Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/1201 Esas
KARAR NO: 2018/236
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 16/12/2015
KARAR TARİHİ: 12/03/2018
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.10.2015 günü sürücü …’in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin, D-695 Devlet karayolu yönüne …Caddesi üzerinde seyir halinde iken, krokide belirtilen mevkiine geldiği esnasında seyir yönüne göre yolun sağından karşıya geçmek için aniden yola çıkan yaya müvekkil … ‘a motosikletin far kısımları ile çarpmasıyla trafik kazası meydana geldiği, tescilsiz motosiklet sürücüsü olan …’ in KTK’nun madde 52/1-b bendini ihlal ettiği şeklinde kanaatte bulunulduğu, davacı …’ın yaralanarak Yalvaç Devlet Hastanesine kaldırıldığı, kazaya karışan …’in kullandığı motosiklet tescilsiz olduğundan dolayı meydana gelen zarardan … sorumlu olduğnu, müvekkil davacı …’ın, 23.07.2011 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle dört yaşında olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan l .000,00 TL daimi sakatlık tazminatının dava tarihinden itibaren İşleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketinden alınmasına, ön inceleme ile birlikte, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurumun geçici iş görmemezlik tazminatından sorumlu olmadığnı, …ndan, Kanunda ve Yönetmelikte sayılanlar dışında kalan zararlar talep edilemeyeceğini, öncelikle davacının talep etmiş olduğu zarann …nın sorumluluğuna girip girmediğinin tespiti gerektiğini, davacının geçici iş görmemezlik tazminatı talebi …ndan karşılanacak zararlar arasında yer almadığından dolayı, davacı tarafın geçici iş görmemezlik tazminatını …ndan talep edemeyeceğini, tescilsiz bir aracın ZMS trafik sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığı için …nın sorumluluğu da bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, tescilsiz aracın motosiklet mi yoksa motorlu bisiklet mi olduğunun Mahkemece tespiti gerektiğni, şayet tescilsiz araç motorlu bisiklet ise müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, kazaya sebebiyet veren aracın motorlu bisiklet olması halinde davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; 02.10.2015 günü sürücü …’in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin, D-695 Devlet karayolu yönüne …Caddesi üzerinde seyir halinde iken, seyir yönüne göre yolun sağından karşıya geçmek için aniden yola çıkan yaya müvekkil … ‘a motosikletin far kısımları ile çarpmasıyla trafik kazası meydana geldiği, davacı …’ın yaralanması nedeniyle işgücü kaybından doğan l.000,00 TL daimi sakatlık tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketinden alınması talepli davadır.
Mahkememiz dosyası arasına alınan bilgi, belgeler, Trafik Kazası Tespit Tutanağı üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmış, 08/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda; meydana gelen kazada:…’ın kazada, % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Tescilsiz motosikletin sürücüsü …’in Kazada trafik kuralı olarak uyması gerekirken, ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ve Yönetmeliğinin İlgili maddeleri bulunmadığından, kazada kusurunun olmadığı, Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik ihtisas Dairesi Başkanlığının, 12/01/2016 tarih ve 55753286-101.02-15/20616-7475 sayılı Bilirkişi Raporunda; “Dosyadaki tüm bilgi, belge, İfadeler, çarpma noktasının yeri ve fren izi mesafesi incelendiğinde; olayın, yolun karşı istikametinde minibüsten inen babasına doğru koşan 2011 doğumlu çocuk yayaya, solundan gelen motosikletin çarpmasıyla meydana geldiği, Sürücü …, yönetimindeki motosiklet ile nizami biçimde seyrederek olay yerine geldiğinde, sağından yakın mesafeden koşarak kaplamaya giren çocuk yayaya çarpmasıyla meydana gelen olayda, bu oluş şartlarında herhangi bir kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru yoktur. Olay sırasında bakım ve gözetiminden sorumlu olduğu çocuğa karşı dikkat ve Özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmakla, torunu olan 2011 doğumlu çocuk yaya …’ın can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kontrolsüzce koşarak yola girip, bu yol üzerinde yakın mesafeden seyir halinde olan motosikletin çarpmasına manız kalması ile meydana gelen olaydaki bakım ihmaliyle… asli kusurludur.” şeklinde görüş belirtildiği tespit edilmiştir.
5684 sayılı Sigorta Kanununun 14. maddesinde …nın oluşturulma amacı ve hangi hallerde başvuru yapılacağı düzenlenmiştir. Kanunun 14/2/b maddesinde “(b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,” …na başvuru yapılır.
…na yapılan başvurular sebebiyle yapılacak tazminat ödemelerinde “ilgili zorunlu sigortanın” teminat miktarları dikkate alınmaktadır. Dava konusu trafik kazasının 02.10.2015 günü saat, 17.45 sıralarında, sürücü … sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile … caddesini takiben D-695 istikametine seyir halindeyken seyri istikametinde solun sağından karşıya geçmek için aniden yola çıkan yaya …’a motosikletinin far kısmıyla çarparak, önüne alıp sürüklemek suretiyle durması sonucu yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında bilirkişi raporuna göre motorsiklet Sürücüsü …’in atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtildiğinden TBK’nun 49 ve devamı maddelerine göre sürücünün kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 35,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70 TL’den mahsubu ile eksik kalan 8,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan (dava değeri) 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.12/03/2018
Katip …
e-imzalıdır
Hakim …
e-imzalıdır