Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/310 Esas – 2023/50
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2020/310 Esas
KARAR NO : 2023/50
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/07/2020
KARAR TARİHİ: 17/01/2023
K.YAZIM TARİHİ: 13/02/2023
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili; 14.04.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesiyle sigortalı … plakalı araç sürücüsünün yaya konumundaki yaya …’e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazanın meydana gelmesi ve aracın müvekkiline çarpması sebebiyle müvekkili …’in ayağının birden fazla yerde kırılmakla birlikte vücudunun muhtelif yerlerinde de yara ve bereler oluştuğunu, kırılan ayağı ve sair diğer yaralar nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü, görülen tedaviye rağmen müvekkilinde kalıcı oranda iş gücü kaybı oluştuğunu, müvekkilinde meydan gelen engel nedeniyle çalışma yetisini yetirdiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 2.000,00TL tedavi giderleri (bakım ve refakatçi ücreti, fizik tedavi gideri v.s.), 2.000,00TL iş gücü kaybından doğan zarar ve 50.000,00TL manevi tazminat alacağı olmak üzere toplam 54.000,00TL alacağa kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 21/03/2022 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 27.960,31TL’ye artırmış olup, yol masrafı talebinin 4.301,01TL ve geçici iş göremezlik talebinin 5.718,37TL olduğunu belirtmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili; dava konusu kazaya karışan … plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında manevi tazminat hariç olmak üzere poliçe limitiyle sınırlı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, davacının ekonomik ve sosyal durum tespiti, davacı hakkında düzenlenen … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının … tarihli maluliyet raporu, 17/03/2021 tarihli kusur bilirkişisi raporu, 21/03/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu, 28/04/2022 tarihli doktor bilirkişisi ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Davacı hakkında … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen … tarihli maluliyet raporunda, davacının 14.04.2017 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %6 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’ nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı belirtilmiştir.
Kusur bilirkişisi raporunda, davalı sigorta şirketine sigortalı … plakalı araç sürücüsü …’ın, meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/a-b ve KTY.nin 109/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya …’in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK 68/3-b-3 maddesi kural ihlalini işlemiş olduğu kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporunda, …’in dava konusu trafik kazası sonrası hastanede görmüş olduğu tedavi ve tetkikler nedeni ile sağlık harcamasının kurumları olan SGK tarafından karşılandığı, …’in dava konusu kaza sonrasında maluliyet hesaplanmasında; Çalışma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığında; vücut genel çalışma gücünden kayıp oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, 6 (altı) ay süreyle iş göremez olarak kaldığı, 1 (bir) ay süresince bir başkasının yardımına ihtiyacı olduğu, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, bu süre için bakıcı giderinin; Brüt asgari ücret üzerinden hesaplandığında: 1.333,12TL olacağı, Net asgari ücret üzerinden hesaplandığında ise 1.053,04TL olacağı, kişinin kontrol ve tedavi için yapmış olduğu yol masraflarının 4.301,01TL olarak hesaplandığı, dosyada kullanılan tıbbi malzeme ve ilaçlara yönelik sunulan herhangi bir faturanın olmadığı, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 330.000,00TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 04.10.2017 tarihinde temerrüdünün oluştuğu, davacı …’in trafik kazası sonucu uğradığı, Geçici İş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının, 5.718,37TL, Sürekli iş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının; 27.960,31TL olduğu belirtilmiştir.
Doktor bilirkişisi ek raporunda, itiraz eden davacı tarafın talep etmesi üzerine; dosya tekrar değerlendirildiği, kaza sonucu yaralanan davacı, her iki alt ekstremiteden kırıklar nedeni ile opere edilmiş, sağda artrodez yapılmış, solda ayak bilekte artoz gelişmiş ve kısalık da eşlik etmekte olduğu, bu taraf kaslarda bir miktar zayıflık olması da muhtemel olduğu, bu tarz hastalardaki mevcut artroz, kas zayıflıkları ve yürüme asimetrilerinin olmasından dolayı günlük yaşamlarında eklem ağrıları gibi şikayetleri olabilmekte ve bunlar da günlük yaşamı çok kısıtlayabileceği, tedavide özellikle kasların zayıflamasının engellemek, hareket kısıtlıkları artmasın ve ağrıları azalsın diye fizik tedavi uygulaması yapılabileceği, fakat bu uygulamalar tam tedavi edici olmadığı sadece sıkıntıların ilerlemesini önlemekte ve mevcut durumu korumaya yararları olduğu, ağrısı olmayan, kilosuna, beslenmesine dikkat eden, kendi ev egzersizlerini düzenli yapan kişilerde Fizik Tedavi süreci şart olmadığı, hastanın FTR uzman muayenesine ve görüşüne, son fonksiyon ve şikayet durumlarına göre fizik tedavi ihtiyacını ve sürekliliğine karar vermenin daha doğru olacağı belirtilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi(sürekli işgöremezlik, bakıcı gideri ile fizik tedavi gideri) ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
14/04/2017 tarihinde, davadışı sürücü … sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketince sigortalı olan … plakalı aracın yaya …’e çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kaza neticesinde davacının yaralanması sebebiyle birtakım tedaviler gördüğü ve açmış olduğu işbu dava ile zararlarının tazminini talep ettiği görülmüştür.
Dava dilekçesinde, 2.000,00TL işgücü kaybından doğan zarar, 2.000,00TL bakıcı gideri ile fizik tedavi gideri ile 50.000,00TL manevi tazminat talep edilmiştir. Talep edilen tutarın bakıcı gideri ve fizik tedavi gideri yönünden ayrıca ve açıkça belirtilmediği görüldüğünden davacı yana bu talebi açıklattırılmış ve davacı vekili 01/03/2021 tarihli dilekçesiyle 1.000,00TL bakıcı gideri ve 1.000,00TL fizik tedavi gideri talep ettiğini belirtmiştir.
… plakalı aracın 09/12/2016 – 09/12/2017 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin 310.000,00TL(kaza tarihinde 330.000,00TL) olduğu, davacı yanın oluşan zararının tazmini için davadan önce 20/09/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduğu, 21/09/2017 tarihinde hasar dosyasının açıldığı, 8 iş gününün eklenmesiyle 04/10/2017 tarihinde sigorta şirketinin temerrüte düştüğü, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığı dosya kapsamından tespit edilmiştir.
Davacının yaralanmasına göre oluşan maluliyetinin tespiti için hastaneye sevk edildiği, Çalışma Gücü ve MEslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 09/04/2021 tarihli raporda, davacının vücut genel çalışma gücünden %13 oranında kaybettiği, 6 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu hususlarının rapor edildiği, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27/10/2021 tarihli raporda, davacının sürekli özür oranının %6 olduğu, 6 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu hususlarının rapor edildiği tespit edilmiştir. Dosyadaki maluliyet raporlarının geçici işgöremezlik süresi yönünden ve bakıcıya ihtiyaç duyulan süre yönünden uyumlu olduğu, yalnızca maluliyet oranı hususunda farklılık bulunduğu, bu oran farklılığının farklı yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığı ve bu farklılığın raporlar arasında çelişki olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında verilen Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 tarih ve 2020/11295 Esas 2021/780 Karar sayılı kararı ve benzer mahiyette diğer içtihatları uyarınca, iptal kararı ile yalnızca genel şartlara yapılan atfın iptal edildiği, yönetmeliklerin yürürlükte olduğu ve iptal edilmediği, buna göre de kaza tarihindeki yönetmeliğe göre maluliyetin tespitinin gerekeceği, işbu davaya konu kazanın da 14/04/2017 tarihinde meydana geldiği ve kaza tarihine göre yürürlükte olan yönetmeliğin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik olduğu, bu yönetmeliğe göre düzenlenen 27/10/2021 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınması gerektiği değerlendirilmekle işbu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacının tedavisinin kapsamına göre fizik tedavi ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti için davacı yan … Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiş, düzenlenen 16//11/2022 tarihli raporda davacının fizik tedavi almasının iyileşmesine etkisi olmayacağı rapor edilmiştir.
Meydana gelen kazadaki tarafların kusur durumunun tespiti için alınan 17/03/2021 tanzim tarihli gerekçeli ve denetime elverişli rapor neticesinde, sürücü …’ın olay yeri kavşağa yaklaşırken hızını azaltması ve kavşak giriş ve çıkışlarından kurallara uygun olarak karşıya geçen veya geçmek üzere olan yayalara geçiş hakkını vermesi gerektiği, ancak anılan kurallara riayet etmemesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde asli düzeyde %75 oranında kusurlu olduğu, yaya …’in ise geçiş önceliği kendisinde olsa bile yola girmeden önce yolu kontrol etmesi ile trafiği ve kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmeden karşıya geçmesi gerektiği, ancak yayanın anılan kurala riayet etmeyerek dikkatsiz ve tedbirsiz olarak yola girmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde tali düzeyde %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacının kaza tarihinde emekli olduğu ve SGK tarafından davacıya emekli aylığı ödendiği tespit edilmiştir. 17/03/2022 tanzim tarihli bilirkişi raporunda hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna göre, progresif rant yöntemiyle bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırım %10 iskonto usulüne göre yapılmış olması sebebiyle ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olması sebebiyle rapor hükme esas alınmıştır. Bu itibarla davacının %6 oranındaki sürekli maluliyeti sebebiyle talep edebileceği tazminatın 37.280,41TL olacağı, davacının %25 oranındaki kusurunun tenkisi ile 27.960,31TL sürekli işgöremezlik tazminatı talep edebileceği, 1 ay süreyle bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı ve bu süreye ilişkin brüt hesaplanan bakıcı giderinin 1.777,50TL olduğu, davacının %25 oranındaki kusurunun tenkisi ile 1.333,12TL bakıcı gideri talep edebileceği tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı yanın ıslah talebi gözetilerek 27.960,31TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, taleple bağlı kalınarak 1.000,00TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda yol masrafı ve geçici işgöremezlik tazminatı hesaplaması yapılmışsa da davacı yanın bu yönde harçlandırılarak usulünce açılmış bir davası olmadığı gibi bu yönde dava dilekçesinde bir talebi de bulunmadığından davacı yanın davanın kısmen ıslahı ile talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı ve yol masrafı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Davacının fizik tedavi ihtiyacı bulunmadığı tespit edildiğinden bu yöndeki talebinin de reddine karar verilmiştir. Davacı yan manevi tazminat talep etmişse de, trafik sigorta poliçesinin incelenmesinde manevi tazminat klozunun bulunmadığı, bu yönde bir teminatın bulunmadığı anlaşılmakla davacının işbu tazminat talebinden, davalının sorumlu olmadığı değerlendirilerek manevi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat talepli davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
a-27.960,31TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
b-Taleple bağlı kalınarak 1.000,00TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan 04/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
c-Davacının fizik tedavi gideri talebinin reddine,
d-Geçici iş göremezlik ve yol masrafı talebine yönelik harçlandırılarak usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından kısmi ıslah ile talep edilen bu yöndeki taleplerin ayrı ayrı reddine,
2-Davacının manevi tazminat talepli davasının reddine,
3-Maddi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 1.978,27TL karar ve ilam harcından peşin alınan 13,67TL harç ile 116,13TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.848,47TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT’nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,26TL’nin kabul oranına göre hesaplanan 1.059,66TL’sinin davalıdan, 36,60TL’sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 13,67TL peşin harç, 54,40TL başvuru harcı, 7,80TL vekalet harcı, 116,13TL ıslah harcı olmak üzere toplam 192,00TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince davacı için hesap edilen 9.200,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
d-Reddedilen fizik tedavi gideri talebi bakımından, davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 uyarınca belirlenen 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından kısmi ıslah ile talep edilen geçici iş göremezlik ve yol masrafı talebinin reddi karar verildiğinden, davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Manevi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 179,90TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,77TL harcın mahsubu ile bakiye 9,13TL karar ve ilam harcının, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 170,77TL peşin harcın üzerinde bırakılmasına,
b-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/3 maddesi gereğince red oranına göre takdir ve hesap edilen; 9.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davacılar tarafından sarf edilen 296,25TL tebligat ve posta gideri ile 1.450,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.746,25TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 632,46TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/01/2023
Katip Hakim
e-imzalı e-imzalı