Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/130 E. 2022/120 K. 05.10.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/130 Esas
KARAR NO : 2022/120

DAVA : Fsek Uyarınca Eser Sahibinin Mali ve Manevi Haklarına Tecavüz Edildiğinin Tespiti, Tecavüzün Men’i, Ref’i ve Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 16/10/2019
KARAR TARİHİ : 05/10/2022

Mahkememizde görülmekte bulunan Fsek Uyarınca Eser Sahibinin Mali ve Manevi Haklarına Tecavüz Edildiğinin Tespiti, Tecavüzün Men’i, Ref’i ve Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin 1970 yılında … bölümünden mezun olduğunu, yurt içinde ve yurt dışında faaliyetleri ile pek çok ödül aldığını ve tanınmış bir ressam olduğunu, müvekkilinin çok bilinen bir eserinin işlenmesi suretiyle taklidi yapılan iki adet kopyasının bir AVM’de gördüğünü, bunun üzerine hem AVM’ye hem de … şirketi aleyhine dava açtıklarını, bu sırada davalının müvekkiline ait başka eserlerin de kopyalarını yapıp satmaya devam ettiğini, bunun üzerine … 1. FSHHM’de değişik iş dosyası ile mahallinde tespit yapıldığını, yapılan tespit neticesinde müvekkiline ait eserlerin davalı … tarafından yapılan kopyalarının galeride sergilendiğini ve satışa sunulduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini belirterek, müvekkiline ait eserlerin kopyaları olan ürünlerin kullanılmasının, sergilenmesinin, satılmasının, dolaşıma çıkarılmasının, ihtiyati tedbir yoluyla yasaklanmasına, davalı eylemlerinin müvekkilinin mali ve manevi haklarını ihlal ettiğinin tespiti ile menine ve ref’ine 1.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili ayrı ayrı gönderdiği cevap dilekçesinde özetle, … FSHHM mahkemesinde açılan davanın arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açılması nedeniyle usulden reddedildiğini, işbu davada da davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini, esasa ilişkin olarak da müvekkillerinin dava konusu olayla ilgili bir ilgisi bulunmadığını bu nedenle husumet yokluğu bulunduğunu, … 1.FSHHM’nin değişik iş dosyasında yapılan tespitin müvekkilinin iş yerinde yapılmadığını, ayrıca taklit edildiğini iddia ettiği üç ayrı eserin galeride sergilenerek satışa sunulduğunun tespit edildiğini belirtmiş ise de davaya konu eserlerin satışa sunulmadığını ve sergilenmediğin belirterek, davanın öncelikle usulden reddini aksi halde esastan reddini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, … 1. FSHHM D. İş dosyası celp edilmiş, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; dava konusu uyuşmazlıktaki 2 adet tablonun FSEK m.4/1 anlamında güzel sanat eseri olduğu, davacının FSEK m.11 deki karine çerçevesinde eser sahibi sayılabileceği, davacı eser sahibinden izin alınmaksızın 2 adet resminin izinsiz değişikliğe uğratılması ve satışa arz edilmesinin eser sahibinin mali haklarından FSEK 21’de düzenlenen işleme hakkı, FSEK 23’te düzenlenen yayma hakkının, eser sahibinin manevi haklarından FSEK 15’te düzenlenen eser sahibi olarak belirtilme hakkı, FSEK 16’da düzenlenen eserde izinsiz değişiklik yapılmasını men ve FSEK 14’te düzenlenen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı, dosyada mübrez davaya konu beyaz müzayedede …’in satış fiyatının 6.000-TL- 10.000 TL, …’nin satış fiyatının 10.000-TL- 14.000 TL olduğuna ilişkin ilan ile Heyetimiz teknik bilirkişisinin sektörel değerlendirmesi birlikte değerlendirilip eserlerin türü, niteliği, beğeni ölçüsü, eser sahibinin tanınırlığı, izinsiz kullanımın şekşi, ihlal edilen mali hakların türü ve sayısı da dikkate alındığında … için 7.500 TL … için 12.000 TL olabileceği bu çerçevede 7500-TL ,12.000 TL – 19500-TL’nin 3 katını talep konusundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı, dosyada mübrez kullanımlar sırasında eser sahibinin davacı olduğunun belirtilmemesi, eserlerde değişiklik yapılması nedeniyle FSEK 15 ve 16 yönünden manevi hak ihlalinin söz konusu olması ve ayrıca FSEK 14 hükmü çerçevesinde eser sahibinin eserinin umuma arz etme yetkisinin ihlali (eseri Umuma sunup sunamama, umuma sunmanın tarz ve şeklini tespit etme) nedeniyle davacının manevi tazminat talep hakkının olduğu, manevi tazminatın türü ve miktarını tayin hakkının mahkememize ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememize sunulan 09/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; kök rapordaki görüş ve kanaatler bildirilmiştir.
Davacı vekili 01/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 94.500,00 TL olarak ıslah ettiklerini bildirdikleri anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE
İşbu dava 5846 sayılı FSEK Uyarınca açılmış, Eser Sahibinin Mali ve Manevi Haklarına Tecavüz Edildiğinin Tespiti, Tecavüzün Men’i, Ref’i ve Maddi ve Manevi Tazminat talepli davadır.
… 1. FSHHM’nin … D.iş sayılı dosyası ile davalı iş yerinde yapılan tespitlerde davacının 2009 ve 2011 yıllarına tekabül eden dönemde yaptığı resimleri ile davalı galeride tespit edilen 3 adet tablonun kompozisyon, renk, armoni, modüler yapı, motif, ritm gibi görsel öğeler açısından çok fazla benzerlik taşıdığı, tespit konusu tabloların davacı …’ın eserlerinden kopya ve farklı bir malzeme ile yeniden icra edildiğine dair kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davalı yan husumet itirazında itirazında bulunarak … diğer davalı … ait olmadığı iddiasında bulunmuş ise de, … 2. FSHHM’nin … sayılı dosyasında sunmuş olduğu cevap dilekçesinde …’de endüstriyel imalata uygun şekilde eser ve aksesuar tasarladığını, ürünlerin imalatını atölyesinde yaptığını, … firmasının kendisi tarafından oluşturulduğunu ikrar ettiği, ayrıca dosyada mübrez faturanın incelenmesinde tespit mahallinde alınan kartvizit ile ana merkez olarak gösterilen adres ile … Ltd. Şti. Tarafından dava dışı … firmasına kesilen faturada irtibat ofisi olarak gösterilen adresin aynı olması karşısında husumete ilişkin itirazların yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öncelikle davaya konu edilen tabloların eser vasfına haiz olup olmadığının incelenmesinin yapılması gerekmektedir.
Eser Vasfı Yönünden Yapılan Değerlendirme
Yargıtay kararlarına göre, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün “eser” niteliği taşıyıp taşımadığı re’sen araştırılmalıdır. FSEK’in 1/B Maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün sahibinin hususiyetini taşıması”, ikincisi ise “ kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olmasıdır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine “sübjektif unsur” veya “esasa ilişkin şart’, ikincisine ise “objektif unsur” veya “şekle ilişkin şart” denilmektedir. Subjektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin hususiyetini” taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK’te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK’te eser formatları olarak; ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
FSEK m.4/1 hükmüne göre Yağlı ve sulu boya tablolar, her türlü resimler güzel sanat eseridir. Bir ürünün güzel sanat eseri olarak nitelendirilebilmesi için, öncelikle her eserde bulunması zorunlu ve yukarıda belirtilen “objektif” ve şubjektif” koşulu haiz olmasının yanında bu koşuşlarla ilave olarak “estetik değeri haiz olması” da gereklidir. Bir ürün eğer bunları yaratanın hususiyetini taşıyorsa ve estetik bir değere de sahipse güzel sanat eseridirler. Ancak bu estetik değer kıstasından maksat güzel sanat ürününün güzel olup olmaması değil, estetik iddia taşımasıdır.
Somut olaya dönüldüğünde tespit raporu dışında mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından yapılan tespit ve değerlendirmelerde de, dava konusu tabloların estetik değere haiz, fırça işçiliği, yağlıboya fırça dokunuşu, desen elemanları ile çizgisel desen unsurlarının güzel bir şekilde yansıtıldığı özellikleriyle FSEK m.4/1 anlamında güzel sanat eseri olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Eser Sahipliğinin Değerlendirilmesi
Yargıtay kararlarnda FSEK kapsamındaki uyuşmazlıklarda, “eser sahipliği”, “hak sahipliği” sıfatının da re’sen gözetilmesi gereğine işaret edilmektedir. Dolayısıyla huzurdaki davada da, uyuşmazlık konusu fikri ürünlere ilişkin “eser sahipliği” sıfatının re’sen irdelenmesi gerekmektedir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 11 ve 12 inci maddelerinde eser sahipliğine ilişkin karinelerin neler olduğu düzenlenmiştir. FSEK m.11 hükmüne göre; Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutat şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır; meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın’. FSEK m.12 hükmüne göre ise; “Yayımlarmış olan bir eserin sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlayan ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir. Bu salahiyetler, 11 inci maddenin ikinci fıkrasındaki karine ile eser sahibi belli olmadığı hallerde konferansı verene veya temsili icra ettirene aittir. Bu maddeye göre salahiyetli kimselerle asıl hak sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi kararlaştırılmamışsa, adi vekalet hükümleri uygulanır”.
FSEK sistematiğinde tescil ilkesinin kabul edilmemesi nedeniyle eser sahipliğinin tespitinde yukarıdaki karinelerin öngörülmesi uygulamada ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünde yardımcı olmaktadır. Ayrıca eser sahipliği, bu karineler dışında her türlü delille de ispatlanabilir”.
Somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu tablolara ilişkin davacının ibraz ettiği katalog dikkate alındığında davacının davaya konu tabloların FSEK m.11 deki karine çerçevesinde eser sahibi sayılabileceği kanaatine ulaşılmıştır.
Hak İhlali Yönünden Yapılan Değerlendirme
… 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin … D.iş sayılı delil tespit raporuna göre sanat galerisinde sergi ve satışa arz edilen resimlerin, davacıya ait resimlerle kompozisyon, renk, armoni, modüler yapı, motif, ritim gibi görsel öğeler açısından farklı malzeme ile yapılmış kopya çalışma olduğu belirtilmiştir. Bu husus dikkate alındığında davacı eser sahibinden izin alınmaksızın 3 adet resminin izinsiz değişikliğe uğratılması ve satışa arz edilmesinin eser sahibinin mali haklarından FSEK 21’de düzenlenen işleme hakkı, FSEK 23’te düzenlenen yayma hakkının, eser sahibinin manevi haklarından FSEK 15’te düzenlenen eser sahibi olarak belirtilme hakkı, FSEK 16’da düzenlenen eserde izinsiz değişiklik yapılmasını men ve FSEK 14’te düzenlenen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı kanaatine varılmıştır.
FSEK m.68 Kapsamında Maddi Tazminat Talebi Yönünden Değerlendirme
Davacı, FSEK m.68 çerçevesinde rayiç bedelin 3 katı tutarında tazminat talep etmektedir. FSEK m.68/1 hükmüne göre; “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir’. FSEK m.68’deki kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için, mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir’. Yine Yargıtay’a göre; “…eser sahibinin Mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız flil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz yayın yapanla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. Madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır. Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise, başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise, rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir.
Dosyada mübrez davaya konu beyaz müzayedede …’in satış fiyatının 6.000-TL- 10.000 TL, … ve …’ün satış fiyatının 10.000-TL-14.000 TL olduğuna ilişkin ilan ile bilirkişi heyetinde bulunan teknik bilirkişisinin sektörel değerlendirmesi sonucunda, dava konusu eserlerin türü, niteliği, beğeni ölçüsü, eser sahibinin tanınırlığı, izinsiz kullanımın şekli, ihlal edilen mali hakların türü ve sayısı da dikkate alındığında … için 7.500 TL … ve … için 12.000’er TL olabileceği bu çerçevede davacının 31.500-TL’nin 3 katını talep edebileceğine dair tespit ve değerlendirmeler de bulunulduğu görülmüştür.
Her ne kadar davacı tarafça … 2. FSHHM’de görülen benzer bir davada 50.000 TL değerinde emsal ücret belirlendiği ve işbu dosya yönünden de yeniden hesaplama yapılmasına ilişkin itirazlarda bulunulmuş olduğu görülse de hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda mezkur dosyada belirlenen ücretin işbu dava konusu eserler bakımından uygun olmadığı, resim fiyatlarının dövize endeksli hesaplanamayacağı, sanatçının piyasa cazibesi, istikrarı, eserin kalitesi ve piyasadaki sayısının belirleyeceği etken olacağı bu nedenle kök raporda belirlenen ücretin somut olay bakımından uygulama yeri bulacağına dair bildirilen teknik görüşlere mahkememizce de itibar edilerek davacı yanın maddi tazminata ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir
Manevi Tazminat Talebi Yönünden Değerlendirme
Davacı taraf aynı zamanda FSEK 70 hükmü çerçevesinde manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosyada mübrez kullanımlar sırasında eser sahibinin davacı olduğunun belirtilmemesi, eserlerde değişiklik yapılması nedeniyle FSEK 15 ve 16 yönünden manevi hak ihlalinin söz konusu olması ve ayrıca FSEK 14 hükmü çerçevesinde eser sahibinin eserinin umuma arz etme yetkisinin ihlali, eseri umuma sunup sunamama, umuma sunmanın tarz ve şeklini tespit etme nedeniyle davacının manevi tazminat talep hakkının olduğu, bu nedenlerle dava konusu eserlerin türü, niteliği, beğeni ölçüsü, eser sahibinin tanınırlığı, izinsiz kullanımın şekli, ihlal edilen mali hakların türü ve sayısı da dikkate alındığında 75.000 TL manevi tazminat miktarının yerinde olacağı, fazlaya ilişkin kısım yönünden talep edilen tutarın sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi gerektiği gözetilerek reddedilmiştir.
Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporları bir arada değerlendirildiğinde, davalıların eylemlerinin, davacının FSEK’den kaynaklanan mali ve manevi haklarına ihlal ettiğinin tespiti ile bunun men’ine, Fsek madde 68 uyarınca dava konusu üç eser bakımından tespit edilen 31.500,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı oranındaki 94.500,00 TL maddi tazminatın 16/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarındaki avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, taraflar arasında Fsek madde 68 gereği farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan ref talebinin reddine, eylemin aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiği gözetilerek karar kesinleştiğinden hüküm özetinin Türkiye de yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalılara ait olmak üzere bir defaya mahsus ilamına dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
Davalıların eylemlerinin, davacının FSEK’den kaynaklanan mali ve manevi haklarına ihlal ettiğinin tespiti ile bunun men’ine,
2-Fsek madde 68 uyarınca dava konusu üç eser bakımından tespit edilen 31.500,00 TL rayiç bedelin takdiren üç katı oranındaki 94.500,00 TL maddi tazminatın 16/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarındaki avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-75.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Taraflar arasında Fsek madde 68 gereği farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan ref talebinin reddine,
5-Karar kesinleştiğinden hüküm özetinin Türkiye de yayın yapan trajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalılara ait olmak üzere bir defaya mahsus ilamına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 11.578,54 TL karar harcından peşin ve ıslah ile yatırılan toplam 4.178,71 TL’nin mahsubu ile kalan 7.399,83 TL bakiye karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen hak ihlalinin tespiti talepleri yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 15.120,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalılar vekili yararına hesap olunan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
11-Davacı tarafından yapılan: 1.700,00 TL bilirkişi ücreti, 209,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.909,50 TL’den kabul ve ret oranına göre hesap olunan 1.323,66 TL ve 4.223,11 TL harç (peşin+başvuru+ıslah) olmak üzere toplam 5.546,77 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
12-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.05/10/2022

Katip …
e-imza

Hakim …
e-imza