; dört ayrı kelimeden oluştuğu görülen bu sloganın da dava konusu markanın bütünsel algısında ayırt ediciliğe katkı sağlayan ve tek başına dahi korunması mümkün olan bir unsur olduğu; bu kapsamda her ne kadar ret gerekçesi markanın kendisi, dava konusu marka içerisinde bütün olarak yer almakta ise de dava konusu markanın sahip olduğu ek unsurlar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, nitekim bir ses markası olduğu görülen dava konusu markada da tüm unsurların tek bir melodi içerisinde telaffuz edilerek uyum içerisinde tüketiciye yansıtıldığı, buna bağlı olarak markanın tüketici zihninde bu şekilde yer edineceği, her ne kadar ret gerekçesi markada da, bu ses markasında yer alan unsurların bir bölümü (…) yer almakta ise de mevcut durumda, ilgili tüketici kitlesinin, markalar arasındaki farklılıkları algılayacağı, ancak her iki marka arasında iktisadi – idari bir bağlantı var olup olmadığını da düşüneceği ve dava konusu markanın, önceki marka için yapılmış bir reklam jingle’ı olduğu zannını dahi edinebileceği, ancak bu ihtimalin uyuşmazlık konusu olan 5/1-ç maddesi kapsamında kalan bir değerlendirmeyi değil, nispi ret gerekçeleri arasında düzenlenmiş olan iltibas ihtimali kapsamında bir değerlendirmenin varlığını gerektirmekte olduğu; bu çerçevede başvuru ile mutlak ret gerekçesine konu her iki markada da “…” ibaresi ortak olarak yer almakla birlikte, taraf markaları arasında işitsel ve kavramsal olarak yapılan karşılaştırmada, dava konusu markada bulunan ek sözcük unsurlarının da bütünsel ayırt ediciliğe ciddi katkısı bulunduğu, dava konusu markanın bir ses markası olması nedeniyle görsel anlamda karşılaştırma konusu edilemeyeceği, bu haliyle markaların 5/1-ç bendi anlamında aranılan aynı ya da ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olma kriterinden asgari anlamda uzaklaştığı, markaların tereddütsüz bir şekilde birbirlerinin aynısı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları yönünde bir algı yaratmayacakları, markaların birbirlerinin devamı, serisi ya da aynı iktisadi kaynağa ait olduklarına kanaat getirilmesi mümkün ise de bu değerlendirmenin, karıştırılma ihtimaline dayalı nispi ret gerekçeleri çerçevesinde değerlendirilmesinin yerleşik yargı kararları gözetildiğinde de daha isabetli olacağı; dolayısıyla karıştırılma ihtimali kapsamında yapılması gereken geniş anlamdaki bağlantı kurduracak ölçüde benzerlik karşılaştırmasının, dar yorumlanması gereken 5/1-ç maddesi yönünden de yapılmasının maddeler arasındaki farkı ortadan kaldırarak önceki tescil sahibi lehine geniş bir korumayı re’sen sağlayacağı, halbuki 5/1-ç maddesi ile amaçlananın bu olmadığı, birbiri ile birebir aynı olmayan, farklı ek ibareler içerir markaların 5/-1ç maddesi kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği, neticesinde dava konusu başvuru ile redde gerekçe markalar arasında işaretler bakımından aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olma şartının oluşmadığı kabul edilmiştir.
Somut olay açısından yapılan değerlendirmede, markada yer alan işaretlerin özdeş, farksız, tıpatıp taklidi, aynen veya birebir kopyalarının olmadıkları, karşılaştırılan markalar açısından orta düzeydeki tüketicide bıraktığı genel izlenimin aynı olamayacağı, Yargıtay’ın son dönem kararlarında da, güçlü benzerliğin olup olmadığına bakılması gerektiği (iltibasa yol açıp açmadığı hususunun ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede ayırt edilemezlik arandığı) hüküm altına alınmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 08.10.2018 tarih, 2017/318E ve 2018/6092K sayılı ilamı, 11. Hukuk Dairesi, 01.10.2018 tarih, 2017/534E ve 2018/5868K sayılı ilamı)
Yüksek Mahkeme uygulamalarına bakıldığında; ….markaları arasında 7/1-b maddesi kapsamında ayniyetin bulunmadığı yönündeki kararlarının bulunduğu, nitekim EUIPO (OHIM)uygulamalarına bakıldığında da, markaların birinde kısmen de olsa ayniyet algısını ortadan kaldırır bir şekil unsuru, bir mizanpaj var ise karşılaştırılan markaların özdeş olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. EUIPO (OHIM) bu durumu “big brother” biçimindeki bir sözcük ile aynı markanın düzensiz bir yazı stili ile yazılmış biçiminin aynı olmayacağı örneği ile açıklamıştır. Yine BASIC+şekil ve basic+şekil markaları, N7 ile No7 markaları EUIPO (OHIM) nezdinde aynı olarak kabul edilmeyen markalardır.
Eldeki davanın mutlak red nedenine dayalı YİDK iptal davası olması nedeniyle redde mesnet marka sahibine husumet yöneltilemeyeceğinden davalı … yönünden pasif dava yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden davanın reddi gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; davanın TPMK yönünden kabulü ile, TPMK YİDK’nın … sayılı kararının iptaline, davanın davalı … yönünden dava konusunun 5/1-ç maddesine dayalı olması dikkate alınarak pasif dava yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın TPMK yönünden kabulü ile,
TPMK YİDK’nın … sayılı kararının iptaline,
2- Davanın davalı … yönünden dava konusunun 5/1-ç maddesine dayalı olması dikkate alınarak pasif dava yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
3-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 59,30-TL karar harcından peşin alınan 44,40-TL’nin mahsubu ile bakiye 14,90-TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 5.900,00-TL maktu ücreti vekâletin davalı TÜRKPATENT’den alınarak davacıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 5.900,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı …’e verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 2.724,85-TL
yargılama giderinin davalı TÜRKPATENT’den alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re’sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2021

Katip … Hakim …
¸ ¸
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 95,20-TL
GİDER AVANSI :2.629,65-TL
TOPLAM :2.724,85-TL