Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/07/2022
KARAR TARİHİ : 26/10/2022
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde …….. nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalanan davalı …….. Şirketi’ne ait …….. plakalı iş makinesinin, …….. tarihinde, polis evi önünde/çıkışında ehliyetsiz sürücü …….. kullanımında iken, hatalı, dikkatsiz ve tedbirsiz kullanım sonucu ……..’i, iş makinesinin çekmekte olduğu yaklaşık 1 metre çapında 40-50 m uzunluğundaki boru ile kaldırım arasına sıkıştırarak yaralanmasına neden olduğunu, yaralanan……..’in Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi …….. E nolu dosya ile maddi tazminat davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, işbu ilamın alacaklı vekilince Aliağa İcra Dairesinin …….. Esas nolu dosya ile icra takibine konu edildiğini, bu nedenle belirtilen icra dosyasına…….. tarihinde…….. TL, alacaklı vekili lehine olan vekalet ücreti stopajı olarak …….. TL, vekalet ücreti, KDV tevkifatı olarak da …….. TL olmak üzere toplam…….. TL’nin müvekkilinin ……..Sigorta Şirketi ödemek zorunda kaldığını, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin …….. Esas nolu dosyada yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre sürücü ……..’ın kulllandığı İş Makinesi için gerekli ve yeterli sürücü belgesinin bulunmadığını, işleteni olduğu araç sürücüsünün sürücü belgesiz ve bu nedenle kusurlu olarak kazaya neden olması sebebiyle hem davalının hem de sürücü ……..’ın yasa gereği sorumluluğu olduğunun açık olduğunu, bu nedenle Diyarbakır İcra Dairesinin…….. E Nolu dosyasına yapılan borç, faiz ve fer’ilerine yönelik itirazın iptali ile takibin faizi ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeniyle %20 İcra-inkar tazminatına hükmedilmesini Mahkememizden talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Arabuluculuk Son Tutanağı, ……..nolu Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi…….. Esas sayılı dosyası, Aliağa İcra Dairesi ……..Esas nolu dosyası, Diyarbakır İcra Dairesinin …….. Esas sayılı dosyası,
GEREKÇE :
19/12/2018 tarih 30630 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi uyarınca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere; “3. Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 Sayılı TTK un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
7155 Sayılı aynı Kanunun 23. maddesi hükmü ile 6325 Sayılı hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 4.bölümden sonra gelmek üzere;
“Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2 inci fıkrasında da; “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmü yer almıştır.
Aynı Kanunun 26 ıncı maddesinin (1) inci fıkrası (a) bendi uyarınca bu kanunun 10, 20 ve 21 inci maddelerinin 01/01/2019 tarihinde,(b) bendinde 1 ila 9 uncu maddeleri ile geçici 1 inci maddesi, 18 ve 19 uncu maddelerinin 1/6/2019 tarihinde, (c) bendinde diğer maddelerinin yayımı tarihinde, yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, dava dilekçesi ve eklerinde arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylı suretinin sunulmadığı, eksikliğin ikmali için tensip zaptının 12 no.lu bendi ile davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen sürede yine anılan tutanağın suretinin sunulduğunun anlaşıldığı, yasal sürede eksikliğin ikmal edilmediği, duruşma esnasında tutanak aslının sunulmasının yasal düzenlenme karşısında dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Davacının dava açarken toplamda 749,18 TL harç yatırdığı anlaşıldığından peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 668,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti olarak sarf edilen 1600 TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
6-Dosyada mevcut gider avansının bakiye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, verilen karara karşı, kabul edilen miktar yönünden 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK’nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK’nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK’nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere; reddedilen miktar yönünden ise istinaf kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim